El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Amr B. As'ın, Hendek Gazvesinden Sonra Necaşi İle Arasında Geçen Kıssa Ve İslâm'a Girişi

Muhammed İbn İshak dedi ki: Yezid b. Ebi Habib, Amr b. As'in kendi ağzından şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Ahzab ile birlikte hendekten ayrıldığımız zaman, Kureyş'ten bazı adamları topladım. Onlar benim görüşümü uygun …

Muhammed İbn İshak dedi ki: Yezid b. Ebi Habib, Amr b. As'in kendi ağzından şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Ahzab ile birlikte hendekten ayrıldığımız zaman, Kureyş'ten bazı adamları topladım. Onlar benim görüşümü uygun görür ve beni dinlerlerdi. Onlara şöyle dedim:

- Vallahi biliyorsunuz ki, ben Muhammedın durumunu görüyorum. İşlerin üzerine hoş olmayan bir şekilde gidiyor. Ben böyle bir görüş içindeyim. Siz onun hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Sen ne düşünüyorsun?

- Necaşi'nin yanma gidip onun yanında olmayı uygun görüyorum. Eğer Muhammed, kavmimize galip olursa biz Necaşi'nin yanında oluruz. Çünkü bizim onun elleri altında olmamız, Muhammed'in eli altında olmamızdan daha iyidir. Eğer bizim kavmimiz ona galip gelirse, kavmimiz bizi tanıyor ve bizi biliyordur. Onlardan bize iyilikten başka birşey ulaşmaz.

- Gerçekten bu iyi bir görüştür.

- O halde Necaşi'ye hediye edeceğimiz şeyleri temin ediniz. Bizim yurdumuzda ona hediye olarak verilecek şeylerin en iyisi derilerdir.

Böylece Necaşi için birçok deriler topladık. Sonra yola çıkarak yanına vardık. Vallahi biz Necaşi'nin yanında iken Amr b. Ümeyye ed-Damrî oraya geldi. Rasûhıllah (s.a.v.) onu, Cafer ve arkadaşlarının durumları için Necaşi'ye göndermişti. O, Necaşi'nin yanma girdi. Sonra ordan çıktı. Ben de arkadaşlarıma dedim ki: Bu, Amr b. Ümeyye'-dir. Eğer Necaşi'nin yanına girsem ve kendisinden onu istediğimde onu bana verirse, boynunu vuracağım. Bunu yaptığım zaman Kureyş-liler anlayacaklar ki, ben, onların yerine Muhammed'in elçisini öldürmüşüm.

Necaşi'nin yanma girdim ve ona temenna secdesini yaptım. Daha evvel de böyle yapardım. Necaşi dedi ki:

- Merhaba ey dostum. Hoş geldin. Bana memleketinden hediye olarak neler getirdin?

- Ey hükümdar, sana çok miktarda deri getirdim.

Sonra hediyeleri onun huzuruna getirdim. Baktı, beğendi. Sonra ona şöyle dedim:

- Ey Hükümdar, ben bir adam gördüm ki, senin yanından az Önce çıktı. O bizim düşmanımız olan bir adamın (Muhammed'in) elçisidir. Onu bana ver de Öldüreyim. Çünkü o, bizim eşrafımızdan ve seçkinlerimizden bazı adamlarımızı öldürdü.

Bunun üzerine Necaşi öfkelendi. Sonra elini uzattı ve kendi burnuna vurdu. Burnu kırıldı sandım. "Keşke yer yarılsaydı da ondan u-zaklaşmak için yere batsaydım." dedim. Sonra ona şöyle dedim; - Ey Hükümdar, Allah'a yemin ederim ki, bu sözlerimden hoşlanmayacağını bilseydim, o adamı senden istemezdim.

- Demek Musa'ya gelmiş olan Namus-u Ekber'in kendisine geldiği bir adamın elçisini sana vermemi istiyorsun ki, onu öldüresin.

- Ey Hükümdar, o öyle midir?

- Yazık sana ey Amr! Bana itaat et ve ona tabi ol. Çünkü Allah'a yemin ederim ki, o elbette hak üzeredir ve elbette kendisine muhalefet eden kimselerin üzerine galip gelecektir. Tıpkı Musa'nın Firavun ile askerlerinin üzerine galip geldiği gibi.

- Acaba İslâm üzere onun için benim sana bey'atımı kabul eder. misin?

- Evet.

Böyle dedikten sonra elini uzattı. Onunla İslâm üzere bey'atleş-tim. Sonra arkadaşlarımın yanına döndüm. Fikrim değişmişti ve arkadaşlarımdan Müslümanlığımı gizledim.

Sonra Müslüman olmak için Rasûlullah'm yanma gitmek üzere yola çıktım. Halid b. Velid'e rastladım. Bu hadise, Mekke fethinden biraz Önce idi. O, Mekke'den geliyordu. Ona dedim ki:

- Ey Ebu Süleyman, nereye gidiyorsun?

- Vallahi bu adamın (Muhammed'in) peygamberliği artık gün gibi aşikâr oldu. Vallahi Müslüman olmak için onun yanına gidiyorum. Daha ne zamana kadar bekleyeceğim.

- Vallahi ben de sırf Müslüman olmak için geldim. Başka bir sebeple gelmiş değilim.

Böylece Medine'ye, Rasûlullah (s.a.v.)'m yanma geldik. Halid b. Velid öne geçti ve Müslüman oldu. Bey'atleşti. Sonra ben yaklaşıp şöyle dedim:

- Ya Rasûlallah! Ben sana geçmişte işlediğim günahlarımı bağışlaman ve eskiden yaptığım şeyleri bana hatırlatmaman şartı üzerine bey'at ediyorum.

- Evet ey Amr, bey'atını yap. Çünkü İslâmiyet Önce yapılan şeyleri kesip yok eder. Hicret de kendisinden Öncesini keser.

Ben de onunla bey'atleştim. Sonra oradan ayrıldım.»

Ibn İshak dedi ki: Kendisini yalancılıkla itham etmeyeceğim birisinin bana anlattığına göre Osman b. Talha b. Ebi Talha da onlarla yani Amr b. As ve Halid b. Velid'le beraberdi. Onlar Müslüman olurken o da Müslüman olmuştu. Abdullah b. Ebu'z-Zibara es-Sehmî bu konuda şöyle demiştir:

«Osman b. Talha'ya antlaşmamızı haber veririm ve hacer-i esve-din öpüldüğü yerde milletin toplandığını haber veririm.

Babaların akdettiği her bir antlaşmayı da haber veririm.

Halid, bu gibi antlaşmalardan ayrılacak değil ya.

Sen Beyt'ten başka bir Beyt'in açılmasını mı arzu ediyorsun?

Kadim Beyt'in şerefinden ötesi arzu edilir mi hiç?

Bundan sonra Halid'e güvenme ve Osman da şiddetli felaketlerle geldi.»

Ben derim ki: Bunların İslâm'a girişleri, Hudeybiye'den sonra olmuştur. Çünkü Halid b. Velid ileride açıklanacağı gibi- o gün müşrik süvarilerinin komutanı idi. Bunların Müslümanlığı hususunda bu faslı daha sonra anlatmak münasip olacaktı. Ancak biz, İmam Mu-hammed b. İshak'a uyarak bu konuyu burada anlattık. Çünkü Amr b. As'm Necaşi'ye ilk gidişi, Hendek gazvesinden sonra olmuştur. Kuvvetli görüşe göre o, hicri beşinci senenin son kısmında oraya gitmiştir. Doğrusunu Allah bilir.