Cenâb-ı Allah, Rasûlü'nün getirmiş olduğu hak din ve hidayet hususunda doğru sözlü olduğunu göstermek için ayı ikiye ayırarak müşriklere göstermişti. Evet, Hz. Peygamberin işaret ettiği esnada Allah'ın emri üzerine ay ikiye bölünmüştü. Yüce kitabının muhkem bir ayetinde konuyla ilgili olarak Cenâb-ı Allah, şöyle buyurmaktadır:
«Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hâlâ yüz çevirirler ve «süregelen bir sihir» derler. Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.» (eiKamer,ı-3.)
Müslümanlar, ayın ikiye bölünmesi hadisesinin Peygamber Efendimiz zamanında vuku bulduğu hususunda görüş birliği etmişlerdir. Bunun kesin olarak vuku bulduğunu ifade eden mütevatir hadisler, müteaddit yollardan nakledilmiştir. Konuyu kapsamlı bilen ve meseleye iyice bakan kimse bunu anlar. Biz de Allah'ın müyesser kıldığı kadarıyla bunu anlatacağız. Güvencimiz ve dayanağımız Allah'tır. Bunu tefsirimizde teferruatlı bir şekilde anlattık. Orada rivayet yollarını ve lafızları kapsamlı bir şekilde naklettik. Burada da konuyla ilgili rivayetlere işaret edecek ve bunları meşhur kitaplara nispet edeceğiz. Bunu Allah'ın güç ve kuvveti sayesinde başaracağız. Buna dair rivayetler, Enes b. Malik, Cübeyr. b. Mut'im, Hüzeyfe, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer ve Abdullah b. Mes'ud'dan nakledilmiştir. Allah hepsinden razı olsun. Enes'ten gelen rivayete göre İmam Ahmed b. Hanbel, onun şöyle dediğini rivayet etmiştir: Mekkeliler, Hz. Peygamber'den bir mucize istediler. Bunun üzerine ay, Mekke'de iki kez yarıldı ve yüce Allah buyurdu ki:
«Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır.»
Bu hadis, Müslim'in sahihinde yer almıştır.
Buharî ile Müslim, Enes'in şöyle dediğini rivayet ederler:
«Mekkeliler, kendilerine bir mucize göstermesini Hz. Peygamber'den isteyince o da ayı ikiye bölünmüş olarak onlara gösterdi. Nihayet onlar da ayın her bir parçasının Hira'nın birer tarafında bulunduğunu gördüler.»
Cübeyr b. Mut'im'in rivayetine gelince, İmam Ahmed b. Hanbel, Cübeyr'in babası Mut'im'in şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Hz. Peygamber zamanında ay ikij^e bölündü. Her bir parçası bir dağın üzerinde idi. Bunu gören müşrikler:
"Muhammed, bizi büyüledi. Bizi büyülese bile, bütün insanları büyülemeye güç yetiremez." dediler. Hüzeyfe b. Yeman'm rivayetine gelince, "Delail" adlı eserde Ebu Nuayra, Ebu Abdurrahman esSülemî'nin şöyle dediğini rivayet eder: Hüzeyfe b. Yeman, Medain'de bize bir hutbe irad etti. Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra şöyle dedi: «Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır.» Bilesiniz İd kıyamet saati yaklaştı. Bilesiniz ki ay ikiye bölündü. Bilesiniz ki dünya, gideceğini haber vermektedir. Bilesiniz ki bugün yanşa hazırlanmak, yarın da yarış yapmak günüdür.»
ikinci cuma günü babamla birlikte cuma namazına gittim. Yine Hüzeyfe, Allah'a hamd ve senada bulunduktan sonra aynı şeyleri söyledi. Ve sözlerine şunları ekledi:
- Bilesiniz ki yarışı kazanan, cumaya önce gelendir. Namazdan çıktıktan sonra eve giderken yolda babama:-
- Yarıştan neyi kastediyor? diye sordum. Babam:
- Herkesten önce Cennet'e girmek için insanların birbirleriyle yarışmasını kastediyor, dedi.
îbn Abbas'm rivayetine gelince, Buharı, onun şöyle dediğini nakleder:
"Doğrusu ay, Peygamber (s.a.v.)'in zamanında ikiye ayrılmıştır." Yine Buharı ve Müslim, aşağıdaki ayetlerle ilgili olarak Cafer'in şöyle dediğini rivayet ederler:
«Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır. Bir delil görseler, hemen yüz çevirirler ve "devam eden bir sihir" derler.»
Hicretten önce ay ikiye bölündü. Öyleki onu iki parça halinde gördüler.
