Bu senenin rebiyülâhir ayının onbeşinde çarşamba günü Mısır diyarından bir emir Dımaşk'a geldi. Divanlardaki katiplerin insanlara sultan tarafından tahsis edilen maaşları ve sadakaları zimmetlerine geçirmeleri yüzünden haklarında soruşturma açılması için, sultan bu emirle birlikte Dımaşk'a bir ferman da göndermişti. Bu ferman gereğince Berraniye'deki adalet sarayında sorguya alındılar. Sorgulama neticesinde çok miktarda para cezasına çarptırıldılar. Öyle ki bu para cezasını ödemek için eşyalarını, kumaşlarını, yataklarını, emtialarını satmak mecburiyetinde kaldılar. Hatta satacak eşyası bulunmayanlar, kızlarım satmak için getirip tezgaha oturtuyorlardı. Bu durumu gören insanlar bu kızların babalarına acıdıklarından ağlaşıyor, feryadü figan ediyorlardı. Daha sonra bu katiplerden mali gücü olmayan, hiç bir eşyası olmayan yoksullar serbest bırakıldılar.
Sahip, Müstevfî gibi rütbelere sahip olan büyükleri bu para cezasını ödemekle yükümlü kılındılar. Daha sonra tahsilat amacıyla sıkıştırıldılar. Baskı altına alındılar ve şiddetlice dövüldüler. Sahip, büyük bir meblağ ödemekle yükümlü kılındı. Öyle ki, kendisi bazı emirlerden, devlet büyüklerinden ve tüccarlardan ya bizzat gidip isteyerek veya mektup yazarak yardım talebinde bulundu. Onlar da kendisine ödemekle yükümlü olduğu meblağa yakın miktarda mali yardımda bulundular. Dövülmek için çırılçıplak edildikten sonra bu yardım kendisine ulaşmıştı. Ama tam dövüleceği esnada kendisini dövmekten vaz geçtiler ve Mısır diyarında bu cezasını ödeyecek meblağın bulunduğu haberi etrafa duyuruldu. Bu konuda anlatacaklarımız burada sona ermektedir.

