El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Şeyh Salih Ömer B. Seyyid

Şeyh, salih, abid, takvalı, zahid, önder, selef-i salihinin son temsili-cisi sonradan gelecek insanların önderi Ebu AbdiUah Muhammed b. Şeyh Salih Ömer b. Seyyid Kudve Nasik el-Kebir el-Arif Ebu Bekir b. Kavvam b. Ali b. …

Şeyh, salih, abid, takvalı, zahid, önder, selef-i salihinin son temsili-cisi sonradan gelecek insanların önderi Ebu AbdiUah Muhammed b. Şeyh Salih Ömer b. Seyyid Kudve Nasik el-Kebir el-Arif Ebu Bekir b. Kavvam b. Ali b. Kavvam el-Balisî. Hicretin 650. senesinde Balis'te doğdu. İbn Taberzed'in arkadaşlarından hadis dinledi. Güler yüzlü, davranışı güzel, âlicenab bir şeyhti. Herkesin yöneldiği bir insandı. Çok vakarlıydı. Üzerinde hayır ve ibadet siması vardı. Kazan savaşında Kazan han'la konuştuğu esnada Şeyh Takiyyüddin b. Teymiye'nin yanında bulunanlardandı. Şeyhü'l-İslâm Takiyyüddin İbn Teymiye'nin Kazan han'a söylediklerini, onun şecaat ve cesaretini, onun Kazan hanın tercümanına şu söyleyeceklerimi han'ımıza tercüme et" dediğini nakletmiş-tir. Şöyle ki:

"Sen Müslüman olduğunu iddia ediyorsun. Yanında müezzinler, kadı, imam ve şeyh var. Duyduğumuz kadarıyla sen böyle birisin. Ama buna rağmen ülkemize baskın yaptın. Sınırlarımızı çiğnedin. Ne diye bunu yaptın? Oysa baban ile deden Hülagu, kafirdiler. Yine de İslâm ülkesine hücum etmediler. Aksine njıiUetimizle muahede yaptılar. Sen muahede yaptın ama muahedeye riâyet etmedin. Verdiğin sözleri yerine getirmedin."

Şeyh Takiyyüddin İbn Teymiye ile Kazan han, Kutluşah ve Bolay arasında çok şeyler geçti. İbn Teymiye bütün bu işlerde Allah için hareket etmişti. Gerçeği söylemiş. Aziz ve Celil olan Allah'tan başka hiç kimseden korkmamıştı. Beraberinde bulunan heyete yemek verilmiş, İbn Teymiye dışında hepsi yemeği yemişler, îbn Teymiye'ye "Sen niçin ye-miyorsun?" diye sorduklarında şu cevabı vermişti:

"Nasıl yemeğinizi yiyebilirim ki! Hepsini Müslümanların davarla-nndan yağmalamışsınız. Bu yemeği Müslümanların kestiğiniz ağaçlarıyla pişirmişsiniz"

Bundan sonra Kazan han kendisinden dua talebinde bulunmuş, o da şu duayı yapmıştı: "Allahım eğer bu kulun Mahmud eğer senin kelimeni yüceltmek ve bütün dinin Allah için olmasını gerçekleştirmek aniacında ise kendisine yardım et. Onu destekle ve onu ülkeye ve kullaba hakim kıl ama eğer gösteriş ve nâm salmak ile dünyayı elde etmek, kendi ülküsünü yüceltmek, İslâmı alçaltmak, Müslümanları zelil kıl-k amacında ise kendisini yardımsız bırak sarsıntıya uğrat, tahrip et, ü kazı!" Bu duayı yaparken Kazan han da ellerini kaldırmış, amin . Bizler bu durumda öldürülmesinden ve vücudundan akan kanın elbisemize bulaşmasından korktuğumuz için elbiselerimizi eteklerimizi topluyorduk. Kazan hanın yanından çıktığımızda Kadüku-dat Necmeddin b. Saserî ve diğerleri İbn Teymiye'ye "Neredeyse kendini de bizi de öldürtecektin. Vallahi artık seninle arkadaşlık etmeyeceğiz" dediler. O da "Vallahi ben de sizinle arkadaşlık etmeyeceğim!" diye karşılık verdi. Biz bir grup olarak yola koyulduk kendisi ve bir grup arkadaşı geride kaldılar. Kazan hanın adamları olan emirler onu dinlediler ve yanına gelip duasını almak, bereketine nail olmak istiyorlardı. O Dımaşk yoluna koyulmuştu. Hepsi kendisine bakıyorlardı. Vallahi o Dımaşk'a maiyetindeki 300 süvari ile birlikte vasıl oldu. Ben de maiyetinde bulunanlardan biriydim. Kendisiyle arkadaşlık etmek istemeyenlere gelince yolda Tatarlardan bir grup onları yakalamış ve hepsini baştan sonra soymuştu.

Ben bu hikâyeyi bir cemaattan ve başkalarından da duydum.

Şeyh Muhammed b. Kavvam, safer ayının yirmiikisinde pazartesi gecesi Dımaşk'm Salihiye, Nasiriye ve Adiliye'nin batısında kendi adıyla tanınan tekkesinde vefat etti. Orada cenaze namazı kılındı ve oraya defnedildi. Cenazesine ve defnine büyük bir kalabalık iştirak etti. Defin merasiminde hazır bulunanlardan biri de Şeyh Takiyyüddin İbn Teymi-ye idi. Zira İbn Teymiye onu çok severdi. Şeyh Muhammed devletten ve başkalarından maaş almıyordu. Zaviyesine ödenek tahsis edilmemiş, vakıf bağlanmamıştı. Bu husus kendisine defalarca teklif edilmiş ama o asla kabul etmemişti. İnsanlar ziyaretine gelirlerdi. Kendisinde bir çok ilim ve faziletler vardı. Sağlam bir anlayışı vardı. Tam bir marifete sahipti. Akidesi ve niyeti güzeldi. Hadisi ve selefin sözlerini çok severdi. Çokça Kur'an okurdu. Yüce Allah'ı zikretmek için toplantılar düzenlerdi. İçinde sağlam haberler bulunan bir cüz tasnif etti. Allah ona rahmet etsin. Toprağını rahmet yağmurlarıyla ıslatsın. Amin.