El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Meşhur kavle göre Üzeyir, İsrailoğullarınm peygamberlerinden biridir. O, Davud ve Süleymanla Zekeriyya ve Yahya arasında gelmiştir. Zamanında kendisinden başka îsrailoğullan arasında Tevrat'ı ezbere bilen kimse …

Meşhur kavle göre Üzeyir, İsrailoğullarınm peygamberlerinden biridir. O, Davud ve Süleymanla Zekeriyya ve Yahya arasında gelmiştir. Zamanında kendisinden başka îsrailoğullan arasında Tevrat'ı ezbere bilen kimse kalmamıştı. Tevrat'ı o, îsrailoğullanna yeniden yazdı. Nitekim Vehb b. Münebbih de şöyle der: Cenâb-ı Allah, bir meleğe emir verdi. Melek de nurdan bilgilerle inerek bu bilgileri Üzeyir'in kalbine attı. O da, Tevrat'ı harfi harfine yeniden yazdı ve tamamladı.

İbn Asakir'in, îbn Abbas'dan rivayet ettiğine göre o, Abdullah b. Selama «Yahudiler, Üzeyir, Allah'ın oğludur, dediler» (et-Tevbe, 30.) ayet-i kerimesini kasdederek Yahudilerin niçin böyle söylediklerini sormuş, îbn Selam da ona, Üzeyir'in Tevrat'ı ezberine dayanarak yeniden îsrailoğullan için yazmış olduğunu ve îsrailoğullannm da: "Musa, Tevrat'ı ancak bir kitap halinde bize getirebildi. Üzeyir ise, ortada herhangi bir kitap olmaksızın Tevrat'ı bize getirdi." dedikleri için Üzeyir'i, Allah'ın oğlu olarak kabul etmiş olduklarını söylemiştir. Onlardan bazıları, Üzeyir'in, Allah'ın oğlu olduğunu söylemişlerdir. Bu nedenle âlimlerin bir çoğu, Tevrat'ın, Üzeyir zamanında inkitaa uğradığını ifade etmişlerdir. Bu söz üzerinde gerçekten durmak gerekir. Çünkü Üzeyir, Ata b. Ebi Rebah ile Hasan Basrî'nin dedikleri gibi peygamber değildir. İshak b. Bişr'in, Ata b. Ebi Rebah'dan rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir: Fetret döneminde dokuz önemli olay meydana gelmiştir: Buhtunnasr, San'a Bahçesi, Saba Bahçesi, Hendek ahalisi, Hasuro olayı, Ashab-ı Kehf olayı, Fil vak'ası, Antakya şehri ve Tübbahlarm durumu.

İshak b. Bişr, Hasan'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Üzeyir ile Buhtunnasr hadiseleri fetret döneminde vukua gelmiştir."

Ayrıca sahih hadiste sabit olduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:

«İnsanlar arasında Meryem'in oğluna en yakın olanı benim. Çünkü benimle onun arasında peygamber geçmemiştir.»

Vehb b. Münebbih dedi ki: Üzeyir, Süleyman ile İsa peygamber arasında yaşamıştır.

îbn AsaMr'in, Enes b. Malik ile Ata b. Saib'den yaptığı rivayete göre Üzeyir, îmran oğlu Musa peygamber zamanında yaşamıştır. Musa'dan izin istemiş, ama o Üzeyir'e izin vermemiştir. Yani kader hakkında soru sorduğu zaman Musa ondan yüz çevirmiş ve o da şöyle demişti: Yüz defa ölmek, bir saatlik zilletten daha kolaydır. Üzeyir'in bu sözüne benzer manada bazı şairler şöyle demişlerdir:

"Hür kimse, kılıçlara karşı sabredebilir. Ama zulme karşı sabredemez. Misafiri ağırlamaktan aciz olduğunda, Ölümü elbetteki tercih ederler.

İbn Asakir'in, İbn Abbas'dan rivayet ettiğine göre Üzeyir, kader hakkında soru sorduğu için adı, peygamberler listesinden silinmiştir.

Zannedersem bu, israiliyattan alınma bir hikayedir.

Abdürrezzak ile Kuteybe b. Said, Nevfel-Bekalî'den rivayet ederek dediler İd: Üzeyir, Rabbine dua ederken şöyle demişti: "Ey Rabbim! Bazı yaratıklar yaratıyorsun, dilediğini saptırıyor, dilediğini de hidayete er-diriyorsun!"

Kendisine, "Bu gibi sözleri söylemekten vazgeç." denildi. Fakat o, bu sözünü yine tekrarladı. Kendisine denildi ki: "Ya bu sözleri söylemekten vazgeçersin ya da senin adını peygamberler listesinden silerim. Ben, yaptığım işlerden sorumlu tutulmam, onlar sorguya çekilirler."

Bu da, onu bu sözleri yeniden söylemesi halinde isminin peygamberler listesinden silineceğine dair tehdidin gerçekleştiğini göstermektedir.

Tirmizî dışındaki Kütüb-ü Sitte sahipleri, Ebu Hüreyre'den rivayet ederek Rasûlullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğunu söylemişlerdir:

«Peygamberlerden bir peygamber bir ağacın altına oturdu. Onu bir karınca ısırdı. Karıncanın Öldürülerek yere gömülmesini emretti. Yerin altından tekrar çıkınca bu defa ateşle yakılmasını emretti. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah ona şöyle vahyetti: "Bir karıncayı mı.cezalandırıyorsun?!"»

Mücahid'den gelen bir rivayete göre bu peygamber, Üzeyir'dir. İbn Abbas ile Hasan Basrî'den gelen bir rivayete göre de bu peygamber Üzeyir'dir. Doğrusunu Allah bilir.