Göğe yükseltilmesinden sonra İsa peygamberin ashabı arasında İbn Abbas ile diğer selef imamlarının da söyledikleri gibi ihtilaflar zuhur etmiştir. Nitekim biz bu ihtilaflardan şu ayet-i kerimenin tefsirini yaparken bahsetmiştik:
«Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.» (cs-Safr, 14.)
İbn Abbas ile diğerlerinin nakillerine göre göğe yükseltilmesinden sonra İsa'nın ashabı şu görüşleri ileri sürerek ihtilafa düştüler: Onlardan bazısı: "Aramızda Al lalı'in kulu ve elçisi vardı, fakat göğe yükseltildi." dediler. Bazısı da onun Allah olduğunu söylediler. Diğer bazıları da Allah'ın oğlu olduğunu söylediler. Oysaki birinci görüş, gerçek olan görüştü. Son iki görüş ise, büyük bir küfürden başka bir şey değildi. Nitekim Cenâb-ı Allah buyurmuş İd: «Kendi aralarından hizipler (çeşitli görüşteki insan toplulukları), ayrılığa düştüler. Artık büyük bir günü görmekten ötürü vay kafirlerin haline!» (Meryem, 37.)
Bunlar, İndilerinde, dört rivayete göre fazlalık, noksanlık, tahrif ve tebdile uğramış vaziyette nakledilmesi hususunda da görüş ayrılığına düşmüşlerdi.
İsa peygamberin göğe yükseltilmesinden 300 sene sonra büyük bir olay meydana geldi. Dört patrikle papazların, rahiplerin, keşişlerin tamamı zapta gelmeyecek çeşitli iddialar ortaya atarak ihtilafa düştüler. Kostaııtiniyye şehrinin kurucusu Kral Kostantin'in hakemliğine müracaat ettiler. Kralm kurduğu konsül, neticede bu görüşleri bir araya getirerek tek görüş üzerinde ittifak etti. Bu konsüle katılanlara ve bunlara uyanlara Melikiye adı verildi. Bunlara uymayanlar din dışı ilan edildiler. İsa peygamberin, Allah'ın kullarından biri ve elçilerinden bir elçi olduğuna inanan Abdullah b. Eryos'a tâbi olan fırka, hak üzerinde kaldı. Çöllerde ve badİyelerde yaşayarak kiliseler, manastırlar inşa ettiler. Az bir geçimle kanaat ettiler. Kralların şanına yaraşır büyük ve muazzam kiliseleri inşa eden gruplarla bir arada yaşamadılar. Yunanlıların kurdukları binalara yöneldiler. Bunların mihraplarını doğuya çevirdiler. Daha önce bu mihraplar kuzeye bakıyordu.

