El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

A'şa B. Kaysın Hîkayesi

İbn Hişam, Hallad b. Kurra b. Halid ve diğerleri vasıtasıyla ilim ehlinden şöyle bir rivayette bulunur: A'şa b. Kays b. Salebe b. Ukabe b. Sa'b b. Ali b. Bekir b. Vail, İslâm'a girmek maksadıyla Rasûlullah (s.a.v.)'ın …

İbn Hişam, Hallad b. Kurra b. Halid ve diğerleri vasıtasıyla ilim ehlinden şöyle bir rivayette bulunur: A'şa b. Kays b. Salebe b. Ukabe b. Sa'b b. Ali b. Bekir b. Vail, İslâm'a girmek maksadıyla Rasûlullah (s.a.v.)'ın yanma gitti. Onu methederek şu şiiri okudu:

"Ey gözleri ağrıyan kişi! Geceleyin gözlerin yumulmadı mı? Işınlan uykusuz kimse gibi mi geceledin? Bu, kadınlara olan aşktan dolayı değildir. Bu, ancak bir gün önce Mehdet adlı kadınla sohbet etmeyi, Unutmuş olmandan ötürüdür. Ama ben, zamanın hain olduğunu görüyorum. Avuçlarım düzelince, yine bozuluyor. Yaşlıyken de gençkende serveti yitirdim. Allah Allah, bu zaman nasıl geçip gidiyor! Çocuk iken de, tüysüz delikanlı iken de, ergen iken de, İhtiyar iken de, hep mal talep ettim.

Uzeyr ile serhad şehirleri arasında alaca renkli hızlı develeri, . Koşturarak mal elde etmek için gayret sarfettim. Ey benden soran kimse, nereye gitmek istiyor. Yesrib ehli hakkında, onun için randevu vardır. Benden dilerse de bilesin ki sen. Giderken A'şa'yı çevreleyen dilenciler vardır. Ayaklarıyla koştu, sonra ellerini süratten yana çevirdi. Yürürken hiç tökezlenmedi, yavaşlamadı.

Öğleyin güneş tepede iken yürüdüğünde, uzun ayaklı bir karınca vardır.

Sanırsın İd güneşe doğru dönen kurtçuk gibi başını çevirmiştir. Muhammed'e ulaşıncaya kadar ne zayıflıktan,

Ne çıplaklıktan, ona merhamet etmemeye and içtim. Haşim oğlunun kapısına çöktüğünde, Gider ve onun lütfundan cömertlik görürsün. Öyle bir peygamber ki, görmediklerini görür. Ömrüme yemin olsun İd, onun şanı, alçak ve yüksek her yere ulaşmıştır.

Onun bağışlarının sonu gelmez. Bir gün var, diğer gün yok denmez.

Onun bugün verdikleri, yarın vereceklerine engel olmaz.

Görüyorum ki, Muhammed'in tavsiyesine kulak vermiyorsun.

O, Allah'ın peygamberidir, vasiyette bulundu, şahid oldu.

Takva azığıyla bu dünyadan göçmediğin takdirde.

Ölüm sonrasında azık verecek kiminle karşılaşırsın?

Onun gibi biri olmadığına pişman olursun.

Onun hazırlık yaptığı iş için, hazırlık yapmadığından dolayı,

Sakın, ölü hayvanlara yaklaşma sen.

Damar kesmek için, keskin mızrak alma sen.

Dikili putlara ibadet etme sen.

Putlara kulluk etme, Allah'a kulluk et.

Hür bir kadına yaklaşma ki, onunla yatmak.

Sana haramdır, ya nikahla ya da rahip gibi uzak dur.

Yakın arkabayla bağlarını koparma,

Onu cezalandırma, bağlı esire de zulmetme,

Sabah akşam Allah'ı teşbih et.

Şeytanı Övme, Allah'a hamd et.

Sıkıntıdaki fakiri alaya alma.

Malın da insan için ebedi olduğunu sanma."

İbn Hişam dedi ki: A'şa b, Kays, Mekke'ye geldiğinde veya Mekke yakınlarına vardığında Kureyşli bazı müşrikler onun yanına gelerek niçin geldiğini sordular. O da Müslüman olmak maksadıyla Rasûlullah'a geldiğini söyledi. Bu defa ona şöyle dediler:

- Ey Eba Basir! Muhammed zinayı haram kılıyor.

- Allah'a yemin ederim ki, benim zina ile işim yok.

- Ey Eba Basir! O içkiyi haram kılıyor.

- Ama içkiye gelince, Allah'a yemin ederim ki benim onda eğlencem vardır. Ben, tekrar memleketime dönecek, bir yıl boyunca kana kana içki içecek, sonrada gelip Müslüman olacağım, dedi.

Memleketine geri döndü. O sene öldü. Artık Hz. Peygamber'in yanına gelemedi.

İçki, Medine'de Nadir oğulları vakıasından sonra haram kılınmıştır. Niteldm bununla ilgili açıklama ileride gelecektir. Kuvvetli rivayete göre A'şa'mn, İslâm'a girmek maksadıyla gelişi, hicretten sonra olmuştur. Şiirinde buna delalet eden kısımlar da bulunmaktadır.

«Ey benden soran nereye gitmek istiyor? Doğrusu Yesribliler için onda randevu vardır.»

Aslında îbn Hişam'm bu kıssayı, hicret sonrası hadiseler arasında zikretmesi daha münasip olurdu. Burada anlatmaması gerekirdi. Doğrusunu Allah bilir.

Süheylî dedi ki: Bu, İbn Hişam'm ve onun yolunda yürüyen siyerci-lerin bir hatasıdır. Çünkü insanlar, içkinin Uhud savaşından sonra Medine'de haram kılındığı hususunda görüş birliği etmişlerdir.

Müslüman olmak için Mekke'ye geldiğinde A'şa b. Kays'a, İslâm'a girmemesi teklifinde bulunan kişinin Ebu Cehil b. Hişam olduğu söylenmiştir. Ebu Cehil, Utbe b. Rebia'nın evinde iken A'şa ile bu konuda konuşmuştur. Ebu Ubeyde'nin anlattığına göre A'şa'yı geri döndürmeye çalışan adam, Amir b. Tufeyl'dir. Amir, Kays beldesinde onunla karşılaşmıştı. O esnada A'şa da Rasûlullah'm yanma gelmekteydi. A'şa'mn: «Memleketime dönüp bir yıl boyunca, kana kana içki içtikten sonra gelip Rasûlullah'm yanma varacak ve Müslüman olacağım.» demiş olması, onu kafirlikten kurtarmaz. Bu hususta ihtilaf yoktur. Doğrusunu Allah bilir.

Bu arada İbn İshak, İraşi'nin hikayesini anlatır. Rasûlullah (s.a.v.)'dan Ebu Cehil'e karşı nasıl yardım istediğini ve satmış olduğu devenin bedelini, Ebu Cehil'den tahsil etmesi için Rasûlullah'a nasıl müracaatta bulunduğunu, Cenâb-ı Allah'ın da Ebu Cehil'i nasıl alçalttı-ğını, burnunu yere sürttüğünü, nihayet o anda borcunu ödettiğini anlatmaktadır. Biz bu kıssayı, vahyin başlangıcı ve müşriklerin Müslümanlara yaptıkları eziyetler bölümünde anlatmıştık.