El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzonyedinci Senesi

Bu sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adlan anılan kimselerdi. Safer ayında Şam naibi Melikü11-Ümera Tengiz'in yaptırdığı Babu n-Nasır dışındaki Hakr Sımak karşısında ve Dı-maşk'taki Banyas nehrinin …

Bu sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adlan anılan kimselerdi. Safer ayında Şam naibi Melikü11-Ümera Tengiz'in yaptırdığı Babu n-Nasır dışındaki Hakr Sımak karşısında ve Dı-maşk'taki Banyas nehrinin üst tarafında bulunan caminin onarımına başladı. Kıblesinin tesbiti için oraya kadılar ve âlimler gelip gittiler. Neticede safer ayının yirmibeşinde pazar günü Şeyh Takiyyüddin İbn Tey-miye'nin belirttiği cihete göre kıble tesbit edildi. Sultanın emriyle caminin yapımına başladılar. Sultan'ın naibi de bu hususta yardımcı oldu.

Safer ayında Baalbek şehrinde büyük bir sel meydana geldi. Bu yüzden ahalinin çoğu öldü. Evler ve çok sayıda binalar tahrip oldu. Sel safer aymın yirmiyedisinde salı günü meydana gelmişti.

Kasaca demek istediğimiz şudur ki o günde Baalbek şehrinde büyük mi baskını meydana gslmiş, dsrglsr dolup taşmış» yıûvnm düşmüş, şim-şeklir çakmış, bütün bunlardan ganra şghrin kuzey dağu t&raftndakî gurlarından kırk zira derinliğinde bir sii akım meydana gelmişti. Surla* rın genişliği baş zira idi, Buna rağmen mi bu surların üstünden taşıp gilmişti, Kalenin sağlam bir bureu ve iki lamfindaki §ît§I§r s§l §ukrma kapılıp yıkılmışlarda Bu iulâr ©tuz zim genişliğindi v§ gQO zira ugunlu= ğunda bir ark mgydana ggtirmişlgrdi, Sil, sihrin batı yakanına doğru aktı, Eşyaları önüne katıp sürükledi, Isabat ettiği her şayi talsf etti. Ahalinin dalgın olduğu bir esnada şehir sel sulanna kapılmış ve şehrin üçte birinden fazlası telef olmuştu. Sel suları camiye girmiş, caminin içinde birbuçuk boy kadar yükselmiş, sonra caminin batı duvarına çarpmış, orayı tahrip etmiş, camideki bütün eşyaları, kitapları, mushafları yok etmiş ve caminin çok miktardaki toprağını kaydırıp götürmüştü.

Yıkıntılar arasında çok sayıda kadın, erkek ve çocuk can vermişti. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciun (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve Ona dönücüleriz). Camide bulunan Şeyh Ali b. Muhammed b. Şeyh Ali el-Harirî ile maiyetindeki birçok yoksul kimse boğularak ölmüşlerdi. Bu afette Baalbek halkından garipler ve yabancılar dışında 144 kişi Ölmüştü. Bu yüzden 600 kadar ev ve dükkân harabeye dönmüş, yirmi kadar bahçenin ağaçları sökülerek sel sularına kapılmış, cami ile Eminiye Medresesi dışında sekiz değirmen yıkılmıştı. Suların girip içindeki eşyaları telef ettiği ama kendileri yıkılmayan evlerse çok sayıda idi.

Bu senede Nil nehri, önceki zamanlarda benzeri duyulmamış kadar yükseldi. Sular altında kalan birçok belde harabeye döndü. Oradaki insanların çoğu Öldü. Münyetü's-Seyrec sular altında kaldı. Oradaki insanların çok miktarda eşyası zayi odu. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciun (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz).

Bu senenin rebiyülahir ayı başında Haleb ordusu Amid'e (Diyarbakır'a) hücum etti. Oradaki malları yağmaladı. İnsanları esir alıp salimen geri döndü.

Aynı ayın yirmidokuzunda cumartesi günü Maliki Kadısı İmam Al-lame Fahreddin Ebu'l-Abbas Ahmed b. Sülâme b. Ahmed b. Ahmed b. Sülâme el-İskenderî el-Malikî, ağır hasta olup zaafiyet geçiren eski Kadı Cemaleddin ez-Zevavî'nin yerine Mısır'dan Dımaşk'a kadı olarak geldi. Gelişinde kadılar ve ayan tabakasına mensup kimseler onu karşıladılar. Atanma fermanı Dımaşk'a vasıl oluşunun ikinci gününde Emevi Canüi'nde okundu. Atanma fermanının tarihi oniki rebiyülahir idi. Naibi fakih Nureddin es-Sehavî cemaziyelevvel ayında gidip camiide ders verdi. Dersinde ayandan olan kimseler hazır bulundular. Faziletleri, bilgisi, nezaheti, dindarlığı ve kararlılığı sitayişle anıldı. Bundan dokuz gün sonra azledilmiş olan Zevavî de vefat etti. O zat Dırnaşk'ta otuz sene kadar kadılık yapmıştı.

¥in§ aımazıyiltvvel ayında İmir Seyfiddin Bahadır As, Rsrgk ha-pishsngıinden gerbüt bırakılarak Kahire'y© götürüldü, Sultan ona ik= ramda bulundu, Sultan, Malatya'da aralarımla gsçen bir hadig§d©n ötürü Şam naibinin kendiline yapmış olduğu tsklıf übgbiyl© Seyfeddin'i hmp§s atmıştı, Şivval ayının dokumunda pirpfflbi günü hae k§rv&nı ieyfiddin Giçkin il-Mansurî idarüinds y©la koyuldu. Bu §§n§d§ haeea pdenlir arasında Kadilkudat Neemeddin b. Sas©rî, kardeşinin oğlu Şerefüddin, Kemaleddin b. Şirazî, Kadı Celaleddin el-Hanefî, Şeyh Şerefüddin b. Teymiye'de vardı. Şevval ayının altısında Kadı Celaleddin Muhammed b. Şeyh Kemaleddin eş-Şerişî, Şeyh Şerefüddin b. Ebi Selâm'ın vefatından sonra Carudiye Medresesi'nde ders verdi. Dersinde ayan tabakasına mensup kimseler hazır bulundular.

Şevval ayının ondokuzunda İbn Selam'ın yerine İbn Zemlekânî, Az-raviye Medresesi'nde ders verdi. Yine bu ayda anne tarafından kardeşleri Bedreddin Kasım b. Muhammed b. Halid'in vefatından sonra kardeşinin izin vermesi üzerine Şeyh Şerefüddin b. Teymiye de Hanbelîye Medresesi'nde ders verdi. Sonra Şeyh Şerefüddin hacca gitti. Şeyh Ta-kiyyüddin İbn Teymiye onun yerine ders verdi. Dersinde ayan tabakasına mensup kimselerle başkaları da hazır bulundular. Kardeşinin hac dönüşüne kadar yerine ders vermeye devam etmişti. Hac dönüşünden sonra da ders vermeye devam etti.

Bu senede sahil beldelerinden Trablus'tan ve diğer yerlerden gelen haberlerde anlatıldığına göre içki içmek ve bütün fuhşiyat yasaklanmış, insanların üzerindeki ağır vergiler kaldırılmış, Nusayrîlerin bütün köylerinde birer mescit inşa edilmişti. Hamd ve minnet Allah'adır.

Şevval ayının yirmisekizinde salı günü sabahleyin Şeyh İmam, A1-lame, Şeyhü'l-Küttab Şihabüddin Mahmud b. Süleyman el-Halebî, sır kâtipliğine atandığı için posta arabasıyla Mısır'dan Dımaşk'a geldi. Daha önce bu görevde Şerefüddin Abdü'l-Vahhab b. Fadlullah bulunuyordu. O zat vefat edip Allah'ın rahmetine kavuştuğu için yerine Şihabüddin Mahmud atanmıştı.

Zilkade ayında pazar günü Malikîler için yenilenen Samsamiye Medresesi'nde ders verildi. Burayı vakfeden Sahip Şemseddin Gabriyal burada ders verilmesini şart koşmuştu. Fakihler burada ders verdiler. Müderrisliğe hakim naibi fakih Nureddin Ali b. Abdülbasir el-Malikî atanmıştı. Ders verirken dersinde kadılar ve ayanda hazır bulundular. Dersini dinleyenler arasında Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye de vardı. Onu İskenderiye'den tanıyordu.

Yine bu ayda Dahvariye Medresesi'nde Şayh Cemaleddin Muham-med b, Şeyh Şihabüddin Ahmed ©1-K©hhal ders verdi, Saltanat naibi Tengiz'in fermanı gereğince tabip Eminüddin Süleyman'ın yerini bu medresedeki tıp reisliğine Şeyh Cemaleddin atanmıştı.

Bu ayda Mardin'deki tüccarlardan bir grup bir araya gelip Şam'a gitmeye karar vermişlerdi. Bunlara bir grup göçmen de katılmıştı. Yola koyuldular. Râ'sül-Ayna iki konaklık bir yere geldiklerinde altmış Tatar süvarisi bunları yakaladılar. Ok yağmuruna tuttular. Baştan sona hepsini öldürdüler. Sadece yetmiş kadar çocukları kaldı. Bunları kim öldürecek? Dediklerinde aralarından biri "Ganimetten bana pay vermeniz şartıyla bu çocukları da ben öldürürüm." dedi ve çocukları baştan sona öldürdü. Tüccarlardan 600, gurabadan 300 Müslüman öldürülmüştü. İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciun (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz). Öldürülen insanların cesetleriyle orada bulunan beş sarnıcı doldurdular. Allah, öldürülen o Müslümanlara rahmet etsin. Bunlardan sadece bir Türkmen kurtulup, kaçmış. Re'su'l-Ayn'a gitmiş ve gördüklerini, o feci manzarayı halka duyurmuştu. Diyarbakır mütevellisi Soyay bu katil Tatarları yakalamak için harekete geçmiş, nihayet onları yakalayıp baştan sona Öldürmüştü. Tatarlardan sadece iki kişi kurtulabilmişti. Allah onların dağınıklığını düzeltmesin. Onlara ne merhaba ne

de hoş geldiniz demiyoruz. Bu duamızı kabul eyle ey âlemlerin Rabbi, amin.