El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yediyüzyirmiyedinci Senesi

Bu sene cuma günü ile başladı. Yılbaşında İslâm ülkesinin yöneticileri; halife, sultan, naibler, kadılar ve diğer devlet erkânı, önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Hanbelî kadısı değişmişti. Nitekim bu husus …

Bu sene cuma günü ile başladı. Yılbaşında İslâm ülkesinin yöneticileri; halife, sultan, naibler, kadılar ve diğer devlet erkânı, önceki senede adları anılan kimselerdi. Sadece Hanbelî kadısı değişmişti. Nitekim bu husus önceki sayfalarda zikredilmiştir.

Bu sene muharrem ayının onunda Mısır naibi Ergun, Mısır'a geldi. Ayın onbirinde tutuklanıp hapse atıldı. Birkaç gün sonra salıverildi. Sonra sultan, onu Haleb naibine gönderdi. Muharremin yirmiikisinde cuma sabahı Dımaşk'a uğradı. Saltanat naibi, Emevî Camii'nin bitişiğindeki konağında onu konuk etti. Geceyi orada geçirdikten sonra ertesi gün Haleb'e gitti. Bundan birgün öncede Olcay ed-Devaddar ile Haleb naibi Alaeddin Tanboğa görevden alınarak Dımaşk'tan Mısır'a gitmişlerdi.

Rebiyülevvel ayının ondokuzunda cuma günü, Hanbelî Kadısı İz-zeddin Muhammed b. Takî Süleyman b. Hamza el-Makdisî'nin göreve atandığına dair ferman, kadı ve ayanın huzurunda, hitabet mahfelinde okundu. Bu ferman daha önce de Salihiye'de okunmuştu. Bu görevde daha önce İbn Müslim bulunuyordu.

Rebiyülevvel ayının sonlarında Humus'ta hâkimlik yapan İbn Na-kib'in, Trablus kadilkudatlığma atandığına dair ferman postayla geldi. Trablus'un eski kadilkudatı da Nasır b. Mahmud ez-Zer'î olup Dımaşk kadı naibliğine atanmıştı.

Rebiyülâhir ayının onaltısında Tengiz, Mısır'dan Şam'a döndü. Sultan'dan çok ikram görmüştü.

Rebiyülevvel ayında Şam'da deprem meydana geldi. Allah memleketi ve insanları bu depremlerin şerrinden korusun.

Cemaziyelevvel ayı başında perşembe günü Hanbelî kadı naibliğine Burhaneddin ez-Zer'î atandı ve göreve başladı. Göreve başlarken yanında kadılardan bir cemaat da yanında hazır bulundu.

Cemaziyelâhir ayının ortasında cuma günü, Şafiî Kadısı Kazvi-nî'nin Mısır'a çağrıldığına dair posta yazısı geldi. O da receb ayının başında Mısır'a gitti. Kendisine Mısır kadilkudatlığma atandığına dair hil'at giydirildi. Ayrıca Nasıriye ve Salihiye medreselerinin müderrisliği ile Kâmiliye Darü'lHadisi'nin şeyhliği de kendisine verildi. Daha Önce bu görevde Bedreddin b. Cemâa bulunuyordu. Ancak o yaşlı, zayıf ve özlerini kaybettiği için bu görevden alınmıştı. Onun gönlünü aldılar. Kendisine 1.000 dirhem maaş ve aylık dört irdep buğday nafaka bağladılar- Şafiî Zaviyesinin müderrisliği de kendisine ayrıca verildi. O da oğlu Bedreddin'i Dımaşk'a Emevî Camii'nin hatipliğine gönderdi. Aynca Samiyetü'l-Berraniye Medresesinin müderrisliği de ona verildi. Çünkü babası Celaleddin el-Kazvinî böyle bir kural koymuştu. Kendisine receb ayının yirmisekizinde hil'at giydirildi. Hil'at giydirilirken törende ayan tabakasına mensup kimseler de hazır bulundular.

