Bu sene başında İslam ülkesinin yöneticileri, adları önceki senede anılan kimselerdi. Yılbaşında Derbülhacer denen yolun başındaki Ha-mamüzzeyt'in açılışı yapıldı. Harezmliler zamanında harabe haline gelen bu eseri Savalı bir adam onarmıştı. Burası cidden sağlam ve geniş bir hamamdı.
Muharrem ayının altısında Tatar ham Ebû Said'in sultana gönderdiği sandıklar dolusu hediyeler ve unlar, Mısır'a ulaştı.
Aşura gününde Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye, sultanın fermanı ile kaleden salıverildi. Evine gitti. Kaledeki zindanda beş ay onsekiz gün tutuklu kalmıştı. Allah rahmet etsin.
Rebiyülahir ayının dördünde sultanın vekili Kadı Kerimüddin, Dı-maşk'a ulaştı. Dârüssaâde'ye konuk oldu.
Mısır'daki Hanbelîlerin hakimi ve aynı zamanda hazine nazırı da olan Kadilkudat Takiyyüddin b. İvez de Dımaşk'a geldi ve Şafnlere mahsus Adiliyetü'l-Kebiriye Medresesi'ne konuk oldu. Orada birkaç gün kaldıktan sonra Mısır'a yöneldi. Dımaşk'a sultanın bazı işlerini görmek için gelmişti. Bu arada Kudüs'ü de ziyaret etti.
Bu ayda sultan, meydanın yakınında bir sarnıç kazdırdı. Civarında bir kilise vardı, vali bu kilisenin yıkılmasını emretti. Bu yerin burası yıkılınca serseriler, Mısır'daki diğer kiliselere musallat olup oraları da yıkmaya başladılar. Sultan bu durumdan rahatsız oldu. Kadılardan, bu işe girişenlere ne yapılması gerektiğini sordu. Onlar da tazir edilmelerini söylediler. Ölüm cezasına çarptırılmış bazı hükümlüler hapishaneden çıkarılarak, elleri ve ayaklan kesilmek suretiyle idam edildiler. Diğerleri de mahrumiyet cezasına çarptırıldı. Kimi de eli kolu bağlı olarak işkencecilere teslim edildi. Sultan böyle yapmakla kiliseleri yıkan kimselerin bu şekilde cezalandırıldıkları intibaını vermek istemişti. Bunu gören insanlar sakinleştiler. Hristiyanlar da böylece güvene kavuştular. Günlerden beri saklı oldukları yerlerden çıktılar.
Bu ayda hırsızlar ve yankesiciler Bağdat'ta toplanıp, harekete geçtiler. Öğle vakti salı pazarını yağmaladılar. İnsanlar, bu durum karşısında ayaklandılar ve bunlardan 100 kadarını öldürdüler, diğerlerini de esir aldılar.
Şeyh Alemüddin el-Berzalî'nin bildirdiğine göre; "Cemaziyelevvel ayının altısında çarşamba günü kadılar ayan tabakasına mensup kimseler ve müftüler Kabon'a gittiler. Sultan vekili Kadı Kerimüddin'in yaptırılmasını emrettiği mezkur mahaldeki camiinin kıblesini tesbit ettiler ve kubbesinin de Dımaşk Camii'nin kubbesi gibi yapılması hususunda ittifak ettiler.
Bu sene Dımaşk'ta önde gelen büyük komutanlardan Emir Çoban ile saltanat naibi Tengiz arasında anlaşmazlık meydana geldi. Çoban tutuklanarak kaleye götürüldü. Burada iki gece kaldıktan sonra Kahi-re'ye sevk edildi. Orada cezalandırıldı. Sonra da kendisine uygun miktarda yiyecek verildi.
Alemüddin'in anlattığına göre, o gün Kahire'de büyük bir yangın Çıktı. Güzel evler, yüksek mekânlar ve bazı mescitler yandı. Bu yüzden insanlar büyük meşakkat çektiler. Namazlarda Kunut duası okudular. Sonra yangını bazı Hristiyanların, çıkardıkları anlaşıldı. Sultan onlardan bir kısmını öldürdü. Ayrıca Hristiyanlann mavi başlık ve mavi elbise giymelerini, hamamlarda boyunlarında çıngırak taşımalarım ve hiçbir resmi görevde çalıştırılmamalarım emretti. Olaylar böylece bastırıldı ve yangında söndürüldü.
Cemaziyelahir ayında Tatar hanı Ebû Said, pazarı tahrip etti. Fahişeleri evlendirdi. İçkileri döktürdü. Bu kötülükleri irtikâb edenleri ağır cezalarla cezalandırdı. Müslümanlar bu duruma çok sevindiler. Ebû Said'e de dua ettiler. Allah ona rahmet etsin ve onu bağışlasın.
Cemaziyelahir ayının onüçünde Kaseb Camii'nde Şeyh Ali el-Menahilî hutbe irâd etti, cuma namazı kılındı.
Cemaziyelahir ayının ondokuzunda perşembe günü Tengiz'in kendi camiinin karşısında yaptırdığı hamamın açılışı yapıldı. Çok güzel, aydınlık ve her tarafı mermerle kaplı olduğu için bu hamam, günlük kırk dirheme kiraya verildi.
Recib ayının ondokuzunda oumartisi günü, yeni yaptmlmış olduğu ispatlandıktan sonra Yahudi mahalteiinin kârşımndaki Karrain M-li§§£i yıktırıldı, Sultanın buna dair firmam geldi, Beesb ayının şonlann-4a sultan, Tatar hanı Ebû Saîd'e, Hâee Meedüddin §g-Sülenıl ile birlikte hediyeler gönderdi. Bu hediyeler arasında illi deve., at ve attabi eşekleri de vardı,
Ramazan ayının ortasında Kabon'daki Kerimî Oamii'nde eum& na-m&szı kılındı. Bu namaza kadılar, vali ve ayandan taı kimselerde geldiler.
Şeyh Alemüddin dedi ki; Bamazan ayı başında Bağdat Eeû Hanife meşhedinin müderrisi Şeyh Kıvamüddin Emir Katip ibn Emir el-Anıid Ömer ei-Ekfanî el-Kazanî Dımaşk'a geldi. Bu mm Haeea gitti, Mısır'a uğradı. Omda bir kaç ay kaldı. Sonra Bağdat'a dönerken Dmmşk'ı ziyaret etti, Hatuniyetü'l-Haneüye Medresesi'ne konuk oldu. Birçok üme vakıftı. Araştırmacı, edebiyatçı ve fakihti,
Şamlıların hac kafilesi ise şevval ayının onunda pazartesi günü Şemseddin Hamza et-Türkmanî idaresinde yola çıktı. Bu kafilenin ka* dışı da Necmeddin ed-Dımaşkî idi.
Bu sene Şam naibi, ailesinden bir toplulukla birlikte Haeca gitti. Yerine dönüşüne kadar vekâlet etmek üzere Mısır'dan Emir Rükneddin Baybars el-Haeip geldi ve Necibiyetü'l-Berraniye'ye konuk oldu.
Bu sene Hacca gidenler arasında hatip Celaleddin Ka^vinî, din Hamza b. Kalanisî, İbn İz Şemaeddin el- Hanefî, Celaleddin b. Hüsa-meddin el-Hanefî, Bahaeddin b. Aliyye, Alemüddin elBerzalf de vardı.
Şevval ayının onsekizinde çarşamba günü Şihabeddin Ahmed b. Muhammed el-Ensârî'nin yerine İbn Cemâa, Şafiî zaviyesinde ders verdi, İdaresi iyi olmadığından ötürü Şihabeddin'in görevine son verilmişti. İbn Cemâa'ya da hü'at giydirildi. Dersinde kadılar v@ ayan tabakasından çok sayıda insan hazır bulundu. Onun şerefine mumlar yakıldı.
Şihabeddin'in azledilmesine insanlar çok sevindi. Bu hususta Berzalî şöyle demiştir:
"Şevval ayının onaltısında pazar günü İman Allame Takiyyüddin es-Sübkî, İbn Ensarî'nin yerine Hakkariye Medresesinde ders verdi. Bu zat muhaddisti. Dersinde, aralannda Konevî'nin de bulunduğu bir cemaat hazır bulundu. Dersinde "alış veriş yapanlar (satıcı ile müşteri), alış-veriş meclisinden ayrılmadıkları sürece ahş-verişi bozmakta veya onaylamakta serbesttirler" mealindeki hadisi Kadilkudat İbn Cemâa'dan rivayet etti."
Şevval ayında Alaaddin b. Mabed, Berr valiliğinden ve vakıflar idaresinin başkanlığından azledildi. Hacca giden Bektimur'un yerine Ri-beli beldelerinden Havra'nın genel valiliğine atandı. Kardeşi Bedred-dinde, evkaf idaresinin başına getirildi, Emir Alemüddin et-Türkesî de divan başkanlığıyla birlikte B§rr valiliğine atandı. Beytü'1-mal vekilliğini atanan İbn lımrî im Haleb'e gitti, Bu görevde, daha önea Haleb na-mn ŞerifMdia Yakub'un kardişi Masirüddin bulunuyordu. Eski Haleb mmv\ Tse da Ker^k nazırlı^na getirildi-
Ramazan, b&yrammda Emir Timurtaş b. Çpban, Tatarlardan, Türkmenlirden vş Karamanlılardan oluş&n büyük bir orduyla Anadolu'nun Kaygeri mıntıkasına doğru ilerledi, Sig ülkesine girdi, buramn. ahaliginin bir kısmını öldürüp, bir kısmım esir aldı, Itraft yakıp yıktı,
Haleb naibi Tanboğa'ya da bu savaşta ktndMne yardımcı olması işin haeer göndermişti, Sultanm fermam İmadığı gerekçesiyle bu m* yaşta ona takviye birlikler gönderilmem.

