El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hz. Peygamberin Doğduğu Gece Meydana Gelen Olaylar

"Hevatifü'1-Cann" babında da anlattığımız gibi Hz. Peygamber'in doğum gecesinde putlar, yerlerinden sarsılıp yüz üstü yere düşmüşlerdi. Habeş (kralı) Necaşi, bazı olağanüstü durumlar müşahede etmiş, Hz. Peygamber'in …

"Hevatifü'1-Cann" babında da anlattığımız gibi Hz. Peygamber'in doğum gecesinde putlar, yerlerinden sarsılıp yüz üstü yere düşmüşlerdi. Habeş (kralı) Necaşi, bazı olağanüstü durumlar müşahede etmiş, Hz. Peygamber'in doğumuyla birlikte bir nur zuhur ederek Şam saraylarını onlara göstermiş, Hz. Peygamber'in kendisi de başım semaya dikerek diz üstü yere çökmüş gibi bir vaziyette doğmuş, üzerine kapatılan çömlek ikiye bölünmüş, doğduğu evde bir nur görülmüş, göklerdeki yıldızlar o eve yaklaşmış ve benzeri diğer bazı harika olaylar görülmüştü.

Süheylî'nin Bakiyy b. Mahled el-Hafız'm tefsirinden naklettiğine göre iblis; lanetlenip Cennet'ten kovulduğunda, yeryüzüne indirildiğinde, Rasûlullah (s.a.v.)'m doğumu anında ve Fatiha sûresi nazil olduğunda olmak üzere dört kez inleyip feryad etmiştir.

Muhammed b. İshak, Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Yahudi'nin biri, Mekke'ye yerleşip orada ticaret yapmaya başlamıştı. Hz. Peygamberin doğduğu gece Kureyş meclisinde, "Ey Kureyşliler! Bu gece doğan bir çocuğunuz oldu mu?"diye sormuş, onlar da, "Vallahi bilmiyoruz.1' deyince, Yahudi şu karşılığı vermiş: "Allahü Ekber. Eğer böyle bir şey olmadıysa mesele yok. Bana bakın,söyleyeceklerimi kafanıza iyice yerleştirin. Bu gece doğan çocuk, bu son ümmetin peygamberi olacaktır. İki omuzu arasında, at yelesi gibi peşpeşe tüyleri olan bir alamet vardır. İki gece süt emmeyecektir. Çünkü cinlerden bir ifrit, parmağını onun ağzına koyup süt emmesini engelleyecektir."

Yahudi'nin bu sözleri karşısında hayrete düşen Kureyşliler, toplantı yerinden dağılıp evlerine gittiklerinde herkes, söylenenleri ailesine anlattı. Dediler ki; Abdülmuttalib oğlu Abdullah'ın bir oğlu dünyaya geldi, adım da Muhammed koydular. Sonra birbirleriyle karşılaşan Kureyşliler; "Yahudi'nin söylediklerini duydunuz mu? Sözünü ettiği çocuğun doğumunu haber aldınız mı?" diye birbirlerine sorular yönelttiler. Koşup Yahudi'nin yanma vardılar, Hz. Peygamber'in doğum haberini verdiler. O da; "Gelin, beraberce bebeğin yanma gidelim de onu görelim." dedi. Onunla birlikte Amine'nin odasına girip kendisine; "Oğlunu bize göster bakalım." dediler. Bebeği getirip onlara teslim etti.Sırtım açtılar, omuzları arasındaki alameti gördüler. Yahudi, bayılıp düştü. Ayılmca, ona: "Yazıklar olsun sana, neyin var?" diye sordular. O da şöyle dedi: "Vallahi peygamberlik, İsrail oğullarının elinden çıktı artık. Buna sevindiniz değil mi ey Kureyşliler? Allah'a andolsun ki, o size öyle bir zor verecek ve öyle bir güce erişecek ki, haberi, doğudan ve batıdan çıkacaktır." .

Muhammed b. İshak, Hassan b. Sabit'in şöyle dediğim rivayet eder: "Ben, yedi veya sekiz yaşlarında yetişkin bir çocuktum. Görüp duyduklarımı anlayabilecek durumdaydım. Bir sabah Yahudi'nin biri, Medine'de yüksek bir sesle, "Ey Yahudi topluluğu!" diye bağırmaya başladı. Halk etrafına toplandı. (Söylenenleri ben de dinliyordum). Ona; "Neyin var?" diye sordular. O da dedi ki: "Bu gece doğan Ahmed'in, yıldızı doğdu."

"Delailü'n-Nübüvve" adlı kitabında Hanz Ebu Nuaym, Ebu Said'in şöyle dediğini rivayet etti: Babam Malik b. Sinan diyordu ki; "Savaşa son verdiğimiz bir barış dönemindeyken bir gün, kendileriyle sohbet etmek için Abdüleşhel oğullarının yanma gittim. Yahudi Yuşa'nm şöyle dediğini duydum: "Ahmed adında, Harem'den çıkacak bir peygamberin ortaya çıkma zamanı geldi. "Halife b. Salebe el-Eşhelî, alay edercesine, "Onun özellikleri nelerdir?" diye sorunca Yuşa' dedi ki: "Öyle bir insandır ki; boyu ne uzun, ne de kısadır. Gözlerinde kızarıklık vardır. İnce kadifeden bir çeşit örtüye bürünür, merkebe biner, kılıcı omuzunun üzerindedir ve buraya da (Medine'ye) hicret edecektir."

Malik b. Sinan, sözüne devamla diyor ki:

Bu sohbetten sonra ben, kendi kabilem olan Hudra oğullarının yanına döndüm. O gün ben, Yahudi Yuşa'nm söylediklerine şaşmıştım. Bir de baktım ki bizim kabileden biri şöyle diyor: "Bunu sadece Yuşa mı söylüyor, sanıyorsun? Medineli bütün Yahudiler böyle diyorlar!"

Hudra oğullarının yanından ayrılıp Kurayza oğulları kabilesine gittim. Orada bir gruba rastladım. Hz. Peygamber'den bahis açıldı. Orada bulunan Zübeyr b. Bata şöyle dedi: "Sadece bir peygamber ortaya çıkacağı zaman doğan kızıl yıldız doğdu. Sadece Ahmed adındaki peygamberin gelişi bekleniyor. Buraya da (Medine'ye) hicret edecektir."

Ebu Said dedi ki: "Hz. Peygamber Medine'ye geldiğinde, Zübeyr'in söylediklerini babam ona anlattı. Hz. Peygamber dedi ki: "Zübeyr Müslüman olsaydı, onun akrabaları olan Yahudi reisleri de Müslüman olurlardı. Onlar, hep ona tabi idiler."

Ebu Nuaym, Zeyd b. Sabit'in şöyle dediğini rivayet etti: "Beni Ku-rayza ve Beni Nadir Yahudi kabilelerinin bilginleri, Hz. Peygamberin evsafından bahsederlerdi. Kızıl yıldız doğduğunu, Rasûlullah'ın peygamber olduğunu, ondan sonra artık peygamber gelmeyeceğini, adının Ahmed olduğunu, Medine'ye hicret edeceğini söylediler. Hz. Peygamber, Medine'ye gelince kıskanıp peygamberliğini inkar ettiler."

Ebu Nuaym ile Muhammed b. Hibban, Zeyd b. Anar b. Nüfeyl'in şöyle dediğini rivayet eder: Yahudi bilginlerinden biri, bana dedi ki: "Senin beldende bir peygamber ortaya çıktı veya çakacak. Çünkü onun yıldızı doğdu. Geri dön de onu tasdik et ve ona uy."

9.Bölüm