Hafız Ebu Nuaym, İbn Abbas'm aşağıdaki ayetle ilgili olarak şöyle dediğini rivayet eder:
«Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır.»
Aralarında Velid b. Muğire, Ebu Cehil b. Hişam, As b. Vail, As b. Hi-şam, Esved b. Abdiyağus, Esved b. Muttalib b. Esed b. Abdül-Uzza, Zem'a b. Esved, Nadr b. Haris'in de bulunduğu birçok müşrik, Hz. Peygamber'in yanına gelip toplandılar ve ona:
- Eğer doğru isen, bir parçası Ebu Kubeys dağının üzerinde, diğer parçası da Kuaykian dağı üzerinde görünecek şekilde ayı iki parçaya ayır, dediler. Peygamber (s.a.v.) onlara:
- Böyle yaparsam, iman eder misiniz? diye sordu. Onlar da:
- Evet, dediler. O gece ay dolunay halinde idi. Peygamber, bu dileğin yerine getirilmesini yüce Allah'tan niyaz etti. Ay da, yarısı Ebu Kubeys dağının üzerinde, diğer yarısı da Kuaykian dağı üzerinde görünecek şekilde iki parçaya ayrılmış halde göründü.Bunun üzerine Hz. Peygamberde onlara şöyle sesleniyordu:
- Ey Eba Seleme b. Abdi'1-Esed ve Erkam b. Erkam, şahadet edin. Sonra Ebu Nuaym, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:
Mekke halkı, Hz. Peygamberin yanma giderek ona:
- Senin Allah Rasûlü olduğunu bilmemizi sağlayacak bir mucizen var mı? diye sordular. Cebrail inip Hz. Peygamber'e şöyle dedi:
- Ya Muhammed, Mekkelüere de ki; "Bu gece toplansınlar ve -şayet yararlanacaklarsa- bir mucize görsünler."
Hz. Peygamber, Cebrail'in bu sözlerini onlara bildirdi. Bunun üzerine ayın ondördüne denk gelen gecede dışarıya çıkıp toplandılar. Ay, bir parçası Safa, diğer parçası da Merve tepesinde olmak üzere ikiye bölündü. Onlar da bu hadiseyi seyrettiler. Sonra ellerini gözlerine götürüp oğuşturmaya, tekrar aym iki parçasına bakmaya başladılar. Yine ellerini gözlerine götürüp oğuşturmaya ve yine ayın iki parçasına bakmaya başladılar. Ve:
- Ey Muhammed, Bu, müthiş bir büyüden başka birşey değildir, dediler. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah, şu ayeti inzal buyurdu.
«Kıyamet anı yaklaşır, ay yarılır.»
Dahhak, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: Yahudi âlimleri, Hz. Peygamber'in yanma gelerek:
- Bize bir mucize göster ki ona inanalım, dediler.
Hz. Peygamber de Rabbinden böyle bir dilekte bulundu, ayı ikiye bölünmüş vaziyette onlara gösterdi. Bir parçası Safa, diğeri de Merve tepesi üzerinde olmak üzere iki parça halinde görüldü. Ve bu ikiye ayrılmış halde gözlere görünmesine ikindi ile akşam arası kadarlık bir zaman boyunca devam etti. Bu haliyle onu seyrettiler. Sonra ay, gözlere görünmez oldu. Onlar da:
- Bu uydurulmuş bir büyüdür, dediler.
Hafız Ebu'l-Kasmı et-Taberanî, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet eder:
Peygamber (s.a.v.) zamanında ay tutuldu, Müşrikler: ' .
- aya büyü yapıldı, dediler. Bunun üzerine şu ayetler nazil oldu. «Kıyamet anı yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hâlâ yüz
çevirirler ve «süregelen bir sihir» derler.»
Bu sağlam bir senettir. Bunda anlatıldığına göre ay, ikiye yarıldığı gece tutulmuştur. Belkide ayın ikiye yarılması, tutulduğu gece gerçekleşmiştir. Çoğuna gizli kalmıştı. Bununla beraber dünyanın birçok yerindeki insanlar bunu gördüler. Anlatıldığına göre o gece, bu hadiseye dayanılarak Hint ülkesinde tarih tutulmuş ve o gece bir bina yapılmış, "ayın ikiye yarılması gecesi" diye tarih düşülmüştür.
İbn Ömer'in konuyla ilgili rivayetine gelince, Hafız Beyhakî Mücahid'in de bu konuda bir rivayette bulunduğunu nakletmiştir.
Abdullah b. Mesud'un rivayetine gelince, İmam Ahmed b. Hanbel, onun şöyle dediğini rivayet etmiştir: Peygamber (s.a.v.)'in zamanında ay ikiye bölündü, insanlar da ona baktılar.
