El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicretin Yedtyüzkırkliöhdüncü Senesi

Bu sene başında Müslümanların Sultanı Melikü'l-Mansür Seyfed-din Kalavun es-Salihî, onun Mısır diyarmdaki naibi, Emir Seyfeddin Aksungur es-Salarî; Dımaşk'taki kadıları, önceki senede adları anılan kimseler; sahip, …

Bu sene başında Müslümanların Sultanı Melikü'l-Mansür Seyfed-din Kalavun es-Salihî, onun Mısır diyarmdaki naibi, Emir Seyfeddin Aksungur es-Salarî; Dımaşk'taki kadıları, önceki senede adları anılan kimseler; sahip, hatip, Emevii Camii'nin nazırı, hazine nazırı, vakıflar idaresinin başı ve belediye başkanı da, önceki senede adları amlan kimseler idiler.

Sene başında Mısır ve Şam askerleri Kerek'i kuşatma altında tutmaktaydılar. İşi sıkı tutmuşlardı. Mancınık, kaleye karşı dikilmişti. Orada kuşatma aletleri çok ve çeşitli türdendi. Mısır'dan ve Şam'dan ayrıca süvari birliklerinin de sevk edilmesi kararlaştırılmıştı. Safer ayının onunda perşembe günü Kerek'ten gelen bir süvari birliği Dımaşk'a girdi, ama öte yandan Mısır'dan ve Şam'dan ikişerbin olmak üzere 4.000 süvari yeniden Kerek'e gelip kuşatmayı sürdürdü. Mancınık çözülmüştü. Kerek dışında askerlerin yanında duruyordu. İşler duraksamış, kuşatma ise Ahmedî'nin Mısır'a dönüşünden sonra gevşemişti.

Rebiyülevvel ayının ikisinde cumartesi günü Seyyid Şerif İmadüd-din el-Haşşab, İzziye Medresesi civarında Şeyreci yolundaki köşkte vefat etti. Emevî Camii'nde kuşluk vakti cenaze namazı kılındı ye Babü's Sağir Mezarlığına defnedildi. ŞehametH, yürekli, çokça ibadet eden, sünneti ve ehli sünneti seven, Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye'nin derslerine ve meclislerine devam eden, ondan yararlanan, ona yardım eden, iyiliği emredip kötülüğü yasaklama hususunda ona destek veren kimselerdendi. İbn Teymiye onu bazı keşişlerle birlikte Sidnaya'ya göndermiş, o da elini oradaki pislikle kirletmiş ve onların orada saygı gösterip tazim ettikleri et parçasını yere atmış imanı ve şecaati kuvvetli olduğundan o eti son derece tahkir etmişti. Allah ona da bize de rahmet etsin.

Rebiyülevvel ayının yedisinde perşembe günü sahip, divanların başkanı, Beytü'1-mal vekili, Evkaf dairesinin başkanı, Emevî Camii'nin görevlileri, işçileri de yanlarına alarak kazmaları ellerine alıp Meşhed-i Ali kapısının yanındaki direğin bitişiğinde bulunan kayanın altını kazmaya başladılar. Cahil bir adam orada bir gömü bulunduğunu iddia edince bunlar saltanat naibiyle istişare yapmışlar, saltanat naibi de orayı kazmalarını emretmişti. İnsanlar orada toplandılar. Sonra dışarı çıkarılmaları emredilip kapılar kapandı ki, kazma işi rahatça yapılabil-sin. Kazdılar, bir daha kazdılar, ikinci üçüncü kez kazdılar, ama sade topraktan başka bir şey bulamadılar. Bu kazı haberi şehirde her tarafa yayıldı, insanlar oraya bakmaya geldiler. Duruma hayret ettiler. Orada gömü bulunduğunu iddia eden cahil adam hapsedildi. Çukur da kapatılarak eski haline getirildi.

Rebiyülevvsl ayının onsekizinde pazartesi günü Haleb Kadısı Na-drüddin b. Haşşab, posta vasıtasıyla Dımaşk'a geldi. Adiliyetü'l Kebire Medresesi'ne konuk oldu. Ayın sekizinde cuma günü Haleb'te büyük hadis hafızı faziletli insan Şemseddin Muhammed b. Ali b. Aybek es-Sürucî elMudarî'nin cenaze namazını kıldığını söyledi. Allah rahmet etsin. O, hicretin 715, senesinde doğmuştu. Hadis ilminde güzel bilgi sahibi olmuş, hadis ricalinin adlarını ezberlemiş, hadis derleyip tahric etmişti.

Rebiyülâhir ayı başında Kasyun Mezarhğı'nda büyük bir yangın çıktı. Bu yangın sebebiyle Muzafferi Camii'nin yakınındaki Salihiye çarşısı yandı. Yanan dükkanların sayısı yaklaşık 120 taneydi. Uzun zamandan beri böylesine büyük bir yangın görülmemişti. İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciun (Doğrusu biz Allah'a aidiz ve O'na dönücüleriz.)

