El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

İbn îshak, müşriklerin Bedir gazvesinde vurulan ölüleri üzerine son derece sanatkarane mersiyeler dile getirdiklerini nakletmiştir. Bilahare Müslüman olan Dirar b. Hattab b. Mirdas (Beni Muharib b. Fihr)'m şiiri buna …

İbn îshak, müşriklerin Bedir gazvesinde vurulan ölüleri üzerine son derece sanatkarane mersiyeler dile getirdiklerini nakletmiştir. Bilahare Müslüman olan Dirar b. Hattab b. Mirdas (Beni Muharib b. Fihr)'m şiiri buna örnek olarak gösterilebilir.

Süheylî de "Ravz" aldı eserinde bilahare Müslüman olanların şiirlerinden bahseder:

"Evs'in övünüp böbürlenmesine şaştım. Halbuki ölüm başlarına gelecektir.

Beni Neccar'm övünüp böbürlenmesine de şaşarım ki, şayet bir topluluk Bedir'de musibete uğradılarsa, onların hepsi orada sabırlı idiler.

Şayet bizim adamlarımızdan olan ölüler, terk olundularsa onlardan sonra biz bırakılacağız.

Yüksek vasıflı, kısa tüylü, süratli, uzun atlar bizi, ey Beni Evs, sizin ortanıza süratle götürüyor ve böylece intikamcılar intikamlarını alıyorlar.

Beni Neccar'm içine de götürüyorlar.

Yakında o üstün vasıflı atlarla yük taşıyıcıları oldukları halde onlara süngüler ve zırhlarla hamle yapıp saldırırız.

Onları, etraflarında kuşlar bölük bölük toplanmış oldukları ve onlar için batıl temennilerden başka bir yardımcı olmadığı halde yıkılmış olarak terk ederiz.

Yesrib halkından bir takım kadınlar onlara ağlıyorlardı ki, o kadınlar için orada uykusuz geçen bir gece vardır.

Çünkü bizim kılıçlarımız o kadınlarla, onların savaşanlarından bir kan akar olduğu halde devam eder.

Eğer Bedir gününde galib olduysanız, çaba ve gayretiniz ancak Ah-med ile oldu, bu açıktır.

Yine hayırlı bir topluluk ile oldu ki, onlar onun dostlarıdırlar ki, onu şiddet zamanı ölüm de gelmiş olduğu halde korurlar.

Ebu Bekir ve Hamza onların arasındadır. Ali ise senin hatırında olan kimselerin arasında çağrılır. Ebu Hafs'da çağrılır. Osman'da onlardandır.

Sa'd'de harpte hazır bulunduğu zaman onlardandır.

İşte onlar, Beni Evs ve Beni Neccar övündükleri zaman onların diyarında doğan kimseler değillerdir.

Nesebler sayıldığı zaman onların babalan Lüey b. Galip'ten Ka*b Amir'dir.

Harbin kuşluk zamanında her bir harp yerinde atları dürtenler, güzel ve temiz olan çoğunlukta bulunanlar onlardır."

Ka'b b. Malik, önceki sayfalarda bahsini yaptığımız şu kasidesi ile onlara cevap vermiştir:

"Allah'ın işine şaştım. Allah, murad ettiği şeyi yapmaya muktedirdir. Allah'a galip olacak hiçbir kimse yoktur."

Buharî'nin anlattığına göre Hz. Ebu Bekir es-Sıddık, karısını boşa-dığında boşamış olduğu kadınla Şeddad b. Esved b. Şuub evlenmiştir. Bu da Cenâb-ı Allah'ın, müşrik kadınları Müslüman erkeklere haram kıldığı zamanda olmuştu. Hz. Ebu Bekir'in boşadığı kadının adı Ümmü * Bekir idi. Evet, Ümmü Bekir'le evlenen Ebu Bekir b. Esved b. Şuub (Şedr dad b. Esved) bir mersiyesinde şöyle demiştir:

"Bekr'in anası Selamet ile selam verir, acaba benim kavmimden sonra benim için selam var mıdır? Bedir'in kuyusuna atılan ve kızların üzerlerine ağladığı âlicenâb kimseler ne haldedirler?

Bedir kuyusuna atılan ölülerin atıldıkları o su kuyularında devenin sırt etleriyle gülümseyen çanaktan yiyenlerden kimler vardır?

Deve sürülerinden ve onların mer'aya bırakılanlarından, Bedir kuyusunda nelerin vardır?

Bedir kuyusunda senin için ne kadar menfaat ve büyük bahşişler vardır?

Kadehler kardeşi Ali'nin babası, iyi olan adamın arkadaşlarından kim vardır?

Eğer sen, Ebu Akil'i görseydin ve tepeleri andıracak kadar çok sayıdaki davar sahiplerini buseydin, onlara karşı vecde gelirdin. Tıpkı yavrusunu arayan yeni doğurmuş dişi devenin vecdi gibi.

Muhammed, bize haber verir ki kabirde yaşayacağız.

Şada kuşlanyla ham kuşları nasıl karşılaşırlar!"

Ümeyye b. Ebu's-Salt, Bedir gazvesinde Kureyşlilerden öldürülen kimseler için şu mersiyeyi dile getirmiştir:

"Kerim oğlu kerim oğullarına, övülmüşlere ağlamaz mısın? Girift ağaçların üst kısımlarındaki güvercinlerin, eğilmiş dallardaki ağlaması gibi...

