El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Buharî, daha önceki rivayetinde şöyle demektedir: Vahiy kesintiye uğradı. Öyle ki Peygamber (s.a.v.) hüzünlendi. Defalarca dağ tepesine çıktı ve kendini oradan uçuruma atmak istedi. Dağın tepesine her çıktığında, kendini …

Buharî, daha önceki rivayetinde şöyle demektedir: Vahiy kesintiye uğradı. Öyle ki Peygamber (s.a.v.) hüzünlendi. Defalarca dağ tepesine çıktı ve kendini oradan uçuruma atmak istedi. Dağın tepesine her çıktığında, kendini aşağıya atmak isteyince Cebrail, ona görünüyor ve: ırYa Muhammedi Şüphesiz sen, Allah'ın gerçek Rasûlüsün." diyor, böylece ızdırabı dinip, kalbine sükûnet geliyordu. Sonra da dönüp evine gidiyordu.

Vahiy kesintisi uzayınca, yine öyle yapmak istedi. Dağın tepesine çıktığında Cebrail, yine ona göründü ve aynı şeyleri söyledi.

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde Cabir b. Abdullah'ın şöyle dediği rivayet edilir: Rasûlullah (s.a.v.)'m vahiy kesintisinden bahsederken şöyle dediğini işittim:

"Bir ara yürümekte iken gökten bir ses duydum. Gözümü kaldırıp semaya baktım. Bir de ne göreyim! Hira'dabana gelen melek gökler arasında kurulu bir kürsü üzerinde oturmuş.Korkudan diz üstü çöktüm. Nihayet yere düştüm. Sonra aileme dönüp: "Beni örtün, beni örtün." dedim. Cenâb-ı Allah da şu ayetleri inzal buyurdu:

"Ey örtüye bürünen Muhammedi Kalk ve uyar. Rabbini yücelt. Giydiklerini temiz tut. Kötü şeyleri terke devam et." (ei-MMdessir, 1-5.) Hz. Peygamber buyurdu ki: "Sonra vahiy başladı ve peşpeşe geldi."

Bu ayetler, vahiy kesintisinden sonra inen ilk ayetlerdir. Yoksa peygamberliğin başlangıcında nazil olan ilk ayetler bunlar değildir. Onlar nakledeceğimiz şu ayetlerdir:

"Yaratan Rabbinin adıyla oku..."

Nazil olan ilk ayetlerin, Müddessir sûresinin başındaki ayetler olduğu, Cabir tarafından söylenmiştir. Fakat doğru olan şu ki, onun bu sözlerini, vahiy kesintisinden sonra inen ilk ayetler şeklinde anlamak gerekir. Çünkü onun bu rivayetindeki ifadelerin başında da, Cebrail'in

ona ikinci kez gelişinden söz edilir. Sonra yine bu rivayette,".....vahyin

kesintisinden söz ederken...." ibaresi kullanılmaktadır ki bu da, daha önce vahyin geldiğine bir delil teşkil etmektedir. Doğrusunu Allah bilir.

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde de Yahya b. Ebi Kesir'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ebu Seleme b. Abdurrahman'a: "Kur'ân'ın nazil olan ilk ayetleri hangisidir?" diye sorduğumda bana cevaben: dir, dedi. Ben de dedim ki: ne oluyor?" Dedi ki: Ben, Cabir b. Abdullah'tan: "Kur'ân'm nazil olan ilk ayetleri hangisidir?" diye sorduğumda bana: dir, dedi. Ben de: ya ne oluyor? diye sorunca bana, Hz. Peygamber'in şu sözünü cevap olarak nakletti:

"Ben, Hira mağarasında bir ay süreyle uzlete çekilip ibadet ettim. İbadetimi tamamlayınca dağdan indim. Vadinin ortasından geçmekte iken bana bir ses geldi. Önüme, arkama, sağıma, soluma baktım. Birşey göremedim. Sonra göğe baktım ki o, havada Arş üzerindedir. Beni bir sarsıntı tuttu. Hatice'nin yanma gittim. Beni Örtmelerim emrettim. Allahda sûresinin başından başlayarak kısmına kadar olan ayetleri inzal buyurdu."