Rebiyülâhir ayının altısında cuma günü Emevî Camii'nin minarelerinde olduğu gibi şehrin diğer camilerin de, minarelerinde cuma namazının hatırlatılması ve ilan edilmesi emredildi: Emir, yerine getirildi.

Rebiyülâhir aymm onunda salı günü Şafiî kadilkudatı Takiyyüddin es-Sübkf den, elinin altında bulunan kayıp mallardan bir kısmım borç olarak sultan divanına vermesi talep edildi. Ancak o buna şiddetle karşı koydu. Divan başkanı ve bazı saray yetkilileri gelip yetimler malının anbanmn kapısını açtılar ve oradan zorla 50.000 dirhem alıp sultan divanından alacağının tahsili vakti gelen hatta geçen bazı Araplara ödediler. Böylece, daha önce misli görülmemiş bir uygulama yapılmıştı. Cemaziyelevvel ayının onunda çarşamba günü sahibimiz, şeyh, imam, alim, allame, tenkidçi, yüksek alim, çeşitli ilimlere vakıf Şemseddin Muhammed b. Şeyh İmadüddin Ahmed b. Abdülhadi el-Makdisî el-Hanbelî vefat etti. Allah onu rahmetiyle örtsün ve cennetinin ortasına

yerleştirsin.

Yaklaşık üç ay kadar hasta yattı. Vücudunda çıbanlar ve ince illet vardı. Daha sonra hastalığı ağırlaştı. Aşırı ishale yakalandı. Zaafîyeti arttı, nihayet cemaziyelevvel ayının onunda çarşamba günü ikindi ezanından Önce vefat etti. Babasının bana anlattığına göre son sözü şu olmuştu:

"Allah'tan başka ilah bulunmadığına, Muhammedin de Allah'ın Rasûlü olduğuna şehadet ederim. Allahım, beni tevbe edenlerden ve arınanlardan kıl"

Perşembe günü Muzafferi Camii'nde cenaze namazı kılındı. Şehrin kadıları, halkın önde gelenleri, alimleri, emirler, tüccarlar ve başkalan cenaze namazına geldiler. Cenaze merasimi epey kalabalık bir insan topluluğu tarafından icra edildi. Üzerinde aydınlık ve nur vardı. Seyf İbn Mecd'in mezarının yanında Ravzaya defnedildi, Allah ikisina d rahmet etİn.

Sahibimiz Şeyh Şemseddin, hicretin 70(5. senesinin receb ayında doğmuştu. Henüz kırk yaşma varmamıştı. Büyük ve yaşlı kimselerin elde edemediği ilimleri tahsil etmişti. Hadis, nahiv, sarf, fıkıh, tefsir, tarih, kıraat, usûl-ü fıkıh ve usûl-ü hadis'e dair çok bilgiler elde etmişti. Derlemeleri, faydalı ve çok talikatı vardı. Hadis ricalinin isimlerini mükemmel bir şekilde ezberlemişti. Hadis yollarını da rivayet tariklerini de cerh ve tadili de hadisin illetlerini de iyice anlayıp öğrenmişti. Müzakeresi hoş, zihni sağlam bir kimse olup selef yolunu dosdoğru bir şekilde izlemiş, kitaba ve sünnete tabi olmuş, hayır işlemeye devam etmişti.

Cemaziyelevvel ayının bitiminde sah günü Hanbelîlerin mihrabında sahibimiz şeyh, imam, allame Şerefüddin b. Kadı Şerefüddin el-Hanbelî, Kadı Takiyyüddin b. Hanz'ın yerine salı halkasında ders verdi. Dersinde kadılar ve faziletli kimseler hazır bulundular. Gerçekten güzel bir dersti. Dersinde şu ayet-i kerimeyi ele almıştı.

"Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder." (en-Nahl, 90).

Söz dönüp dolaşıp çocuklardan bazısını, bazısına üstün tutma meselesine gelip dayanmıştı.

Cemaziyelevvel ayının ikisinde perşembe günü Emir Seyfeddin b. Sabh ile Emir Seyfeddin Kalavun komutasında bir süvari birliği,

Kerek'e doğru yola koyuldu. Gerçekten büyük bir debdebe ve alâyişle yola koyuldular. Beraberlerinde çok sayıda asker ve istihkâm görevlileri vardı.

Cemaziyelevvel ayının yirmibirinde pazartesi günü sabahleyin Su-ku'1-Hayl'de katıksız kafirliğine delil teşkil eden Rafızîlik hal ve hareketleri sebebiyle Hasan b. Şeyh es-Sekkâkinî öldürüldü. Kadı Şerefüd-din el-Malikî onun kafirliğine ve eksiksiz bir Rafizî olduğuna delalet eden birçok şahitliklerde bulundu. Mesela onun Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer'i tekfir ettiğini, mü'minlerin anneleri Hz. Aişe ile Hz. Hafsa'ya iftira ettiğini, Cebrail'in yanılarak Hz. Aliye vahiy getirmesi gerekirken Hz. Muhamnıed'e getirdiğini ve benzeri batıl ve çirkin sözler sarfettiğini ifade etti. Allah onu kahretsin. Nitekim kahretti. Babası Şeyh Muham-med es-Sekkâkinî, Rafızîlik ve Şiîlik mezheplerini iyi bilirdi. Onun ehl-i hayr mezhebine dair sualleri vardı. Bu hususta bir kaside nazmetmişti ki bu kasidesinde yönelttiği sualleri şeyhimiz imam, allame, Şeyhülislâm İbn Teymiye merhum cevaplandırmıştı. Şeyh Takiyyüddin İbn Teymiye'nin birden fazla arkadaşlarının anlattıklarına göre Şeyh Mu-hanımed es-Sekkâkinî vefat etmeden önce kendi mezhebinden vazgeçmiş ve Ehl-i Sünnet'e tabi olmuştu. Doğrusunu Allah bilir. Anlatıldığına gör© bu lanetli oğlu Haıan da Ehl-i Sünnet' tâbi elan babasını öldürmek igtgmi|ti.

