Zaten bunu yapmak İbn Hazm'in anlattığına göre icma ile haram kılınmıştır. Ancak bazı fakihlerse bunun mekruh olduğunu ifade etmişlerdir.
Zilhicce ajanın onbeşinde salı günü sultanın mektubu Dımaşk'a geldi. Bu mektupta Kalenderilerin Müslüman kılığına bürünmeleri, Acemlerin ve Mecusilerin kılığını terk etmeleri emrediliyordu. Bu bid'atvari kılığı terk etmeden bu çirkin elbiseleri üzerlerinden çıkarıp atmadan bunlardan her hangi birinin sultanın ülkesine girmelerine imkan tanınmayacağı, bu fermana riayet etmeyenlerinse şer'an tazir edilecekleri, yerinden yurdundan sökülüp atılacakları bildiriliyordu. Bunların pis ve değersiz esrar içmekten de vazgeçmelerinin emderilmesi gerekiyordu. Bunu içip sarhoş olanlara had tatbik edileceğinin de bildirilmesi zorunlu hale gelmişti. Nitekim bazı fakihler bu yolda fetva vermişlerdir. Hülasa sultanın onlarla ilgili olarak gönderdiği ferman, çarşamba günü sabahleyin şehrin her tarafında duyuruldu.
Zilhicce ayının beşinde salı günü Cibras şehrinde Şeyh Ahmed b. Musa ez-Zer'fnin vefat ettiği haberim aldık. Bu zat, iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak işiyle görevlendirilmiş, sultan ve devlet kademeleri nezdinde insanların çıkarlarını gözeten bir insan olmuştu. Havas ve avam nezdinde itibarlıydı. Allah rahmet etsin.
Bu ayda Dımaşk'ta haciblik ve emirlik yapmış olup daha sonra bu görevlerinden azledilerek sultan tarafından Trablus'a sürgün edilmiş olan Emir Seyfeddin Kehlen b. Akves, Trablus'ta vefat etti.
Saltanat naibi Emir Seyfeddin Baydemir bu ayda Mısır diyarından Dımaşk'a döndü. Dönüşünde Kudüs-ü Şerife uğramış, arefe günü ve Kurban Bayramının birinci günü orada kalmış sonra Ersof ormanlığının yolunu tutmuş, orada avlanmak istemiş, ancak sancılandığı için bunu yapamayınca yoluna hızla devam etmiş ve zilhicce'nin yirmibirinde pazartesi günü sabahleyin Dımaşk'a ulaşmış ve büyük bir debdebe ve alayişle şehre girmişti. Dönüşünü seyretmek için insanlar yola çıkmışlardı. Kendisi muazzam ve kıymetli dokumalı bir kaban giyinmiş olup adet gereğince önünde bayrak ve filamalan, muhafızları vardı. Halka iyilik ve ihsanda bulunmak, vakıfların durumunu ıslah etmek, bu hususta tıpkı Tengiz gibi yapmak istiyordu. Merhum Tengiz'in metodunu takip etmek niyetindeydi.

