Süveyd, Samit b. Atiyye'nin oğludur, Atiyye ise, Hut b. Habib'in oğludur. Habib, Amr b. Avf in oğludur. Avf, Malik b. Evs'in oğludur. Süveyd'in annesi, Leyla binti Amr en-Neccariye'dir ki, bu kadın da Sel-ma binti Amr'm kızkardeşidir. Selma, Abdülmuttalib b. Haşim'in anne-sidir. îşte bu Süveyd, Hz. Peygamberin dedesi Abdülmuttalib'in teyzesi oğludur.
Muhammed b. îshak b. Yesar dedi ki: İnsanlar hac mevsimlerinde toplandıkça Rasûlullah (s.a.v.), kabilelerin yanma gelerek onları Allah'a ve islâm'a davet ediyor, kendi nefsini ve Allah katından getirmiş olduğu hidayet ile rahmeti onlara arzediyordu. Araplardan isim ve şeref sahibi bir kimsenin Mekke'ye geldiğini duyunca, mutlaka yanına gider, onu Allah'a davet eder ve dini, ona arzederdi.
İbn İshak dedi ki: Asım b. Amr b. Katade, kendi kavminin yaşlılarının şöyle dediklerini bana nakletti: Beni Amr b. Avf m kardeşi Süveyd b. Samit, hac ya da umre için Mekke'ye gelmişti. Güçlü, şerefli, soylu ve şiirden anlayan bir kimse olduğu için kavmi, Süveyd'e kamil adını takmıştı. O, bir şiirinde şöyle demiştir:
"Bilmiş ol ki, dost olarak çağırdığın birçok kimse vardır ki, eğer onun gaibteki sözünü duyacak olursan, iftirası seni fena hale getirirdi. Onun sözü, yüzüne karşı bulunduğun sırada bal gibidir.
Gayıpta ise, göğüs çukuru üzerine saplanmış bir kılıçtır.
Dış görünüşü seni sevindirir. Oysaki onun derisinin altında söz götürüp getirmenin hainliği vardır ki, o insan sırtındaki sinirlerinin tabanını keser.
Kızgın bir bakışla gözler, gizli kin ve öfkeyi sana açıklarlar.
Beni kuvvetlendir, uzun zamandır beni zayıflatıyordun.
Kölelerin hayırlısı kuvvetlendirendir, zayıflatan değildir."
Süveyd'in gelişini duyduğu zaman Rasûlullah (s.a.v.), onu karşıladı. Onu Allah'a ve İslâm'a davet etti. Süveyd, Rasûlullah'a şöyle dedi:
- Senin yanındaki şey, belki de benim beraberimdeki şey gibidir.
- Senin yanındaki şey nedir?
- Lokman in hikmetidir.
- Onu bana anlat.
Bunları Rasûlullah'a anlattıktan sonra şöyle dedi:
- Anlattığın bu şeyler, güzel sözlerdir.
- Benim yanımdaki şey ise bundan daha üstündür. Çünkü benim yanımdaki şey, Allah'ın bana indirdiği Kur'ân'dır. O, hidayet ve nurdur.
Böyle dedikten sonra Rasûlullah (s.a.v.), ona Kur'ân'ı okudu ve onu İslâm'a davet etti. Onun yanından uzaklaşmadı. O da şöyle dedi:
- Doğrusu bu güzel bir sözdür.
Böyle dedikten sonra Rasûlullah (s.a.v.)'m yanından ayrılıp Medine'ye kavminin yanma gitti. Çok geçmeden Hazreçliler, onu öldürdüler. Ama onun kavminden bazı adamlar şöyle demişlerdi: «Öldürülürken onun Müslüman olduğunu görmüştük.» Buas savaşından önce öldürülmüştü.

