Bu müjdeyle birlikte Sadeddin Macid b. Tac İshak'ın Dımaşk divanlarının nazırlığına atandığı ve kendisinin Mısır diyarından geleceği müjdesi de halka verildi. İnsanlar onun bu göreve atamşma, önceki nazırın azledilişine, görevden ayrılıp memleketine gidişine çok sevindiler. Sadeddin Macid, Dımaşk'a gelirken beraberinde daha önce her koyundan dörtbuçuk dirhem harç alınmaktayken artık bunun yarıya indirildiğine ddir sultan fermanım da getirmişti. Bu müjde rebiyülâhir ayının yirmisinde^ pazartesi günü Dımaşk şehrinde halka duyuruldu, insanlar buna çok sevindiler. Hamd ve minnet Allah'adır. Müjdeyi duyanlar bu işe sebep olanlara çokça duâ ettiler. Çünkü, böylelikle et ucuzlayacak, ticaret çoğalacak, divan da daha önce koyunlardan aldığı harçların karşılığında ticari vergi toplayacaktı. Cenâb-ı Allah çeşitli ticaretler için heyetlerin Dımaşk'a akın akın gelmesini takdir buyurdu. Sultan divanı da zekât ve vekalet vergilerini toplayarak büyük gelir sağladı. Bir çok gemi Dımaşk'a geldi. Daha önce koyunların harcı adı altında toplanan paranın on katı para toplandı. Sonra bu husus cuma günü namazdan sonra halka tebliğ edildi.
Rebiyülâhır ayının yirmisinde pazar günü fakih Şemseddin b. Sıfdî, Dârüssaâde Sarayında Tevavis hankâhı mesafesi sebebiyle dövüldü. Kendisi aynı zamanda Şeyhü'ş-Şüyuh da olan Sır katibinden şikayetçi olan Tevavis hankâhmdaki bir cemaatla beraber saraya gelmiş, onlarla birlikte hankâhı vakfeden vâkıfın şartlarıyla ilgili olarak hankâh sakinlerine ağır gelen hususları dile getirmiş, ancak konuşurken kaba ifadeler kullanmıştı. Bu nedenle dövülmek üzere yere yatırılmış, ancak araya ricacıların girmesi üzerine bu işten vazgeçilmişti. Konuşmaya yeniden devam edince yine ileri geri sözler sarfetmiş, affedilmesi için ricacılar tekrar araya girince yine afîedilmişti. Üçüncü kez konuşmaya başlayınca yine uygunsuz konuşmuş, bu defa yere yatırılarak dövülmüş, sonra da zindana atılması emredilmişti. İki veya üç gece sonra zindandan salıverilmişti.
Rebiyülâhır ayının yirmialtısmda pazar sabahı Şafîîlerin kadilku-datı, kendi medreselerinde ders verdi. Sır kâtibi Kadı Nasirüddin'in vefatından sonra kardeşinin tesbit ettiği vakfın şartı gereğince bu dersi Nasiriyetü'l-Cevvaniye Medresesi'nde verdi. Dersinde ayan tabakasına mensup kimselerden bir grup ile bazı kadılar da hazır bulundular. Derste fetih sûresini açıklamaya başladı. Burada sûrenin ilk âyetiyle ilgili olarak babasının tefsiri okundu.
Cemaziyelevvel ayı başında cuma günü sabah namazından sonra Emevî Camifnde büyük imamla birlikte Kadı Kutbeddin Muhanımed b. Hasan'ın cenaze namazı da kılındı. Kutbeddin Muhamnied, Humus hakimiydi. Kayın biraderi Kadilkudat Taceddin es-Sübkî eş-Şafn ile görüşmek için Dımaşk'a gelmiş, orada hastalanmış ve vefat etmişti. Ba: bü'1-Ferec haricinde ikinci kez cenaze namazı kılınmış, sonra oradan alınarak Kasyım Mezarhğı'na götürülmüştü. Vefat ettiğinde sekseniki yaşını geçmiş, az da olsa hadis rivayet etmişti. Allah rahmet etsin.
Cemaziyelevvel ayının üçünde pazar günü Mısır diyarına çağrılmış olan Haleb'in Hanefî ve Hanbelî kadıları ile hatibi, Şeyh Şihabeddin el-Ezraî, Şeyh Zeyneddin el-Barinî ve bunların beraberindeki bir kaç kişi daha Mısır'a giderken Dımaşk'a uğradılar. Orada İkbaliye Medrese-si'ne indiler. Şafiî Kadilkudatı Kemaleddin eî-Mısrî de kendileriyle birlikteydi. Cemaziyelevvel ayının onunda cumartesi günü Dınıaşk'tan ayrılıp Mısır'a gitmek üzere yola koyuldular.
Perşembe günü kale naibi Emir Zeyneddin Zübale, büyük bir debdebe ve alayiş içersinde posta vasıtasıyla Mısır'dan Dımaşk'a geldi. İnsanlar yol ağzına kadar gidip ellerinde mumlarla kendisini karşıladılar.
O da Dârüzzeheb'e indi. İnsanlar yeniden kale naibliğine atanması nedeniyle yanına gidip selâm verdiler ve kendisini tebrik ettiler. Bu onun aynı göreve üçüncü kez atanmasıydı. Çeşitli zamanlarda bu görevde iken takdire şayan faaliyetlerde bulunmuş, bu görevini başarıyla yürütmüştü.
Cemaziyelevvel ayının yirmibirinde perşembe günü saltanat naibi, Şafiî ve Hanefî kadıları, Sir katibi ve ümera ile ayan tabakasına mensup kimselerden oluşan bir cemaat ile birlikte Emevî Camii'ndeki mahfelde namaz kıldı. Sultanın, her koyundan alınan harçların miktarını yarıya indirdiğine dair göndermiş olduğu mektubu saray kapısında okundu. Bunu duyanlar Veliyyü'1-Emre ve bu karan vermesine sebep olan kimselere çokça duâ ettiler.

