El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

İbn İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Vatih ve Sülalim'de Hayber halkını kuşattı. Nihayet Hayberliler helak olacaklarını kesin olarak anladıkları zaman, Rasûlullah'tan kendilerini oradan başka bir yere göndermesini ve …

İbn İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Vatih ve Sülalim'de Hayber halkını kuşattı. Nihayet Hayberliler helak olacaklarını kesin olarak anladıkları zaman, Rasûlullah'tan kendilerini oradan başka bir yere göndermesini ve canlarını bağışlamasını istediler. O da bu isteklerini kabul etti.

Rasûlullah (s.a.v.), malların hepsim topladı. Şak, Natat ve Ketibe ile diğer bütün kaleleri aldı. Ancak işte bu iki kalede (Vatih ve Sülalim'de) olanları toplamadı. Fedek halkı, Müslümanların yaptıklarını ve yapmakta olduklarını duydukları zaman Rasûlullah'a haber gönderdiler. Oradan kendilerini başka bir yere göndermesini ve canlarını bağışlamasını, mallarını da ona bırakmayı istediler. O da bu isteklerini kabul etti.

Rasûlullah (s.a.v.) ile onların arasında bu hususta uğraşanlar içinde Muhayyise b. Mesud vardı. Bu, Beni Harise'nin kardeşidir. Hayber halkı, işte bu hüküm üzere razı olduklarında Rasûlullah'tan malları isteyip gelirinin yarısını kendilerine vermesini isteyerek şöyle dediler:

- Bu malları biz sizden daha iy^biliriz. Ve bunları sizden daha iyi işletiriz.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), onların çalışıp arazi gelirinin paylaşılması üzerine onlarla sulh yaptı. Fakat şu şartı da onlara bildirdi. «Biz dilediğimiz zaman sizi buradan çıkarırız.»

Fedek halkına da benzer şekilde muamele yaptı.