Receb ayında Emir Seyfeddin Koson es-Sakî en-Nasırfnin, sul-tan'ın kızıyla düğünü yapıldı. Bu düğün çok görkemli olmuştu. Düğünde emirlere ve devlet büyüklerine hil'at giydirildi. Düğün gecesinin sabahında da Emir Şihabüddin Ahmed b. Emir Bektimur es-Sakî'nin, Şam naibi Tengiz'in kızıyla nikah akdi yapıldı. Sultan, Tengiz'in vekilliğini yaptı nikâhı da İbn Harirî kıydı. Sonra İbn Harirî'ye hil'at giydirildi ve bu sene zilhicce ayında külfetli bir düğün yapıldı.

Bu sene receb ayının yedisinde İskenderiye'de büyük bir fitne cereyan etti. Şöyle ki: Müslümanlardan bir adam ile Haçlılardan bir kişi Ba-bülbahr'de kavgaya tutuştu. Biri diğerine ayakkabısıyla vurdu. Olay valiye intikal etti. O da ikindiden sonra şehrin kapılarının kilitlenmesini emretti. Halk ona, "Bizim şehir dışında mallarımız ve kölelerimiz vardır. Kapı, vaktinden önce kilitlenmiştir!" deyince o da kapıyı açtırdı. İnsanlar büyük bir zahmetle dışarı çıktılar Halktan yaklaşık on kişi öldürüldü. İnsanların elbiseleri, başlarındaki sarıkları ve diğer eşyaları yağmalandı. Olay cuma gecesi cereyan etmişti. Sabah olunca insanlar, valinin evine giderek orayı ve zalimlerden üç kişinin konağım yaktılar. Çok zorlu haller cereyan etti. Mallar yağmalandı. Halk, valinin zindanının kapısını kırdı. Oradaki mahkumlar dışarı çıktılar.

Saltanat naibi bunu duyunca emirlerin mahpus bulunduğu zindanın kapısının kırıldığını zannetti. Şehirdeki adamların kılıçtan geçirilmesini ve binaların tahrip edilmesini emretti. Sultan bu durumdan haberdar olunca hemen Vezir Tayboğa elCemalî'yi oraya gönderdi. O da insanları dövdü, mallarını müsadere etti. Kadıyı ve naibi de döverek onları görevden azletti. Önde gelen bazı büyük şahsiyetleri tahkir ederek büyük para cezasına çarptırdı. Mütevelliyi de azletti. Sonra tekrar göreve getirdi. Aradan bir müddet geçtikten sonra Dımaşk'a mütevelli olarak atanan Bahaaddin Alemüddin, Şafiî kadılığına getirildi. İskenderiye'deki Malikî kadısı ile iki naibi azledildi. Boyunlarına zincir vurularak tahkir edildiler. İbn Süde bir kaç kez dövüldü.

Şaban ayının ikinci cumartesi günü Haleb Kadilkudatı îbn l posta vasıtasıyla Dımaşk'a ulaştı. Dımaşk'da dört gün ika-

ettikten sonra sultanın huzurunda Şam kadilkudatlığma ataması- yapılması için Mısır'a gitti. Ancak Kahire'ye ulaşmadan vefat etti.

"Kendileriyle, arzuladıkları şeyler arasına artık engel konur. Nitekim, daha Önce, kendilerine benzeyenlere de aynı şey yapılmıştı. Çünkü onlar şüphe ve endişe içindeydiler" (Sebe, 54). Şaban ayının yirmialtısında cuma günü Sadreddin el-Malikî, Maliki kadilkudatlığı görevine ek olarak, şeyhü'ş-şüyuh görevine de başladı. İnsanlar da bu merasimde hazır bulundular . Zer'înin bu görevi bırakıp Mısır'a gitmesinden sonra Sad-reddin'in atanma fermam okunmuştu.

