El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Beyt-Î Makdis'in Yeniden İmar Edilmesi Ve İsraîloğullarının Toplanıp Bir Araya Gelmesi

Cenâb-ı Allah, herşeyi apaçık bildiren kitabında şöyle buyurmaktadır; «Yahut şu kimse gibisini (görmedin mi) ki, duvarları, çatıları üstüne yığılmış (alt üst olmuş) ıssız bir kasabaya uğramıştı: "Allah, bunu böyle …

Cenâb-ı Allah, herşeyi apaçık bildiren kitabında şöyle buyurmaktadır; «Yahut şu kimse gibisini (görmedin mi) ki, duvarları, çatıları üstüne yığılmış (alt üst olmuş) ıssız bir kasabaya uğramıştı: "Allah, bunu böyle Öldükten sonra nasıl diriltecek?" demişti. Allah da kendisini yüz sene Öldürüp sonra diriltti. "Ne kadar kaldın?" dedi. "Birgün, ya da bir günün birazı kadar kaldım." dedi (Allah), "Hayır, dedi, yüz yıl kaldın. 'Yiyecek ve içeceğine bak, bozulmamış. Eşeğine bak, seni insanlar için (kudretimize) bir işaret kılalım diye (bunları böyle yaptık). Kemiklere bak, nasıl onları birbiri üstüne koyuyor, sonra onlara et giydiriyoruz!" Bu işler ona açıkça belli olunca: "Biliyorum, Allah herşeye kadirdir." dedi.» (ei-Bakara, 259.)

Hişam b. Kelbî der ki: Sonra Cenâb-ı Allah, Ermiya peygambere şöyle vahyetti: «Ben, Beyt-i Makdis'i onaracağım, gidip oraya yerleş.»

Bunun üzerine Ermiya çıkıp Beyt-i Makdis'e (Mescid-i Aksa'ya) gitti. Orası, harap vaziyetteydi. Kendi kendine şöyle dedi: "Sübhanallah! Rabbim, bana bu beldeye yerleşmemi emretti ve burayı onaracağını bana bildirdi. Bunu ne zaman onaracaktır? Öldükten sonra bu beldeyi ne zaman canlandıracaktır?!"

Sonra başını koyup uyudu. Yanında eşeği ve bir sepet yiyeceği vardı. Uykusunda yetmiş sene kaldı. Sonra Buhtunnasr adındaki hükümdar helak oldu. Onun fevkindeki Lehrasip adındaki hükümdar da helak oldu. Onun hakimiyeti 120 sene devam etmişti. Ondan sonra oğlu Beş-tasib'de hüküm sürmüştü. Onun hakimiyeti zamanında Buhtunnasr vefat etmişti. Aldığı habere göre Şam beldeleri harabeye dönüşmüş, Filistin toprağında canavarlar çoğalmış ve orada bir tek insan dahi kalmamıştı. Babü'de yaşamakta olan İsraillilere seslenerek; dileyen kimsenin Şam'a dönebileceğini bildirmişti. Davud ailesinden bir adamı da onların başına hükümdar olarak bırakmıştı. Ona, Kudüs'ü ve oradaki Mescid-i Aksa'yı imar etmesini emretmişti. Böylece îsrailoğullan Kudüs'e dönerek orayı imar ettiler. İmarından sonra Cenâb-ı Allah, Ermiya peygamberin gözlerini açtı. Şehrin nasıl yeniden kurulduğunu ve onarıldığını görüp temaşa eyledi. Bu vaziyette iken de otuzyıl daha uykuda kaldı. Nihayet yüzseneyi tamamlamış oldu. Sonra Cenâb-ı Allah, onu tekrar diriltti. O sadece kısa bir süre uyuduğunu zannediyordu. Ve uyumadan önce şehrin harap vaziyette olduğunu hatırlıyordu. Uyandığında şehrin insanlarla dolup taştığını ve ma'mur vaziyette olduğunu gördü ve: "Bilirim ki, Allah herşeye kadirdir." dedi.

îsrailoğullan, Kudüs'te bir süre yaşadılar. Cenâb-ı Allah, onları eski hallerine kavuşturdu. Tavâif-i Mülûk zamanında Rumların baskınlarına lîğrayıncaya kadar bu halde kaldılar. Sonra Hıristiyanların saldırısı neticesinde mağlup olunca ne bir toplulukları, ne de hükümdarları kaldı.

İbn Cerir'in anlattığına göre Lehrasip adlı adil bir hükümdar vardı. Memleketini iyi yönetiyordu. İnsanlarla beldeler, hükümdarlarla kumandanlar ona itaat etmişlerdi. Şehirleri, nehirleri ve kaleleri imar etme hususunda sağlam bir görüşe sahipti. Yüz küsur sene yönetimde kaldıktan sonra memleketi idare etmekten aciz oldu. Bu nedenle de tahttan, oğlu Beştasip adına feragat etti. Onun zamanında Mecusilik dini ortaya çıkmıştı. Şöyle ki: Zerdüşt adındaki bir adam, Ermiya peygamberle arkadaşlık etmişti. Fakat Ermiya'yı kızdırmıştı. Bunun üzerine Ermiya ona beddua etmiş, o da alacalık hastalığına müptela olmuştu. Gidip Azerbaycan toprağına yerleşerek Beştasib'e arkadaşlık etti. Kendi kafasından uydurduğu Mecusiliği ona empoze etmeye çalıştı. Beştasip de bu dini kabul etti. Tebaasını bu dine girmeye zorladı. Bu dine girmek istemeyen halkının çoğunu öldürdü. Beştasip'den sonra Beli-men b. Beştasip tahta oturdu. O, Farslarm meşhur hükümdarlarından ve adı sanı dillere destan olan kahramanlanndandır. Buhtunnasr, bu üç hükümdar zamanında naiblik yapmıştır. Uzun süre yaşamıştır. Allah onu kahretsin. Hülasa, İbn Cerir'in anlattığına göre o beldeye uğrayan zat, Ermiya peygamberdir. Doğrusunu Allah bilir.