Tevazudan başını eğen hüzünlü kadınlar, akşamla beraber yürürler.

Onların emsali, yüksek sesle ağlayan kadınlardır.

Onlara ağlayan kimse, hüzün üzerine ağlar ve her öveni doğrulukla haber verir.

Bedir'de ne vardır. . Efendilerin reislerinden meydana gelmiş kum tepeleri.

Sellerin ittiği yerler, Avaşih tarafındaki kum tepeleri.

Kendilerine beyaz saçların karıştığı kimseler, efendi kişiler, çok akınlar yapan demir gibi canlı kimseler.

Benim gördüğüm şeyleri görmez misin? Her kılıcı kesmiş tir. Mekke'nin karnı değişmiştir. O vadiler boş kalmıştır.

Her bir kumandandan, temiz sevgi sahibi bir kumandana.

Meliklerinin kapılarından suya dalan kurtçuklar ve sahrayı kate-den fatihler gibi sık sık içeri girerler.

Geniş boğazlılardan, şişman ve uzunlardan, efendilerden, işlerinde ve güçlerinde başarılı olanlardan. Her iyi şeyi konuşup yapanlardan ve emredenlerden, Ekmeğin üstünde köknar gibi bir iç yağını yedirenlerden.

Tıpkı havuzlar gibi büyük çanaklardan, büyük çanağa naklediciler.

İyiliği isteyenler için derin olmaksızın geniştir.

Misafir için sonra yine bir misafir ve uzun, geniş kilimler için.

Yüklü develerden yüzlercesini yüzlercesine katıp hibe edenler.

Belaih'den dönen bir çok develeri yerlerine sevketmek için.

Kerim kimselerin üstünde kerim kimseler için, ağır basan tartıların ağırlığınca meziyetler vardır.

Ellerde meyleden büyük terazilerle batmanların ağırlıklarını ölçmek gibi,

Onlar, açılıp saçılmış, avret mahallerini korurlarken bir topluluk onları yardımsız bıraktı.

Geniş Hint kılıçlarıyla ordunun önünde yürüyenler.

Onların su isteme ve çağırmak arasında çeşitli durumlardaki sesleri bana meşakkat verdi.

Ali oğullarının yaptıkları iş, Allah için çok iyidir.

Onların ister bekarları olsun, ister evlileri olsun, eğer her uluyanı dilediğine tıkayacak bir şekilde evlere yakın ve uzak mesafelere giden ve dik başlı atlarla dağınık ve uzatılmış akınlar yapmazlarsa, Genç atlardan başlarım kaldıran atlara kadar, suratları asık ve köpeklere benzeyen arslanlara kadar, Musafaha yapanın, musafaha yapana doğru yürümesi gibi, savaşta güçlü bir kimse, güçlü bir kimseyle karşılaşır.

Zırhlılar ile süngülüler arasında olan biner kişilik iftiharlı bir karşılaşma ile."

İbn Hişam dedi ki: İçinde Rasûlullah'm ashabına dil uzattığı için bu şairin kasidesinin son iki beytini çıkarıp attık.

Ben derim ki: İşte bu, terk edilmiş, makûs talihli ve menkûs adamın işidir ki, cehaletinin çokluğu, akimin kıtlığı onu, müşrikleri övmeye, mü'minleri de yermeye sevk etmiştir. Mekke'de iken Ebu Cehil b. Hişam ile emsali olan alçak kafirlerden ve aşağılık cahillerden ürküp uzaklaşmış ama Allah'ın kulu, Rasûlü, sevgilisi, dostu, beşeriyetin medarı iftiharı, yüzü aydan daha aydınlık olan, mükemmel ilmin, kapsamlı aklın sahibi olan Muhammed (s.a.v.)'den; onu derhal tasdike koşan, hayırlı işlere ve kıymetli fiillere acelece giden, yüzlerce, binlerce, malını göklerle yerin Rabbine taat uğruna harcayan dostu Ebu Bekir es-Sıddık'tan ürküp kaçmamıştır. Aynı şekilde küfür ve cehalet diyarını bırakıp ilim ve İslâm diyarına hicret eden parlak yüzlü, kıymetli diğer sahabelerden de ürküp kaçmamıştır.Gecelerle gündüzler birbirlerini izledikleri, karanlıkla aydınlık birbirlerine karıştıkları sürece Allah, onlardan razı olsun.

Konuyu daha fazla dağıtmamak ve okuyucuyu bıktırmamak maksadıyla îbn İshak'm nakletmiş olduğu şiirlerin çoğunu burada nakletmedik. Ancak yeterli miktarda şiirleri naklettik. Hamd ve minnet Allah'adır.

el-Umevî, "Meğazi" adlı eserinde babası kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet eder:

"Rasûlullah (s.a.v.), cahiliye dönemi şiirinden vazgeçmiş ve onları affetmiştir,".

Süleyman, Zühri'nin şöyle dediğini rivayet eder: «"Rasûlullah, cahiliye dönemi şiirlerini affetmiş, sadece iki kasideyi affetmemiştir. Bunlardan biri, Ümeyye'nin kasidesidir ki, bu kasidesinde o, Bedirfe katılanları anmışlar. Diğeri de A'şa'nın kasidesidir ki, onda Ahvas'tan söz etmiştir."

Bu, garip bir hadistir. Ravisi Süleyman b. Erkam ise, metruk bir kimsedir. Doğrusunu Allah bilir.