Ramazan ayının ortasında Dımaşk Hanefîlerinin Kadısı İmadüd-din Ebu Hasan Ah b. Ahmed b. Abdülvahid et-Tarsusî, kadilkudathk görevine atandı. Bu zat daha önce Basralı Kadilkudat Sadreddin Ali'nin naibi idi. Sadreddin'den sonra bu makama kendisi atandı. Atanma fermanı Emevî Camii'nde okundu. Kendisine hü'at giydirildikten sonra göreve başladı. Kadı İmamüddin b. İzz'i kendine naib tayin etti. Kadılık göreviyle birlikte Nuriye Medresesi'nde de ders verdi. İdaresi güzel oldu. Şükranla karşılandı.

Ramazan ayında bir grup esir, Haçlı tüccarları tarafından Dı-maşk'a getirildi. Bunlar Adiliyetü'lKebir Medresesi'ne yerleştirildiler. Esirler divanından kendileri için 60,000 dirhem kurtuluş akçesi ödenerek hürriyetlerine kavuşturuldular. Bu işe sebep olanlara çokça dua

Şevval ayımn sekizinde Şamlıların hac kafilesi Emir Seyfeddin Balaban el-Muhammedî idaresinde yola koyuldu. Kafilenin kadısı, Harran kadısı Bedreddin Muhammed b. Muhammed idi.

Şevval ayında Dımaşk Şafiîlerinin kadılığına Bedreddin b. Kadilkudat İzzeddin b. Saiğ'in atandığına dair ferman ve kendisi için gönderilen hil'at Dımaşk'a ulaştı. Ancak kendisi bu görevi kabul etmeyeceğini bildirdi. Devlet erkânı bu hususta kendisine çok ısrar ettilerse de bunda başarılı olamadılar. Bu görevi kabul etmemekte ısrar edince bu defa kendisiyle Sultan Tengiz görüştü.

Zilkade ayına girildiğinde Alaeddin Ali b. İsmail el-Konevî'nin Şanı kadılığına atandığı haberi geldi. Kendisi de bu göreve başlamak üzere Mısır'dan ayrılıp yola koyuldu. Zilkade ayının onyedisinde pazartesi günü Dımaşk'a girdi, saltanat naibiyle görüştü. Hil'at giydi. Hacibler ve devlet erkânıyle birlikte Adiliye Medresesi'ne gitti. Atanma fermanı orada okundu. Kendisi de âdet üzere orada hüküm vermeye başladı. Onun bu göreve atanmasına halk çok sevindi. Hareketlerinin güzelliği konuşmasının hoşluğu, şemalinin tatlılığı ve sevecenliği nedeniyle insanlar hayli ferahladılar. Kendisinden sonra Mısır Şeyhü'ş-Şüyûh-luğuna Seryafus'un şeyhi Mecdüddin es-Sofî el-Aksarayî atandı.

Zilkade ayının yirmiüçünde cumartesi günü İbn Şihab Mahmud'un yerine Kadı Muhiddin b. Padlullah, sır kâtipliğine atanarak hil'at giydi-Oğlu Şerefüddin de meclis kâtipliği görevine devam etti.

Bu sene Kadı İbn Zemlekânî'nin yerine Haleb kadısı olarak Fah-reddin el-Bazirî atandı. Zilhicce ayımn ilk on gününde Emevi Camii'nin kuzey duvarının mermerle kaplanması işi tamamlandı. Tengiz'in kendisi de gelip bu işi bizzat kontrol etti ve yapılan işi beğendi. Emevî Camii'nin nazırı Takiyyüddin b. Meracil de bu işi yapanlara teşekkür etti.

Kurban bayramında Belbis şehri sel afetine maruz kaldı. Halk şehri terk edip kaçtı. Bayram namazı kıhnamadı, kurbanlar kesilemedi. Uzun senelerden beri böyle bir olay Belbis'te görülmemişti. Sel nedeniyle bir çok bina ve bahçe harap oldu. İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciun (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz).

Hicretin Yediyüzyirmîyedîncî Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler