Beyhakî, burada Hz. Peygamber (s.a.v.)'in -Kureyşliler kendisine asi oldukları zaman- Yusuf peygamberin yedi bedduası gibi, Kureyşlile-re yedi beddua yaptığını anlatır. İbn Mesud'un şöyle dediğini de rivayet eder: Bunların beşi geçmişti. Onlar da şunlardır: Bedir savaşı, Bizans mağlubiyeti, duman, yakalanma ve ayın ikiye bölünmesi.
Başka bir rivayete göre îbn Mesud, şöyle demiştir: "Kureyşliler, Rasûlullah'a asi olup İslâm'a girmekte geciktiklerinde kendileri onlar hakkında şöyle buyurdu:
«Allahım, Yusuf un yedi şeyi gibi bana da yedi şey ile onlara karşı yardım et.»
İbn Mes'ud der ki: Bunun üzerine Kureyşlilere kıtlık isabet etti. Her şey yok oldu. Öyleki, ölü hayvan etlerini ve leşleri yemeğe başladılar. Hatta açlıktan ötürü onlardan bazı kimseler, kendisi ile gök arasında dumanımsı birşeyler görüyordu. Sonra Rasûlullah dua buyurdu. Allah, bu dumanı ortadan kaldırdı.
Böyle dedikten sonra Abdullah b. Mesud şu ayeti okudu:
«Biz sizden azabı az bir süre için kaldıracağız, siz yine de eski inkarcılığınıza döneceksiniz.» (edDuhân, 15.)
Gerçekten duman kaldırıldıktan sonra Kureyşliler yine küfre döndüler. Bu defa azapları kıyamet gününe (başka bir rivayete görede Bedir gününe) ertelendi.»
Abdullah dedi ki:
- Eğer kıyamet gününe ertelenecek olursa, artık azap üzerlerinden kaldırılmaz.
«Onları çarptıkça çarpacağımız gün öcümüzü şüphesiz alırız.» (ed-Duhân, 16.)
Abdullah b. Mesud dedi ki: Şu halde onların azabı, Bedir gününe ertelenmiştir. .
Başka bir rivayetinde ise îbn Mesud şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), davetinden yüz çevrildiğini görünce şöyle dedi: «Allahım, Yusuf a verdiğin yedi şey gibi bana da yedi şey ver.» Bunun üzerine müşrikleri kıtlık yakaladı. Öyleki leş, deri ve kemik yemeğe başladılar. Ebu Süfyan ile Mekkeli birkaç kişi gelip şöyle dediler:
- Ya Muhammedi Sen, rahmet olarak gönderildiğini söylüyorsun. Kavmin de helak oldu. Onlar için Allah'a dua et.
Rasûlullah (s.a.v.) dua buyurdu. Yağmur yağdı, yedi kat gökten üzerlerine sular boşandı. Artık insanlar yağmur sularının çokluğundan şikayetçi olmaya başladılar. Bunun üzerine Rasûlullah şöyle dua etti:
«Allahım, üzerimize değilde çevremize yağdır.» Bu dua üzerine bağlarının üstündeki bulutlar çekildi ve Mekkelilerin çevresindeki yerlere yağmur yağmaya başladı.
Buharı de bu rivayete işarette bulunarak îbn Abbas'm şöyle dediğini nakleder:
"Ebu Süfyan, açlıktan dolayı yardım istemek üzere Rasûluüah'a geldi. Çünkü onlar, yiyecek birşey bulamamışlardı. Öyleki deri parçalarını yemek mecburiyetinde kalmışlardı. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah şu ayeti inzal buyurmuştu:
«Onları azap ile yakaladık da, Rablerine boyun eğmediler ve yalvar-madılar.»
Rasûlullah (s.a.v.) dua etti. Allah bu sıkıntılarını giderdi."
Haûz Beyhakî şöyle dedi: Ebu Süfyan'm kıssasında, bu hadisenin hicretten sonra vuku bulduğuna delalet eden ifadeler vardır. Belki de böyle bir hadise iki kez meydana gelmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

