El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzotuzdokuzuncu Senesi

Bu sene başında Müslümanların Mısır'da ve oraya bağlı mıntıkalarda, Şam diyarında ve oraya bağlı mıntıkalarda ve Haremeyn-i Şeri-feyn'deki Sultanı Melik Nasır Muhammed b. Melik Mansur KalaVun'du. Kendisinin Mısır'da …

Bu sene başında Müslümanların Mısır'da ve oraya bağlı mıntıkalarda, Şam diyarında ve oraya bağlı mıntıkalarda ve Haremeyn-i Şeri-feyn'deki Sultanı Melik Nasır Muhammed b. Melik Mansur KalaVun'du. Kendisinin Mısır'da naibi ve veziri yoktu. Mısır kadılarına gelince, Şafiî Kadısı, Kadilkudat İzzeddin b. Kadilkudat Sadreddin Muhammed b. İbrahim b. Cemâa; Hanefî Kadısı Kadilkudat Hüsarned-din el-Gorî Hasan b. Muhammed; Malikî Kadısı Takiyyüddin eî-Ahnaî, Hanbelî Kadısı da Muvaffaküddin b. Necâ el-Makdisî idi. Sultanın Şam naibi ise Emir Seyfeddin Tengiz idi. Seyfeddin Tengiz'in Şam'daki kadıları da Şafiî Kadısı Celaleddin el-Kazvinî (Bu Mısır diyarından azledilmişti), Hanefî Kadısı İmamdüddin et-Tarsusî, Malikî Kadısı Şerefüd-din el-Henıedanî, Hanbelî Kadısı da Alaeddin b. Menca et-Tenuhî idi.

Bu sene meydana gelen hadiselerden bazıları şunlardır: Dârü'l-Hadisü's-Sükkeriye'nin inşaatı tamamlandı ve hadis şeyhliğine imam, hafız, İslâm tarihçisi Muhammed b. Şemseddin Muhammed b. Ahmed ez-Zehebî atandı. Buraya ayrıca otuz muhaddis tayin edildi. Nafaka ve maaş bağlandı. Maaş olarak her birine aylık yedi dirhem para, nafaka olarak da yarım ntl ekmek veriliyordu. Hadis şeyhine ise ayhk otuz dirhem para ve bir ntl ekmek tahsis edilmişti. Buraya otuz kişi de Kur'an okumak üzere getirilmiş, bunlardan her on tanesi bir şeyhe bağlanmıştı. Kurralardan herbirine, hadisçilere verilen miktarda para ve ekmek tahsis edilmişti. Bu Dârü'i-Hadis'e ayrıca bir imam, hadis okuyucuları ve birkaçta naib atandı. Hadis okuyucularından her birine yirmi dirhem para ve sekiz okiye ekmek verildi. Bu binanın şekli ve yapısı gayet güzeldi. Dârüzzeheb'in karşısında bulunuyordu. Buraya gelir getiren birçok mülk vakfedildi. Babü'l-Ferec'deki Kaşaşin çarşısı, buraya bağlanan vakıflardan birisiydi. Ayrıca Zeyd'in bucağı ile Humus'taki Ha-mam-ı Kadim de buraya tahsis edilmişti. Bu emlâki vakfeden kişi Humus'taki birkaç köyde bulunan hissesini de buraya vakfetmişti.

Ancak daha sonra bu hisseleri ve mülkleri geri aldı. Sadece Kaşaşin çarşısı, Zeyd'in bucağı ve Humus hamamı bu Dârül-Hadis'e bağlı vakıflar olarak kaldı.

Bu sene Kadı Takiyyüddin Ali b. Abdülkâfı es-Sübkî eş-Şafiî, Dı-maşk'a ve kazalanna yetkili hakim olarak Mısır'dan geldi. Alim, dindar ve güvenilir bir kimse olduğu için gelişine insanlar çok sevindiler. Kendisine selam verdiler. O da Öncekilerin âdetine uygun olarak Adüiyetü'l-Kebîre Medr^sesi'ne geldi, Gazaliye ve Atabekiye medreselerinde ders verdi. Amcasının oğlu Kadı Bahaeddin Ebü'l-Beka'yı kendisine naib tayin etti. Ondan sonra da oğlu Ebü'l-Feth'i kendine naib olarak atadı. Kadilkudat Celaleddin Muhammed b. Abdürrahim el-Kazvinî eş-Şafıf nin vefatından sonra Şam'a tayin edildi.