Bu adam, Süveyda halkındandı. Bir cemaat onun Peygamber (s.a.v.)'e sövdüğüne tanıklık etmişlerdi. Bunun üzerine Assaf, İbn Ahmed b. Hacı Emir Âl-i Ali'ye sığınmıştı. Bu yüzden Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye ve Darü'l-Hadis hocası Zeyneddin el-Farikî bir araya gelerek saltanat naibi Emir îzzeddin Aybek el-Hamevî'nin yanma gittiler. Bu konuda onunla görüştüler. O da isteklerini kabul etti. Assafı yanına getirmeleri için görevlilere emir verdi. Bu iki şeyh onun yanından büyük bir kalabalıkla birlikte ayrılıp gittiler. İnsanlar saltanat naibinin yanı-
na getirilmekte olan Hristiyan Assafı bir bedevî ile birlikte gördüler. Ona sövüp saydılar. Bedevî onlara «Hristiyan Assaf sizden daha hayırlıdır» deyince insanlar her ikisini taşlamaya başladılar. Assaf yaralandı. Büyük bir olay meydana geldi. Saltanat naibi, şeyhleri huzuruna çağırdı. Şeyh Takiyyüddin ile Şeyh Zeyneddin, naibin yanına gittiler. İkisi de dayak yediler. Azraviye'de göz altına alınmaları emredildi. Hristiyan Assaf gelip Müslüman oldu. Onun İslâm'a girişi sebebiyle bir meclis kuruldu. Onunla şahitler arasında düşmanlık tesbit edildi. Cam bağışlandı. Sonra Şeyh Takiyyüddin ile Şeyh Zeyneddin'i çağırdı. Onların gönüllerini alıp serbest bıraktı. Bundan sonra Assaf, Hicaz'a gitti. Medine-tüY-Resul'e yakın bir yerde kardeşinin oğlu tarafından öldürüldü. Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye bu olayla ilgili olarak«es-Sarimü'l-Meslul ala Sabbi'r-Resul» adlı kitabını yazdı.
Bu sene şaban ayında Melik Nasır hükümdarlık debdebesiyle Kahire şehrinde dolaştı. O gün, görülmeye değer muazzam bir gündü. Bu onun ilk selam töreni idi. Şam'da müjde davulları çalındı. Sultanın kararnameleri oraya geldi. Kararnameler Ümeyye Camii'nin minberinde okundu. Adaletin yayılması, zulmün kaldırılması, sahiplerinin rızası olmadan mülklere ve vakıflara karışılmaması emrediliyordu.
Şaban ayının yirmiikisinde Kadı Cemaleddin el-Kazvinî, Mesruri-ye Medresesi'nde ders verdi. Dersinde kardeşi İmamüddin, Kadilkudat Şihabüddin el-Huyî ve Şeyh Takiyüddin b. Teymiye de hazır bulundular. Cidden görkemli ve muazzam bir dersti.
Berzalî dedi ki: Bu senenin şaban ayında Cisrin'deki vadide büyük bir efsane hayvanının ortaya çıkıp iri bir keçinin kafasını yuttuğuna dair haber, her tarafa yayıldı.
Ramazan ayı sonlarında Emir Hüsameddin Laçin ortaya çıktı. Bu, Melik Eşrefin Öldürülüşünden bu yana gizleniyordu. Sultanın yanına giderek özrünü beyan etti. Sultan da özrünü kabul etti. Ona hil'at giydirip ikramda bulundu. Melik Eşrefi kendi serbest iradesiyle Öldürmüş değildi.
Bu sene şevval ayında Mühenna b. İsa'nın, Sultan Nasır'a isyan ettiğine dair haber etrafa yayıldı. Tatarlara katıldığı söyleniyordu.
Zilkade ayının sekizinde çarşamba günü Kadilkudat Şihabüddin b. Huyî'nin vefatı sebebiyle Gazaliye Medresesi'nde Hatip Şerefüddin el-Makdisî ders verdi. Vefat eden Şihabüddin, Şamiyetü'lBerraniye Med-resesi'ni de bırakmıştı.
Zilhicce ayının ondördünde perşembe günü Şam kadılığına Kadı Bedreddin Ahmed b. Cemaa geldi. Âdiliye'ye indi. Saltanat naibi ve askerler bütünüyle onu karşılamaya çıktılar. Şairler onu övdüler. O da hitabet naibi Taceddin el-Caberî'yi kendine vekil tayin etti. Kendisi ise Şamiyetü'l-Berraniye Medresesi'nde Şerefüddin el-Makdisî'nin yerine ders verdi. O, Zeyneddin el-Farusî'nin şeyhi idi. Nasıriye Medresesi onun elinden alınmış, orada İbn Cemaa ders vermeye başlamıştı.
Zilhicce ayının yirmisinde de Adiliye Medresesi'nde ders vermişti.
Bu sene Dımaşk'taki köpekler, Vali Cemaleddin Akyay in emri üzerine çöle götürüldüler. Halka ve kapıcılara bu husuta sıkı talimatlar verildi ve iş sıka tutuldu.
Hicretin Altıyüzdoksanüçüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler
Bu sene Melik Eşref Halil b. Kalavun el-Mansur, Beydera, Şücaî, Şemseddin b. Sel'us gibi meşhur insanlar vefat etmişlerdir. Şu zatlar da bu senede vefat edenler arasındadır:

