Hadr şehrinin valisi, Satıron idi. Daha önce de belirtildiği gibi o, Tavâif-i Mülûk beylerinin başında gelmekteydi. Yunanlı İskender b. Fi-lip el-Makedonî (Makedonyalı) zamanında yaşamıştır. Satıron, kendi memleketini idare etmekteyken Dârâ b. Dârâ, Fars hükümdarını mağ-lub etmiş, ülkesini harabeye döndürmüş, halkının mallannı yağmalamış, ekin ve ürünlerine el koymuş, hülasa, Farslan darmadağın etmişti. Bir daha toparlanmalarına ve işlerini düzene koymalarına fırsat vermemeye karar vermişti.
Gerek Arap, gerekse Arap olmayan her beldedeki halkın başına bir emîr tayin etti. Her emîr kendi hakimiyeti altındaki yerleri koruma-ya,topraklanm işletmeye devam etti. Ölen emirlerin yerlerine oğullan veya kavimleri içindeki adamlardan biri geçiyordu. Bu durum, beş yüz yıla yakın bir zaman böylece devam etti.
Nihayet Fars hükümdarlığı tahtına Erdeşir b. Babek b. Sasan b. Behmen b. İsfendiyar b. Yeştasib b. Lehrasib geçti. Erdeşir, devleti eski haline getirdi. Hakimiyeti, tamamen eline geçirdi. Tavâif-i Mülûk beylerinin hakimiyetine son verdi. Eski ve yeni hiçbir beyi ortada bırakmadı. Yalnız Tavâif-i Mülûk beylerinden Satıron'un Hadr şehri direndi, orayı ele geçiremedi. Satıron, o beylerin en büyüğü, en güçlüsü, en ulusu olup reisleri ve önde gelenleri idi. Erdeşir öldükten sonra oğlu Sabur, Sa-tıron'a karşı taarruza geçti, Hadr kalesini kuşattı, nihayet ele geçirdi. Nitekim bunu daha önce de anlatmıştık. Doğrusunu yüce Allah bilir.

