Tahta Geçişi
Receb ayının onu ile yirmisi arasında Mısır'dan gelen posta, Dı-maşkhlara Sultan Melikü'n-Nasır Hasan b. Nasır b. Kalavun'un emirlerinin ihtilaf ve başkaldırısı neticesinde azledilip yerine kardeşi Meli-kü's-salih Selahaddin'in tahta geçirildiği haberini ulaştırdı. Yeni sultanın annesi Saliha idi. Saliha, uzun bir süre Şam naibliği yapan Melikü'l-Ümera Tengiz'in kızıdır. Melikü's-Salih Selahaddin tahta geçtiğinde ondört yaşındaydı. Emirler ona bey'at yemini yapmaya geldiler. Bu münasebetle şehirde sevinç davulları çalındı ve adet gereği şehir süslendi. Anlatıldığına göre Melikü'nNasır Hasan boğulmuş, İskenderiye'de bulunan Şeyhun Mencük ve benzeri emirler geri dönmüşler, Yelboğa'ya da haber salınarak o da Mısır'a getirilmişti. Bilindiği gibi Yelboğa, hac dönüşünde Kerek'te zindana atılmış, Mısır'a döndüğünde o da, Kerek'te zindanda bulunan Yemen hükümdarı Melikü'l-Mücahid de Kerek zindanmdan çıkarılarak Hicaz diyarına dönmüştü. Tutuklandığında sultanın tarafında bulunan İmrahor ile Mengliboğa el-Fahrî gibi emirlere gelince bunlar tutuklanarak İskenderiye'ye gönderildiler.
Receb ayının onyedisinde cuma günü Dımaşk Camii'nde Melikü's-Salih adına hutbe okundu. Adet üzere saltanat naibi, emirler ve kadılar ona dua etmek için Emevî Camii'nin maksuresinde hazır bulundular.
Receb ayının yirmisinden sonra saltanat naibi Seyfeddin Ayitmiş, Dımaşk naibliğinden azledilerek Mısır diyarına çağırıldı. O da perşembe günü Mısır yoluna koyuldu. Şaban ayının onbirinde pazartesi günü Haleb diyarının naibi olan Emir Seyfeddin Ergun el-Kâmilî Dımaşk'a geldi. Büyük bir debdebe ve alayişle gelişi esnasında emirler, önde gelen kimseler, görevli memurlar onu karşılamak için yola kadar çıktılar. Kimi onunla birlikte Haleb'e Hama'ya, Humus'a kadar gitti. O gün de , uzun zamanlardan beri misli görülmemiş acayip durumlar cereyan etti. Kararlı, şehametli, keskin iradeli bir kimse olduğundan ötürü insanlar onun göreve atanmasına sevindiler. Çünkü kendisinden önceki naib> gevşek ve otoritesi iayıf bir kimseydi. Seyfeddin Ergun, adet üzere Dârüssaâde Sarayına indi.
Cumartesi günü muazzam bir merasim ile saraydan çıktı. Uzun zamanlardan beri böylesine muazzam bir merasim görülmüş değildi. Ba-bü'1-Ferec taraflarına gittiğinde üç kadın ona Turhayın adındaki büyük bir emiri şikayet ettiler. O da Turhayın'ın atından indirilmesini emretti. Atından indirildi ve kadınlarla birlikte mahkemeye götürüldü.
Önceki senede olduğu gibi bu sene de Emevî Camii'nde kandil gecesi, kandillerin tamamının yakılma yasağı devam etti. Çünkü Sultan Nasır Hasan merhum böyle bir karar vermişti. Hayır sahipleri bu duruma çok sevindiler. Bu 300 seneden beri misli görülmemiş ve alışılmamış bir durumdu. Hamd ve minnet Allah'adır. _
Aynı gün ve bir sonraki günde şehirde naibin şu duyurusu yapıldı:
"Bir askerin sarhoş olduğunu gören kişi onu atından indirip üniformasını üzerinden çıkarıp alsın bu durumdaki bir askeri Dârüssaâde Sarayına getirene o askerin ekmeği verilir."
İnsanlar bu duyuru sebebiyle sevindiler. İçkicileri ve sarhoşları sıkıştırdılar. Zorluklar kolaylaştı, ekmek ucuzladı, et de daha önce bir rıt-lı dört dirheme satılmaktayken artık ikibuçuk dirheme hatta daha ucuza satılır oldu. Naibin heybeti yüzünden yaşamla ilgili işler yoluna girip her şey kolaylaştı. Güzel nâmı yayıldı, insanlar arasında adaleti, iyi niyeti, sağlam anlayışı, adalet ve idrâkinin güçlü oluşu sebebiyle güzel bir şekilde anılır oldu.
Daha önce Suğd naibi iken isyan eden, İskenderiye'de tutuklanan ve bu sultanın iktidarı zamanında zindandan çıkarılıp Hama naibliğine atanan Emir Ahmed b. Şaddüşşeraphane, şaban ayının onsekizinde pazartesi günü Hama'ya gitmekteyken Dırnaşk'a uğradı. Dımaşk'm naibi ile birlikte merasim kıtasının önünde ve naibin sağ tarafında yürüdü. Onun hizmetine girmiş olarak Dârüssaâde Sarayına kadar önünde iki adamıyla birlikte yürüdü.
Şaban ayının yirmibirinde perşembe günü Emir Seyfeddin Yelbo-ğa, Haleb naibliğîne atanmış olup Haleb'e gitmekteyken Dımaşk'a uğradı. Daha Önce kendisi Mısır diyarında naib iken Hicaz'a hac için gittiğinde tutuklanmış ve Kerek'e hapsedilmişti. İşte bu, sultanın zamanında hapisten çıkarılıp Haleb'e naib olarak atanmıştı. Dımaşk'a gelişinde saltanat naibi tarafından karşılandı ve Dârüssaâde Sarayında misafir edildi. Otağı da Vat'ay-ı Berze'ye kuruldu. Meydan-ı Ahdar'da da kendisi için bir çadır kurulmuştu.

