Müslümanların imamı, alimi, allamesi ve müftüsüydü. Sadru'l-Kâmil lakabını taşırdı. Şeceresi şöyledir: Zeyneddin Ebü'l-Berekât b. Müncî b. Sadr İzzeddin Ebu Ömer Osman b. Esad b. Müncî b. Berekât b. Mütevekkil et-Tenuhî. Hanbelîlerin şeyhi ve alimi idi. Hicretin 631. senesinde doğdu. Hadis dinledi. Fıkıh öğrendi. Usul, fürû, Arapça, tefsir ve benzeri bir çok ilimde yükseldi. Mezhebin reisliği kendisine verildi. Usule dair eser tasnif etti. el-Mukanna'yı şerhetti. Tefsire dair talikleri vardır. Davranışı güzel, gidişatı hoş, dindar, alim, itibarlı, sağlam zihin-
ı, akidesi mazbut, münazarası faydalı bir kimse olup çokça sadaka ve-nrcü. Camiye devam eder, hep bu işle uğraşırdı. Nihayet şaban ayının
ordünde perşembe günü vefat etti. Kendisiyle birlikte zevcesi Ümm-ü
VLuhammed Sit Baha binti Sadreddin el-Hocendî de vefat etmişti. Cuma
£amazindan sonra Dımaşk Camii'nde cenaze namazları kılındı. İkisi
riıkte Kasyun'daki mezarlığa götürüldüler. Muzafferî Camii'nin şimalinde ravzanm alt tarafındaki aynı türbeye defnedildiler. Yüce Allah ikisine de rahmet etsin. Şeyh Zeyneddin b. Müncî, Kadilkudat Ala-eddin'in babasıdır. Mismariye Medresesi'nin hocasıydı. Vefatından sonra oraya oğulları Şerefüddin ile Alaeddin atanmışlardı. Kendisi Hanbe-liye Medresesi'nin de hocası idi. Vefatından sonra orada Şeyh Takiyyüd-din b. Teymiye müderris olarak görev yaptı. Nitekim önceki kısımlarda bu senenin olaylarım anlatırken bundan da bahsetmiştik.

