El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Rasûlullah ve aile efradı için mesken olsun diye, Mescid-i Nebe-vi'nin çevresinde bazı hücreler inşa edildi. Bu hücrelerin binası alçak, avluları dar idi. Hasan b. Ebu'l Hasan el-Basrî -Ümmü Seleme'nin azad-hsı olan …

Rasûlullah ve aile efradı için mesken olsun diye, Mescid-i Nebe-vi'nin çevresinde bazı hücreler inşa edildi. Bu hücrelerin binası alçak, avluları dar idi. Hasan b. Ebu'l Hasan el-Basrî -Ümmü Seleme'nin azad-hsı olan annesi Hayre'nin yanında bir çocuk iken- şöyle demiştir: "Peygamber (s.a.v.)'in hücrelerinden en yükseğinin tavanına bile elimi uzatıp değdirebiliyordum."

Ben derim ki: Hasan-ı Basrî, iri cüsseli, uzun boylu bir adam idi. Allah ona rahmet etsin. Böyle olduğu için elini, hücrelerin tavanına uzatıp değdirebilmiştir.

"Ravz" adlı eserde Süheylî şöyle demişti: Hz. Peygamber'in hücreleri, hurma dallarından yapılmış olup üzerine çamur sıvanmıştı. Bir kısmı da beyaz taşlardan inşa edilmişti. Bununla beraber tamamının tavanları hurma dallarıyla kapatılmıştı.

Hasan-ı Basrî'nin yukarıdaki sözüne ek olarak şöyle dediği de nakledilmiştir: Hz. Peygamber'in hücreleri, Arar ağacından birbirine bağlı parçalardan inşa edilmişti

Buharî'nin tarihinde anlatıldığına göre Hz. Peygamber'in hücrelerinin kapılarına tırnakla vurularak çalınırdı. Bu da gösteriyor ki hücrelerinin kapılarında kapıyı çalmak için halkalar yoktu. Rasûlullah'm zevcelerinin vefatından sonra hücreleri, Mescid-i Nebeviye katılmıştır.

Vakidî, İbn Cerir ve diğerleri dediler ki:Abdullah b. Urayltit ed-Dilî Mekke'ye dönerken, Rasûlullah (s.a.v.) ve Ebu Bekir, Mekke'deki ailelerini getirmeleri için Peygamberin azadhları Zeyd b. Harise ile Ebu Rafii de beraberine kattılar. Kudeyd'ten (Kadid?) deve satın almaları için onlarla birlikte 500 dirhem ve iki deve gönderdiler. Bunlar, Mekke'ye gittiler. Rasûlullah (s.a.v.)'m kızları Patıma ve Ümmü Gülsüm ile Hz. Peygamberin eşleri Şevde ile Aişe'yi, Aişe'nin annesi Ümmü Ruman'ı getirdiler. Yolculuk esnasında Hz. Aişe ile Annesi Ümmü Ruman'm develeri ürküp kaçmaya başladı. Ümmü Ruman:

"Vah kizım, vah gelinciğim!" diye feryad etmeye başladı.

Hz. Aişe dedi ki: Görünmezlerden bir sesin: "Devenin yularını bırak." dediğini işittim. Ben de devenin yularını salıverdim. O da Allah'ın izni ile durdu. Yüce Allah, bizleri kazadan korudu.

Kafile yola çıktı. İlerlemeye başladı. Sunh denen yere vardılar. Sonra Rasûlullah (s.a.v.), -ileride de açıklanacağı gibi- sekiz ay sonra şevval ayında Hz. Aişe ile gerdeğe girdi.

Bu kafile ile birlikte Ebu Bekir'in kızı Esma da gelmişti. Esma, Zü-beyr b. Avvam'm zevcesi idi. Zübeyr'in oğlu Abdullah'a hamile idi. Doğumu yakındı. Bununla ilgili açıklama, hicretin bu senesinin son kısmında yeri geldiğinde verilecektir.