îsrâ hadisesinin vuku bulduğu gecenin ertesi günü zeval vaktinde Cebrail, Hz. Peygamber'e gelerek namazın nasıl kılınacağını anlatıp vakitlerini belirledi. Rasûlullah (s.a.v.) da ashabını çağırıp etrafında toplanmalarını istedi. Onlar, bu çağrıya uydular. Gelip etrafında toplandılar. O günden başlayıp ertesi güne kadar Cebrail, Hz. Peygamber'e imamlık yaptı. Müslümanlar da Hz. Peygamber'e uyarak hep birlikte cemaat halinde namaz kıldılar. Nitekim Ibn Abbas ile Cabir'den rivayet olunan bir hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
«Beyt yanında Cebrail, iki kez bana imamlık etti.»
Cebrail, ona her namazın ilk ve son vakitlerim açıkladığı gibi, ikisi arasındaki geniş vakti de açıkladı. Ancak akşam namazı için geniş bir vakit belirlemedi. Bu husus, Ebu Musa, Büreyde ve Abdullah b. Amr'ın rivayet ettikleri hadislerde sabittir. Bütün bunlar, Müslim'in sahihinde mevcuttur. Bu konuyu "el-Ahkam," adlı kitabımızda tafsilatlı olarak anlattık. Hamd, Allah'a mahsustur. Buharî'nin sahihinde Hz. Aişe'nin şöyle dediğine dair bir rivayet vardır:
«Namaz ilk defa iki rekat olarak farz kılındı. Sonra bu iki rekatlık namaz, yolculuk namazı olarak kabul edildi. Mukimlik halindeki namaz ise artırıldı.»
Bu rivayeti anlamak müşküldür. Çünkü Hz. Aişe, yolculuk halinde iken de namazı tam kılardı. Osman b. Affan da öyle yapardı. Şu aşağıdaki ayetin tefsirini yaparken bundan bahsettik:
«Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman inkar edenlerin size bir kötülük yapmalarından korkarsanız, namazı kısaltmanızdan ötürü size bir günah yoktur.» (en-Nisâ, ıoı.)
Beyhakî dedi M: Hasan-ı Basrî'nin görüşüne göre ikamet halindeki namaz, ilk olarak dört rekat şeklinde farz kılınmıştır. Nitekim İsrâ gecesinin sabahında, Hz. Peygamber'in öğleyi dört, ikindiyi dört, akşamı üç (ilk iki rekat'mda kıraati sesli olmak kaydıyla), yatsıyı dört (kıraati ilk iki rekatında sesli olmak kaydıyla) ve sabahı da iki rekat olarak (iki rekatında da kıraati sesli olmak kaydıyla) kıldığını mürsel bir rivayetle nakletmiş tir.
Ben derim ki: Belki de Hz. Aişe, îsrâ hadisesinden önce namazların ikişer rekat halinde kılındığını söylemek istemiştir. Beş vakit namaz farz kılındığında ise, mukimlik halindeki namaz olduğu gibi bırakılmış, yani yine dört rekat olarak kılınmaya devam edilmiş, yolculuk için ise sadece iki rekat olarak kılınmasına ruhsat tanınmıştır. Nitekim daha önceden de durum böyle idi. Bunu bu şekilde anladığımız takdirde, hadisi anlamaktaki müşküller tamamen ortadan kalkar. Doğrusunu Allah bilir.

