Şeyh, îmam, âlim, mezhep şeyhi, mezhebin meşhur âlimi, mezhep mensuplarına faydalı bilgiler veren, Şeyhü'l-İslâm, fırkaların müftüsü, Selef-i salihinin son temsilcisi olup şeceresi şöyledir: Burhaneddin Ebu İshak İbrahim b. Şeyh Allame Taceddin Ebu Muhammed Abdurrahman b. Şeyh, imam, kurrâ, müftü Burhaneddin Ebu İshak İbrahim b. Siba b. Ziya el-Fezarî. Mısırlıydı. Şafiî Mezhebine mensuptu. Hicretin 660. senesinin rebiyülevvel ayında doğdu. Hadis dinledi. Babasından ilim tahsil etti. Babasının ilim ve ders halkasında muidlik (kalfalık) yaptı. İlimde ilerledi. Akranlarının başına geçti. Kendi zamanında yaşayan mezhebinin dirayetli âlimlerinin fevkine çıktı. Mezhep dirayetinde, naklinde ve tahriratında çok ileri aşamalara vardı. Sonra babasının Baderaiye Medresesindeki müderrislik makamına geçti.
Emevî Camii'nde talebelere ders verdi. Müslümanlar kendisinden çok faydalandılar. Kendisine büyük makamlar teklif edildi, ama o kabul etmedi. Amcası Allame Şere-füddin'den sonra bir süre hatiplik yaptı, ama sonra bu görevi bırakıp Baderaiye Medresesine döndü. İbn Sasarf den sonra kendisine Şam kadil-kudathğı teklif edildi. Şam naibi bu görevi kabul etmesi için kendisiyle bizzat konuştu. Yardımcıları olan devlet erkânı da ısrarla onun bu görevi kabul etmesini istediler, ama o kabul etmedi ve kabul etmeyeceğini de kendilerine bildirdi. Bütün bu ısrarlara şiddetle direndi. Kendi işiyle ilgilendi. Zamanının değerini bildi. Vaktinin çoğunu gece gündüz ilim tahsil etmek, talebe okutmak ve ibadet etmekle geçirdi. Çokça kitap mütalaa etti. Hadis rivayetinde bulundu. Biz de kendisinden Sahih-i Müslim'i ve diğer hadis kitaplarını dinledik.
Mezkur medresede ders verirdi. et-Tenbih üzerine başka yerlerde bulunmayacak çok faydalı bilgiler içeren talikleri vardı. Usûlü fıkha dair İbn Hacib'in muhtasarına da talik yazmıştı. Bunlardan başka büyük tasnif eserleri de vardı. Kısaca diyeceğimiz şudur ki; Şafiî Mezhebinde, üstadlarımız arasında onun gibi büyük alim göremedik. Şekli güzel, heybetli, vakarlı, güzel huylu, cömert bir kimseydi. Çabucak öfkelenir ama sonra hemen sakinleşirdi. Talebelere çokça ihsanlarda bulunurdu. Mal biriktirmezdi. Maaşını, medresesinin ihtiyaçlarına sarfederdi. Hicretin 670. senesinden bu seneye kadar Baderaiye Medresesi'nde ders verdi. Bu sene cemaziyelevvel ayının yedisinde cuma sabahı mezkur medresede vefat etti. Cuma namazından sonra Emevî Camii'nde cenaze namazı kılındı. Cenaze merasimine büyük bir kalabalık iştirak etmişti.
Babasının, amcasının ve akrabalarının Babü's-Sağir'deki Mezarhğı'na defnedildi. Yüce Allah kendisine rahmet etsin .

