Şevval ayının yedisinde cuma günü sultan, askerleriyle birlikte cuma namazını Emevî Camii'nde kılmak üzere Ablak Sarayından çıktı. Babü'n-Nasır'a vardığında bütün askerler bineklerinden inerek önünde yaya yürümeye başladılar. Çok çamurlu ve soğuk bir kış günüydü. Sultan, Emevî Camii'nde Mushaf-ı Osmanî'nin yanındaki Maksure'de namazını kıldı. Birinci safta onun yânında başka kimse yoktu. Aksine bütün emirler ardında saf tutmuşlardı. Hatibin hutbesini dinledi. Namaz kılındıktan sonra vakıfların öşürlerinin ısrbtst kılındığına dair bir fsr-man ©kundu. Yani böylte© bu öşür kaldırılmış öldü, Sultan da btrabt-rind©kü©rl© birlikte labüîn=Naıır'dan Dimaşk sihrinin dışına çıktı. Askiriir d© bia©kl©rin§ binine© srtık muzaffer â§k©rl§riyl§ birlikte K©s= vt'yi doğru yenildi, S©lam©t v© bir afıyitk yela keyulduî&r. Sult&n Bımaşk'tan ayrıldığında Dımaşk'ta saltanat naibi jroktu. Yalnız naibin dönüşüne kadar orada vekâleten Emir Bedreddin/b. Hatir, işleri yürütüyordu. Nihayet sultanın salimen Mısır'a ulaştığına zilkade ayının sonlarında oraya büyük bir debdebe ve alayişle girdiğine dair haber geldi. Mısır'a girdiği gün, mahşeri bir günü andırıyordu. Emirlerin tamamına mTat giydirmiş, bu arada Emir Alaeddin el-Mardanî de Şam naib-liği hil'atini giymişti. Emir Alaeddin b. Zenbur tutuklanmış, vezirliğe de Sahip Muvaffakü'd-Din atanmıştı.
Zilhicce ayının beşinde cumartesi günü sabahleyin Emir Alaeddin Ali el-Camdar, Mısır'dan Dımaşk'a geldi. Büyük bir debdebe ve alayişle şehre girdi. Dımaşk'a naib olarak atanmıştı. Önünde adet üzere emirler yürümekteydiler. Bahadır As'm türbesinin yanında durdu. Bütün askerler önünde resmi geçit yaptılar. Askerlerle birlikte Dârüssaâde Sarayına gitti. Önceki naiblerin adetine uygun olarak oraya indi. Cenâb-ı Allah onu Müslümanlar için mübarek bir.yüz kılsın.
Zilhicce ayının onüçünde cumartesi günü sultanın deveddarı Emir İzzeddin Moğoltay, Mısır'dan Dımaşk'a geldi, ve Ablak Sarayına indi. Askerleri Yelboğa ve adamlarının üzerine salmak amacıyla Haleb'e gitmek niyetindeydi.
Bu konuda anlatacağımız burada sona ermektedir. Doğrusunu yüce Allah daha iyi bilir.