Raceb ayının beşinde pazartesi gecesi Şam naibi Emir Seyfsddin Tengiz'in cesedi Dimaşk'ın Babü'n-Nasr dışında yaptırmış olduğu caminin bitişiğindeki türbesine defnedildi. Üçbuçuk sene veya daha fazla bir süreden beri medfun bulunduğu İskenderiye Mezarlığından Nasır'm zevcesi olan kızının aracılığı ile çıkarılıp bu türbesine nakledilmişti. Onu daha önce Kudüs'teki medresesine defnetmek istemişlerdi. Ancak bu mümkün olmayınca Dımaşk'taki türbesine getirilmiş, orada üzerine hatim indirilmiş, sonra defnedilmişti. Defin esnasında kadılar ve ayan tabakasına mensup kimseler hazır bulunmuşlardı^ Allah rahmet etsin.

Mübarek şaban ayının onbirinde salı günü sahibimiz Emir Sela-haddin Yusuf et-Tikrîtî, Kassain'deki evinde vefat etti. Bu zat, Sahip Takiyyüddin b. Tevbe el-Vezir'in kardeşinin oğluydu. Kirk yaşlarında idi. Zekalı, güzel konuşan ve cidden basiretli bir kimseydi. Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye merhumu çok severdi. Özellikle onun arkadaşlarına da sevgisi vardı. Genel olarak da ilim ehli gördüğü kimseleri severdi. Başkalarının menfaatini kendi menfaatine tercih eder, iyilik ve ihsanda bulunur, yoksulları ve saiih kimseleri severdi. Vefat edince Kasyun'da-ki aile mezarlığına defnedildi. Allah rahmet etsin.

Mübarek şaban ayının onbeşinde cumartesi günü Dımaşk'ta bir deprem meydana geldi. Hafif ölçekte oluşundan insanların çoğu bunu hissetmediler. Hamd ve minnet Allah'adır. Daha sonra gelen haberlerde anlatıldığına göre bu deprem, Haleb taraflarında çok sayıda binayı harab etmiş, hatta Haleb kalesindeki bazı burçlar bu yüzden yıkılmıştı. Haleb şehrindeki evlerin, mescitlerin ve yapıların çoğu harap olmuştu. Kalede ve çevresinde de çok yıkıntılar meydana gelmişti. Anlattıklarına göne Menbiç şehrinin binalarından sadece çok az bir kısmı ayakta kalabilmişti. Halkın büyük bir kısmı yıkıntılar altında can vermişti. Allah onlara rahmet etsin. Şevval ayının sonlarında süvari birlikleri Emir Alaeddin Kara Sungur ile Hacı Baydemir komutasında Kerek'e gittiler. Bu günlerde Kerek'te durumun zorlaştığı, erzakın da azaldığına dair haberler etrafa yayıldı. Kerek halkından bir grup reisin Emir Ahmed b. Nasır'm da Hasekilerinin kendisine isyan ederek kaleden inip sabahleyin bir grup askerle birlikte Mısır'a Kalavun'un yanma gittikleri haberi de etrafa yayıldı. Bunlar, Melik Ahmed b. Nasır'ın erzak ve eşyasının cidden azaldığını bildirdiler. Allah, akıbeti hayreyleyecek yegane varlıktır.

Zilhicce ayının yirmisekizinde çarşamba gecesi kadı, imam, allame Burhaneddin b. Abdülhak vefat etti. Bu zat, İbn Harir'den sonra uzun bir süreden beri Mısır diyarının kadilkudatlığını ve Hanefîlerin şeyhliğini yapmaktaydı. Sonra azledilmiş, Dımaşk'ta ikamst dip Tuğurda-mir'in zamanında oğlu Kadi İminüddin işin Azraviyi Mgdrgggii'nd deri vermişti. Oğlunun vefatından üç gün öne© pazar günü orada dm vermeye başlamıştı. Burhaneddin merhum, Saiihiye yolundaki Erze arazisinde bulunan bahçesinde vefat etmiş, eriesi gün de Kasyun Me-zarlığı'nda Şeyh Ebu Ömer'in mezarının yanıma defnedilmişti. Cenaze namazına kadılar, ayan tabakasına mensup kimseler ve şehrin büyükleri gelmişlerdi. Allah kendisine rahmet etsin.