El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzotuzuncu Senesi

Bu sene çarşamba günü ile başladı. Sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri Önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Şafîîlerin kadısı vefat etmiş, yerine muharrem ayının dördünde Alemüddin Mu-hammed b. Ebu Bekir …

Bu sene çarşamba günü ile başladı. Sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri Önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Şafîîlerin kadısı vefat etmiş, yerine muharrem ayının dördünde Alemüddin Mu-hammed b. Ebu Bekir b. İsa b. Bedran es-Sübkî el-Ahnaî eş-Şafiî atanmış ve muharrem ayının yirmidördünde saltanat naibi Tengiz'le birlikte Dımaşk'a gelmişti. Tengiz'le birlikte Kudüs'ü ve Kudüs'teki Tengizi-ye Medresesi'ni ziyaret etmişti. Dımaşk'a geldiğinde adet üzere Adiliye-tü'i-Kebîre Medresesi'ne konuk oldu. Orada ve Gazaliye Medresesi'nde ders verdi. Menfelutî'nin nâibliğini devam ettirdi. Sonra Zeyneddin b. Merhal'i kendisine vekil tayin etti.

Safer ayında Şerefüddin Mahrnud b. Hatirî, Evkaf İdaresi'nin başına getirildi. Burada görev yapmakta olan Necmeddin b. Zeybek de Nab-lus valiliğine atandı. Rebiyülâhir ayında Emevî Camii'nin doğu tarafının mermerle kaplanması işine başlandı. Buranın nazın olan İbn Mera-cil bu hususta kadı ve naible istişare yaptı. Kıble tarafındaki bütün mozaikleri onarma izni istedi; kendisine bu hususta izin verildi.

Cuma günü Mısır'daki Salihiye Medresesi'nin Şafiî eyvanında cuma namazı kılındı. Burayı Kerek Naibi Cemaleddin yaptırmıştı. Bu hususta âlimlerden fetva aldıktan sonra Şafiî eyvanında cuma namazı kıl-dırttı. Rebiyülâhir ayında Şemseddin b. Nakip, vefat eden Fahreddin b. Bazirfnin yerine Haleb kadılığına getirildi. Şemseddin b. Mecd el-Baalbekkî de İbn Nakib'in yerine Trablus kadılığına atandı.

Cemaziyelevvel ayının sonlarında vefat eden Menfelutî'nin yerine Ahnaî'nin hakim naibi olarak Muhiddin b. Cemil göreve başladı.

Yine bu ayda Vezir Alaeddin Moğultay en-Nasırî, Hanefîler için bir medrese vakfetti. Sofiler için de bir medrese vakfetmişti. Kadı Alaeddin b. Türkmanî bu medresede ders verdi. Buraya fakihler yerleştirildi.

Cemaziyelâhir ayında sultanın elinin kırılmasına neden olan bir kazadan sonra sultanın şifa bulması üzerine Mısır'da ve Şam'da, ülkenin her tarafında şehirler süslendi, sevinç davulları çalındı. Emirlere ve tabiplere Mısır'da hil'at giydirildi. Hapistekiler salıverildi.

Cemaziyelâhir ayında Haçlıların elçileri sultana gelerek Şam sahillerindeki bazı beldeleri kendisinden talep ettiler. Sultan da onlara «Eğer elçilerin öldürülmeyeceği kuralı olmasaydı sizi mutlaka öldürürdüm!" dedi. Sonra da onları ziyan ve hüsran içinde ülkelerine gönderdi.

Receb ayının altısında pazar günü Emevî Camii'nin Hanefîler mihrabında Mısır diyarının Kadilkudatı Burhaneddin b. Abdülhak'kın kardeşi Şeyh Şihabüddin İbn Kadi Hüsayn'm verdiği derste Kadı Fahred-din Kâtibü'l-Memalik de hazır bulundu. Diğer kadılar ve ayan tabakasına mensup kimseler de bu dersi dinlediler. Dersten sonra bu zatın kardeşinin oğlu Selahaddin'in, Cevheriye Medresesi'nde verdiği dersi dinlemeye gittiler. Selahaddin orada kayınpederi Şemseddin b. Zekî'nin yerine ders vermişti. Kayınpederi ise görevi ona devretmişti.

Receb ayının sonlarında Emir Seyfeddin el-Maşî el-Hacib'in Kahire dışındaki caddede yaptırdığı camide hutbe okundu. Tolon Camii ile Salihiye arasında yaptırılan camide ise ramazan ayının onbirinde cuma günü hutbe irad edildi. Sultan ve Önde gelen emirler gelip bu hutbeyi dinlediler. O gün burada Kadilkudat Celaleddin el-Kazvinî eş-Şafiî hutbe okumuştu. Kendisine kıymetli bir hil'at giydirildi. Bedreddin b. Şükrî buranın müstakil hatibi oldu.

Şevval ayının onbirinde cumartesi günü Şam hac kafilesi Seyfeddin el-Mersavî idaresinde yola koyuldu. Seyfeddin, Balaban el-Birî'nin damadı idi. Kafilenin kadısı ise Şihabüddin b. Mecd Abdullah idi. Bu zat İkbaliye Medresesi'nin müderrisiydi. Sonra kadilkudatlığa atandı. Bu sene hacca gidenler arasında Radiyyûddin b. Mantıkî, Carudiye Medresesi'nin şeyhi Şeyh el-Erdebilî, Safiyyüddin b. Harirî, Şemseddin b. Hatip Biroz, Şeyh Muhammed en-Neyrebanî ve diğerleri de vardı. Bunlar menasiklerini ifa ettikten sonra veda tavafı için Mekke'ye döndüklerinde hutbe dinlemekte iken Benî Hasan ve kölelerinin atlarla Kabe'ye hücum ettiklerini gördüler. Atlılar Mescid-i Harâm'daki insanları ezdiler. Türkler bunlarla çarpışmaya başladı. Mısır emirlerinden Seyfeddin Çuhadar; Seyfeddin'in oğlu, kölesi, Baci adındaki aşiret emiri, bir grup kadın ve erkek bu çarpışmada öldürüldü.

Çok miktarda mal yağmalandı. Mescid-i Harâm'da büyük bir kargaşa meydana geldi. İnsanlar kaçmaya başladılar. Cumayı da çok zorlukla kılabildiler. İnnâ lillahi ve innâ üeyhi râciûn (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz.) Emirlerin tümü onlardan öç almak için Mekke'ye geldiler. Sonra geri döndüler. Köleler de peşlerine düştüler. Nihayet hacıların çadırlarına vardılar, mallarını yağmalamaya başladılar. Ahir zamanda Ehl-i Beyt, insanları Mescid-i Harâm'dan geri çevirir olmuştu. Türkler ise İslâm'a ve Müslümanlara yardım ediyorlar, Müslümanlara yöneltilen eziyetleri kendi canları ve mallarıyla geri püskürtüyorlardı. Nitekim yüce Allah, ^ur'an'da şöyle buyurmuştur:

"Onun dostları, ancak karşı gelmekten sakınanlardır." (ei-Enfai/34) .

Hicretin Yediyüzotuzuncu Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler