El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Müşrik Kadınlardan Müslüman Olanların Nikah Ve Îddetlerî

İbrahim b. Musa, Hişam kanalı ile İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet eder: "Müşrikler, Rasûlullah ile mü'minlere göre iki mertebede idiler. Müşriklerin bir kısmı ehli harp olup Rasûlullah ve mü'minlerle savaşırlar, …

İbrahim b. Musa, Hişam kanalı ile İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet eder: "Müşrikler, Rasûlullah ile mü'minlere göre iki mertebede idiler. Müşriklerin bir kısmı ehli harp olup Rasûlullah ve mü'minlerle savaşırlar, Rasûlullah ve mü'minler de onlarla savaşırlardı. Müşriklerin bir kısmı ise zımmî olup Rasûlullah ve mü'minlerle savaşmadıkları gibi Rasûlullah ve mü'minler de onlarla savaşmazlardı. Ehl-i harpten müşrik bir kadın, hicret edip Müslümanların arasına katıldığı zaman hayız görüp temizlenmedikçe kendisiyle evlenmeye talip olunmazdı. Temizlendikten sonra onunla evlenmek helal olurdu. Başka bir erkekle nikahlanmadan önce ilk kocası geldiği takdirde kocasına geri verilirdi. Müşriklerden ehl-i harp olan bir köle ya da cariye İslâm diyarına hicret edip geldiği takdirde hür olurlar ve Muhacirlerle aynı haklara sahip olurlardı."

"Ehl-i harpten bir kadın hicret edip Müslümanlar arasına geldiğinde hayız görüp temizlenmedikçe, kendisiyle evlenmeye talip olunamazdı." sözünden anlaşıldığına göre böyle bir kadın, bir hayız görmekle rahmini temizlerdi. Bu ise üç temizlenmek demek değildir. Bir kavim, bu görüşe kail olmuşlardır. "Başka bir erkekle nikahlanmadan önce kocası geldiği takdirde bu kadın, kocasına geri verilirdi." sözünden de anlaşıldığına göre böyle bir kadın istibra müddetini tamamladıktan, iddeti sona erdikten sonra başka bir erkekle nikahlanmadıkça, ilk kocası geldiği takdirde ilk kocasına iade edilir. Nitekim bu hüküm, Peygamber Efendi-miz'in kızı Zeyneb hadisesinde de açıkça cari olmuştur. Ayrıca bazı âlimler de bu görüşe kail olmuşlardır. Doğrusunu Allah bilir.