Peygamber (s.a.v.)'de:
- Şahid olun, dedi.
Buharı ve Müslim, İbn Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: "Biz, Mina'da Peygamber (&a.v.)'le birlikte iken ay ikiye yarıldı. O, bize: Şahid olun, dedi. Bir grup dağa doğru gitti."
Ebu Davud et-Teyalisî, Ebu'd-Duhan'm hadisini Mesruk'a dayandırarak Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiştir: Peygamber (s.a.v.)'in zamanında ay ikiye bölündü. Kureyşliler:
- Bu, îbn Ebi Kebşe'nin (Muhammed'in) büyüsüdür. Seferden gelenlerin söyleyeceklerine bakın. Çünkü Muhammed, bütün insanları büyüleyecek güçte değildir, dediler.
Bazı kimseler, yolculuktan geldiklerinde onlar da ayın ikiye yarıl-dığım gördüklerini söylediler.
Beyhakî, Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet eder: "ay Mekke'de ikiye bölündü. İki parça halinde göründü. Kureyş kafirleri de Mekke halkına şöyle dediler:
- Bu, İbn Ebi Kebşe'nin (Muhammed'in) bize yaptığı bir büyüdür. Seferden gelecek olanları bekleyin. Eğer onlar da sizin gördüğünüzü görmüş iseler demek ki Muhammed doğrudur. Ama sizin gördüğünüzü görmemişlerse demek ki, bu bir büyüdür ki Muhammed sizi bununla büyülemiştir.
Birçok taraftan yolcular geldi. Onlar da ayın ikiye bölündüğünü gördüklerini söylediler."
İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Peygamber (s.a.v.)'in zamanında ay ikiye bölündü. Öyleki iki parçası arasında dağ görünüyordu.»
Hafız Ebu Nuaym, Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Mina'da Peygamber (s.a.v.)'le beraberdik. Ay ikiye bölündü, iki parça halinde göründü. Bir parçası dağın arkasında idi. Hz. Peygamber de: Şahid olun, şahid olun, dedi.»
Ebu Nuaym, İbn Mesud'un şöyle dediğini rivayet eder: «Biz Mekke'de iken ay ikiye bölündü. Biz, Mekke'de iken bir parçasını Mina'daki dağın üzerinde gördüm.»
Ahmed b. İshak, Abdullah b. Mesud'un şöyle dediğini rivayet eder: "Mekke'de ay ikiye bölündü. Onu, iki parça halinde gördüm."
Yine İbn Mesud'un şöyle dediği rivayet eder: "Allah'a yemin ederim ki ayı iki parça halinde gördüm. İki parçası arasında Hira dağı vardı."
Ebu Nuaym, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder: "ay, iki parçaya bölündü. Bir parçası gitti, bir parçası kaldı."
İbn Mesud dedi ki:"Hira dağını ayın iki parçası arasında gördüm. Bir parçası gitti. Mekkeliler buna şaştılar ve:
- Bu uydurulmuş bir büyüdür, bu da gidecektir, dediler."
Leys b. Ebi Süleym, Mücahid'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: "peygamber (s.a.v.) zamanında ay ikiye ayrıldı. Hz. Peygamber, Ebu Bekir'e:
- Şahid ol ey Eba Bekir, dedi.Müşrikler de:
- Ay büyülendi, ikiye ayrıldı, dediler."
Bunlar, senedleri kuvvetli ve müteaddit rivayetlerdir ki, düşünen ve nakledici ravilerin adaletli olduğunu bilen kimseler için kesinlik ifade ederler. Bazı kıssacılarm, ayın semadan yere düşüp Hz. Peygam-ber'in bir yerinden girip diğer yerinden çıktığına dair anlattıkları hikayelerin aslı yoktur. Bunlar uydurulan yalan ve iftiralardır ki sahih değildirler. Ay ikiye bölündüğü esnada semâdan ayrılmış değildi. Yalnız Peygamber (s.a.v.), ona işaret ettiğinde iki parçaya ayrılmış, bir parçası Hira dağının arka taraflarına gitmişti. Olayı seyredenler, Hira dağını ayın iki parçasının ortasında görmüşlerdi. Nitekim İbn Mesud'da böyle bir manzarayı müşahede ettiğini haber vermiştir. Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde geçen: «Ay, Mekke'de iki kez bölündü.» şeklindeki Enes'in rivayeti üzerinde ihtilaf vardır. Kuvvetli görüşe göre o, bu sözüyle ayın iki parçaya bölündüğünü söylemek istemiştir. Doğrusunu Allah bilir.

