Sultan Olması
Melikün-Nasır Kerek'te oturup ikamete niyet ettiğinde Mısır'a bir mektup yazarak sultanlıktan istifa ettiğini bildirdi. Bu mektubu, Mısır'daki kadılara gösterilip tescil edildi. Sonra Şam kadılarına da gerekli tebligat yayıldı. Şevval ayının yirmiüçünde cumartesi günü ikindiden sonra Emir Seyfeddin Saların konağında devlet erkânı, ümera, ayan ve diğerlerinin hazır bulunduğu toplantıda Emir Rükneddin Baybars el-Caşnigir'in sultanlığına bey'at edildi. Ona Melik Muzaffer lakabıyla hitap edildi. Merasim alayıyla kaleye gitti. Emirler önünde yürüdüler. Kalede bulunan memleket tahtına oturdu. Sevinç davulları çalındı bu husus posta vasıtasıyla diğer beldelere bildirildi.
Zilkade ayı başında Emir îzzeddin el-Bağdadî Dımaşk'a ulaştı. Saltanat naibi, kadılar, emirler ve ayan ile Ablak Sarayında görüştü. Na-sır'm, Mısırlılara gönderdiği mektubu onlara okudu. Nasır, mektubunda sultanlıktan vazgeçtiğini bildiriyordu. Kadılar mektubu görüp tescil ettiler. Ancak Hanbelî kadısı bunu tescile yanaşmayıp şöyle dedi: "Hiç kimse sultanlığı kendi serbest iradesiyle terketmez. Eğer o sıkıştınlma-saydı sultanlığı terketmezdi. Aksine o, azledildi. Yerine başkası geçirildi." Emir İzzeddin el-Bağdadî orada hazır bulunanlardan Melik Muzaffer adına yeminle bey'at aldı. Tuğrası kalenin üzerine yazıldı. Lakabları memleketin birçok mahalline nakşedildi. Sevinç davulları çalındı. Şehir süslendi. Melik Nasır'ın istifa mektubu sarayda ümeraya okunduğunda şu ifadeye rastlanıyordu :
"Ben, on sene müddetle halkı idare ettim. Sonra Kerek'te ikameti tercih ettim...." Bu kısım okunduğunda ümeradan bir topluluk ağlaştı-lar. Yeni sultana gönülsüz olarak bey'at ettiler.
Yeni Sultan Emir Rükneddin Baybars el-Caşnigir'in eski makamına Emir Seyfeddin b. Ali; Ter'aki'nin eski makamına Seyfeddin Benhas; Benhas'ın yerine de eski Kerek naibi Emir Cemaleddin Akkuş atandı. Cuma günü Dımaşkin ve diğer beldelerin minberlerinde Sultan Muzaffer adına hutbe okundu. Hutbeyi dinlemeye saltanat naibi Efrem ve kadılar geldiler. Hil'atler ve saltanat naibinin atanma fermanı zilkade ayının ondokuzunda Dımaşk'a ıılaştı. Saltanat naibinin atanma fermanını Sır katibi Kadı Muhyiddi^b. Fedlullah sarayda ümeranın huzurunda okudu. Hepsi hil'atlerini giymişlerdi.
Sultan Muzaffer, halifenin gönderdiği siyah hil'ati ve yuvarlak sarığı giydi. Zilkade ayının yedisinde cumartesi günü hepsi de hü'atlerini giymiş olarak devlet erkânı önünde yaya yürüdüler. Sahip Ziyaeddin en-Nesayî, halife tarafından gönderilen sultan fermanını siyah bir atlas kese içinde taşıyordu. Fermanın baş kısımında şunlar yazılıydı :
"O, gerçek Süleyman'dandır. Ve o, hakikaten Rahman ve Rahim
gündü. Muzaffer sadece bir kaç gün sevinebilmişti. Şeyhi Münbicî de aynı şekilde kısa bir süre safa sürmüştü, ama sonra Cenâb-ı Allah çabucak nimetlerini yok etti.
Bu senede İbn Cemâa kalede hutbe irad etti. Şeyh Alaeddin el-Konevî de Şerifıye Medresesi'ndeki müderrislik görevine başladı.

