Bu sene başında İslâm ülkesinin yöneticileri önceki senede adları geçen kimselerdi. İbn Teymiye hapisten çıkmış, insanlar kendisinden birşeyler öğrenmek, fetva almak veya başka faydalar sağlamak niyetiyle etrafında toplanmışlardı.
Rebiyülevvel ayı başında Emir Necmeddin Hızır b. Melik Zahir de serbest bırakıldı. Kaleden çıkarıldı. Kahire'de Efrem'in konağına yerleşti. Sonra receb ayının beşinde vefat etti.
Cemaziyelevvel ayının sonlarında Ümera mülkünün divan nazırlığına îbn Zemlekanî'nin yerine Zeyneddin Şerif b. Adnan atandı. Daha sonra İbn Hatirî'nin yerine cami nazırlığı da ek olarak kendisine verildi. Necmeddin b. Dımaşkî, Necmeddin b. Hilal'in yerine öksüzlerin nazırlığına atandı ramazan ayında Sahip Eminüddin er-Rifakî, Dımaşk'taki divanların nazırlığından azledildi ve Mısır'a göçtü.
Bu ayda Kemaleddin b. Şerişî Beytü'1-mal vekilliği görevinden istifa etti. Bir daha göreve dönmemeye kesin karar vermişti. Bu göreve tekrar dönmesi teklif edildi. Ancak kabul etmedi. Görev başı yapanlara giydirilen hil'at kendisine gönderildi. Ancak hil'ati giymedi. Müteakip senenin aşura gününe kadar görevden uzak durdu. Ancak yeniden bu göreve atandığına dair ferman çıkarıldı ve yeni devlette kendisine hil'at giydirildi.
Bu senede Melikü'n-Nasır Muhammed b. Kalavun hacca gitmek üzere Mısır'dan yola çıktı. Kendisini uğurlamak için bir grup ümera da şehir dışına çıktılar. Ancak onlan geri çevirdi. Kerek önünden geçmekte iken şehre yöneldi. Kendisi için bir köprü kuruldu. Köprünün ortasına geldiğinde köprü çöktü. Önden gidenler kurtuldular. Atı sıçrayarak onu kurtardı. Fakat arkadan gelenler vadiye düştüler. Param parça oldular. Kerek naibi Emir Cemaleddin Akkuş mahcup oldu. Sultanın bu işi kendisinin kasıtlı olarak yaptırdığından şüpheleneceğini düşünerek ve-himlendi. Sultan için 14.000 dinar sarfederek büyük bir ziyafet hazırlamıştı. Ancak sultan kendisinin ve arkadaşlarının başına gelen belâ ile uğraştığından ziyafete katılamadı. Sonra naibe hil'at giydirdi ve Mısır'a gitmesine izin verdi. O da Mısır'a gitti. Sultan, Kerek'te yalnız başına memleket idaresiyle meşgul oldu. Adalet Sarayına gidiyor, işleri bizzat idare ediyordu. Karısı da Mısır'dan yanma gelmişti. İçinde bulundukları sıkıntılı hali ve harçlıklarının azlığını kendisine anlattı.

