Bu sene başında, zamanın halifesi Müstekfi Billah Ebu Rebi Süleyman el-Abbasî, ülkenin Sultanı Melik Nasır Muhammed b. Mansur Ka-lavun idi. Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye de saygı ve ikram görerek Mısır'da ikamet etmekteydi. Mısır naibi Emir Seyfeddin Bektimur, Emir-Haznedardı. Kadılar da önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Hanbelî kadısı değişmişti. Yenisi Saadeddin el-Harisî idi. Mısır veziri Fahreddin el-Halilî, ordu komutanı Fahreddin KatibülMemalik, Şam naibi Kara Sungur el-Mansurî idi. Dımaşk kadıları ise önceki senede adları anılan kimselerdi. Haleb naibi Kıpçak, Trablus naibi Hacı Bahadır,
Serhat naibi de Efremdi.
Bu senenin muharrem ayında Hişam Mescidi'nin İmamı ve Bey-tü'l-mal vekili Şeyh Eminüddin Salim b. Ebi'd-Derin Şamiyetü'l-Cevva-niye Medresesi'nde ders vermeye başladı. Şeyh Sadreddin Süleyman b. Musa el-Kürdî, Azraviye Medresesi'nde ders vermeye başlaaı. Bu zatlar mezkur görevleri, Mısır'a gidip orada ikamet eden İbn Vekilden devir almışlardı. İbn Vekil, Mısır'a Sultan Muzafferin yanına gitmiş, Sultan Muzaffer de ona, Menbicî'ye yakınlığı sebebiyle, maaş bağlamıştı. Ancak daha sonra sultanın fermanı ile Dımaşk'taki iki medresesinin başına dönmüş, orada bir ay ya da yirmiyedi gün süreyle kalmış, bir süre sonra bu medreseler tekrar elinden alınarak Emin Salim ile Sadr el-Kürdî'ye verilmişti. Hatip Celaleddin, muharrem ayının onyedisinde hatipliğe döndü. Hatip Bedir b. Haddad görevden azledildi. Sahip Şem-seddin de pazartesi günü Emevi Camii'nin nazırlığına, öksüzlerin ve bütün vakıfların nazırlığına atandı. Sonra kendisine hiVat giydirildi. Şerefüdiin b. Saserî de Emevi Camii'nin nazırlığı görevinde ona ortak oldu. Daha önce kendisi bu görevde müstakildi. Aşura gününde Emir İsted-nıür naib olarak atandığı Hama'ya gitmek üzere Dımaşk'a uğradı. Yedi
gün sonra Hama'ya gitti.
Muharrem ayında Bedreddin b. Haddad, Şemseddin b. Hatir'in yerine Maristan nazırlığı görevine atandı. Sadreddin b. Merhal ile Sadr Süleyman el-Kürdî arasında Azraviye Medresesi'nin müderrisliği yüzünden çekişme çıktı. Bunlar Vekil'e bir mektup yazarak İbn Vekil'in ırtikâb ettiği çirkinlikleri, rezaletleri ve küfür hallerini bildirdiler, İbn Vekil de Kadı Takiyyüddin b. Süleyman el-Hanbelî'nin yanma gitti. Kadı el-Hanbelî onun Müslüman olduğuna, dokunulmazlığına hükmetti. Cezalandırılmaması gerektiğine, makamlara layık olduğuna karar verdi. Bu Takiyyüddin b. Süleyman el-Hanbelî'nin bir hatasıydı. Ancak yinede Azraviye Medresesi Süleyman el-Kürdiye, Şamayitü'l-Cevvaniye Medresesi de Emin Salim'e verildi. İbn Vekil'in elinde Eşrefîye Darü'lHadisi'nin şeyhliğinden başka bir görev kalmadı.
Safer ayının yedisinde pazartesi gecesi Necm Muhammed b. Osman el-Basravî, Şam vezirliğine atanmış olarak Mısır'dan geldi. Beraberinde kardeşi Fahreddin Süleymanın da muhtesipliğe atandığına dair fermanı getirmişti. Her ikiside Emevi Camii'nde göreve başladılar. Sonrada Derbi İbn Ebi Heycâ denen Derb-i Süfun'a gidip konaklarına yerleştiler. Daha sonra vezir, Babülberi ol yanındaki Darü'l-A'ser'e intikal etti. Şeyh Celaleddin'in kardeşi İzzeddin Ahmed b. Kalanisî de hazine nazırlığı görevine devam etti.
Rebiyülevvel ayı başında Kadı Cemaleddin ez-Zer'i, Mısırda İbn Cemaa'nm yerine kadilkudatlık görevine başladı. Zilhicce ayında İbn Cemaa'nın şeyhü'ş-şuyûhluk görevi elinden alınıp Kerim elEykiye verilmişti. Hatiplik görevi de elinden alınmıştı.
Posta Şam'a gelerek Kadı Şemseddin b. Harirî'nin, Mısır diyarının kadılığına atanmak üzere Mısır'a davet edildiği haberini getirdi. O da rebiyülevvel ayının yirmisinde yola koyuldu. Bir topluluk onu uğurlayıp kendisiyle vedalaştı. Mısır'da sultanın huzuruna çıktığında sultan kendisine ikramda bulunup saygı gösterdi. Onu Hanefî kadılığına, Nasıriye ve Salihiye medreselerinin müderrisliğine ve Hakim Camii'nin İmam Hatipliğine atadı. Kadı Şemseddin es-Surucî'yi ise görevden azletti. O da birkaç gün daha yaşadıktan sonra vefat etti.
Rebiyülevvel ayının ortasında Dımaşk'ta yedi tane, Kahire'de de ondört tane emir tutuklandı. Rebiyülahir ayında sultan, Emir Seyfed-din Salar'ı yanına getirtmek ve sorgulamak istedi. Sonra bizzat kendisi onun yanma gidip onu azarladı ve kınadı. Sonra da malını ve mülkünü bir aylık süre zarfında elinden aldı. Bundan bir süre sonra Emir Seyfed-din öldürüldü. Sayılamayacak derecede malı, mülkü, hayvanı, silahı, kölesi, katırı, merkebi, sağmal davarları, mücevherleri, altınları ve gümüşleri görüldü. Hülasa o Beytü'l-maldan ve Müslümanların mallarından büyük bir kısmını, kendine ayırmıştı. Anlatıldığına göre bununla birlikte o, insanlara çokça bağışta bulunan, devlet erkânı ve halk tarafından çok sevilen bir kimseymiş. Doğrusunu Allah bilir.
Hicretin 698. senesinden beri Mısır'da sultan naibliği yapmaktaydı. Nihayet rebiyülahir ayının yirmidördünde çarşamba günü bu görevde iken öldürüldü. Perşembe gecesi Kurafe'deki türbesine defnedildi. Allah kendisini bağışlasın.
Rebiyülahir ayında Kadı Şemseddin b. Muiz el-Hanefî, Şemseddin el-Harirî'nin yerine Zahiriye de ders vermeye başladı. Dersinde dayısı Sadr Ali ile diğer kadılar ve ayan tabakasına mensup kimseler hazır bulundular. Bu ayda Emir Seyfeddin İstedmür, bazı işlerini görmek üzere Dımaşk'a gelmişti. Şeyh Sadreddin b. Vekil'i çok severdi. Darul-Hadis nazırlığına ve Azraviye Medresesi'nin müderrisliğine atanması için sultandan bir ferman almıştı. Ancak İstedmür yola koyulmadan Şeyh Sadreddin bu göreve başlamadı. Bundan iki gün sonra da Salihiye'de İbn perbasın evinde başından şöyle bir olay geçti: Anlatıldığına göre çirkin bir iş yaparken yakalanmış ve Salihiye halkından bir cemaat, Hanbelî-ler ve diğerleriyle birlikte etrafında toplanmışlar. Aleyhinde şahit olmuşlar ve bu durumu saltanat naibine bildirilmişlerdi.
Salanat naibi de onun hakkında ne yapılacağını sormak üzere sultana mektup yazmıştı. Gelen cevapta onun dinî görevlerden azledilmesi emrediliyordu. Bunun üzerine Eşrefîye Darü'l-Hadisi'nin nazırlığından azledildi. Dımaşk'ta görevsiz kaldı. Ramazan ayı sonunda Haleb'e göçtü. Haleb naibi İstedmür camide onun için bir görev ayarladı. Sonra onu oradaki bir medreseye atadı ve kendisine ihsanda bulundu. Emir İstedmür, Cemaziyelahir ayı sonunda vefat eden Seyfeddin Kıpçak'ın yerine Haleb naibliğine intikal etmişti. Kendisinden sonra Hama melikliğine İmaddüddin İsmail b. Efdal Ali b. Mahmud b. Takiyyüddin Ömer b. Şahinşah b. Eyyup tayin edilmiş ve göreve başlamıştı. Cemaleddin Akkuş el-Efrem de Ser-hat'ten, Hacı Bahadır'm yerine Trablus naibliğine intikal etmişti. Şaban ayının onaltısmda perşembe günü Şeyh Kemaleddin b.
Zemlekânî, İbn Vekil'in yerine Eşrefiye Daru 1-Hadisi'nin şeyhliğine atandı. Tefsir, hadis ve fıkıh dersleri verdi. Burada sadece onbeş gün görev yaptı. Sonra Kemaleddin b. Serişi bu görevi kendisinden devir alarak ramazan ayı-nm üçünde pazar günü yeni görevine başladı. Şaban ayında Şam naibi Kara Sungur, Maksure'nin genişletilmesini kararlaştırdı. Müezzin nıahfelini iki rüknün arka tarafına Nesir kubbesinin altına aldırdı. Bir kaç gün müddetle cenazelerin camiye girmelerini yasakladı. Sonra cenazelerin camiye konularak namazlarının içeride kılınmasına izin verdi.
Ramazan ayının beşinde Rum kalesinin naibi Fahreddin İyas, Zey-neddin Kutboğa el-Mansurî'nin yerine Dımaşk divanlarının başkanlığına atanıp Dımaşk'a geldi.
Şevval ayında Şeyh Alaeddin Ali b. İsmail Kerim b. Hüseyin el-Eykî'nin yerine Mısır diyarının şeyhüş-şüyuhluğu görevine başladı. Hirnmetli, mazbut bir kimseydi. Bu görevi sebebiyle Konevî Saidüs-Sü-
ada da hazır bulundu.
Zilkade ayının üçünde perşembe günü Şam da Sahip İzzeddin el-Kalanisî'ye vezirlik hil'atı giydirildi. Daha önce bu görevde bulunan
Necm el-Basravî vezirlikten vazgeçmiş, kendisine iktalar verilmişti.
Zilkadenin onaltısında çarşamba günü Şeyh Kemaleddin b. Zemle-kanî, Şamiyetü'l-Berraniye Medresesi'ndeki müderrislik görevine döndü. Aym günde Takiyyüddin b. Sahip Şemseddin b. Sel'us Emevi Camii'-nin nazırlığı görevine atanması sebebiyle hü'at giydi. Haleb naibi Emir Seyfeddin Istedmür de zilhiccenin ikisinde tutuklanarak Mısır'a götürüldü. Aynı şekilde birkaç gece soma Bire naibi Seyfeddin Durgan da tutuklandı.

