Ramazan ayının yirmi altısında cuma günü sultan, maiyetindeki çok kalabalık bir grupla birlikte gelip, kızının amcası Melik Eşref Halil b. Mansur Kalavun tarafından yaptırılmış olan sekiye oturdu. Emirler ve beldelerin naibleri, huzurunda yer almak ve elini öpmek için yanma geldiler. Haleb naibi ve Hama naibi Emir Alaeddin el-Mardanî de yanına gelenlerdendi. Emir Alaeddin elMardanî, o zaman Dımaşk naibliğine atanmış, atama fermanı Hama'da iken kendisine gönderilmişti. Ayın yirmiyedisinde cumartesi günü bu münasebetle Emir Alaeddin'e hil'at giydirildi. Hil'at giydirme merasimi üç kez tekrarlandı. O da sultanın elini öptü. Sağ yanında bineğine binmiş olarak merasim kıtasının önünden geçti. Şehir halkı da onu tebrike geldi. O esnada kale, Baydemir tarafindan tahkim edilmiş vaziyetteydi. Kendisi cuma gecesi oraya girdi. Beraberinde Mencük, İstedmür ve yardımcıları da vardı. Kaderin lisanı hâli ise Baydemir'e şöyle diyordu:
"Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile, ölüm size yetişecektir." (en-Nisâ, 78). Pazar günü kadilkudatlar toplanarak kendisiyle ufak tefek şartlar üzerinde barış antlaşması yapmaları için kalede bulunan Baydemir'e ve yakınlarının yanma gönderildiler ve safahatım anlatacağımız bazı görüşmelerde bulundular.