Bir başka rivayette de şöyle denmektedir:

"Birde baktım ki, Hira'da bana gelen melek, göklerle yer arasındaki bir kürsü üzerinde oturmaktadır. Ben de ondan korktum ve sarsıntıya uğradım." Bu hadisten de açıkça anlaşılıyor ki Cebrail, Hz. Peygamber'e daha önce gelip Allah katından vahiy getirmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Bazılarının ileri sürdüğüne göre vahiy kesintisinden sonra Hz. Peygamber'e nazil olan ilk sûre, Duhâ süresidir. Bunu, Muhammed b. îshak söylemiştir.

Bazı kurralar dediler ki: Bu sebeple Rasûlullah (s.a.v.), sevinç duymuş ve sûrenin başında tekbir getirmiştir.

Bu, pek mümkün olmayan bir ihtimaldir. Daha önce Buharî ve Müslim'in rivayetlerinde geçen ifadeler, bunu çürütmektedir. Onlar demişlerdi ki, vahiy kesintisinden sonra inen ilk Kur'an ayetleri, Müddessir sûresinin başındaki ayetlerdir. Ancak Duhâ sûresi ise, bir kaç gecelik başka bir vahiy kesintisinden sonra inmiştir.

Nitekim Buharî ve Müslim'in sahihleri ile diğer hadis kitaplarında da Esved b. Kays'm, Cündüp b. Abdullah el-Becelî'den naklettiği hadisinde şöyle denmektedir: "Rasûlullah (s.a.v.), biraz rahatsızlandı. Bu yüzden bir, iki veya üç gece teheccüd namazı kılamadı. Kadının biri: "Herhalde şeytanın seni terk etti." dedi. Bunun üzerine yüce Allah, Duhâ sûresini inzal buyurdu."

Bu emirle, insanlara tebligata başlanıldı. Önceki emirle, sadece peygamberlik gelmişti.

Bazıları dediler ki: Vahiy kesintisinin süresi, iki veya iki buçuk seneye yakın idi. Kuvvetli rivayet odur ki -doğrusunu Allah bilir- Şa^bî ve diğerlerinin dedikleri gibi bu süre zarnnda Mikail, Peygamber (s.a.v.)'e gelip gitmişti. Bu da Cebrail'in ona ilk olarak: 'Yaratan Rabbinin adıyla oku...." ayetlerini vahiy olarak getirmiş olmasını bildiren rivayetlerle ters düşmemektedir.

"Ey örtüye bürünen, kalk ve uyar. Rabbini de tekbir et. Elbiselerini temiz tut. Kötü şeylerden de sakın." ayetlerinin nüzulundan sonra Cebrail, Hz. Peygamber'e gelip gitmeye başlamıştı.

Bundan sonra vahiy gelmeye başlamış ve gerektikçe gelmeye devam etmişti. Rasûluîlah (s.a.v.) da o zamandan sonra risalet görevini ifa etmeye başlamıştı. Büyük bir gayretle yakın-uzak, hür-köle, herkesi Allah'a davet etmişti. O zaman asaletli, mutlu ve akıllı kimseler, ona iman etmiş; zorba ve inatçı kimseler, ona muhalefet edip isyan etmekte devam etmişlerdi. Onu ilk olarak tasdik eden hür erkek, Ebu Bekir es-Sıddık idi. Onu tasdik eden ilk çocuk, Ebu Talib oğlu Ali idi. Onu tasdik eden ilk kadın, eşi Hüveylid kızı Hatice idi. Onu tasdik eden ilk köle, azatlısı Zeyd b. Harise el-Kelbî idi. Allah onlardan razı olsun. Onları hoşnud kılsın. Vahiy de aradığını bulan,Varaka b. Nevfel'in iman etmiş olduğunu daha Önce belirtmiştik. O, fetret döneminde vefat etmişti. Allah ondan razı olsun.