El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

İbn İshak, Muhammed b. Müslim b. Şihab ez-Zührî kanalı ile İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v.), daha sonra sefer hazırlıklarına devam etti. Ebu Ruhm'u Medine üzerine vali bıraktı. Bu adamın …

İbn İshak, Muhammed b. Müslim b. Şihab ez-Zührî kanalı ile İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Rasûlullah (s.a.v.), daha sonra sefer hazırlıklarına devam etti. Ebu Ruhm'u Medine üzerine vali bıraktı. Bu adamın asıl adı Külsüm b. Husayn b. Utbe b. Halef el-Gifarî'dir. Ramazandan on gün geçtiği sırada yola çıktı. Rasûlullah (s.a.v.) oruç tuttu. Halk da onunla birlikte oruç tuttu. Nihayet Usfan ile Emecin arasında Kedid denen yere varıldığında iftar ettiler. Sonra Müslümanlardan 10.000 kişi yoluna devam etti. Merr-i Zervan'a indiler.

Urve b. Zübeyr dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)'m beraberinde 12.000 kişi vardı. Zührî ile Musa b. Ukbe de böyle demişlerdir. Bazıları, Sü-leym kabilesinin 700 kişi ile bazıları ise 1000 kişi ile İslâm ordusuna katıldığını söyler. Müzeynelüer de 1000 kişilik bir kuvvetle İslâm ordusuna katıldılar. Bütün kabilelerde sayıca katılanlar ve Müslüman olarak katılanlar vardı. Muhacirler ile Ensâr'm hepsi Rasûlullah (s.a.v.)'la birlikte yola çıktılar. Onlardan hiçbir kimse geride kalmadı.

Beyhakî, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v), Mekke fethine ramazan ayında başladı.

Ravi diyor ki: Said b. Müseyyeb'in de böyle dediğini duydum. Yalnız bilemiyorum, Rasûlullah (s.a.v.), şaban ayının son gecelerinde mi yola çıktı ve ramazanı yolda karşıladı. Yoksa ramazan ayı girdikten sonra mı yola çıktı? Yalnız Ubeydullah b. Abdullah, İbn Abbas'm şöyle dediğini bana haber verdi:

"Rasûlullah (s.a.v.) oruç tuttu. Kedid denen, Usfan ile Kudeyd arasındaki suyun yanma vardığında iftar etti ve ramazan ayı çıkıncaya kadar da hep iftar etti, oruç tutmadı."

Buharî, Ali b. Abdullah tariki ile İbn.Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), ramazan ayında sefere çıktı. Usfan denilen yere vardığında kendisine su getirilmesini istedi. Getirilen suyu insanlar görsünler diye alıp içti, orucunu açtı. Nihayet Mekke'ye vardı."

Ravi diyor ki: İbn Abbas şöyle diyordu: "Rasûlullah (s.a.v.) seferde bazen oruç tuttu, bazen de orucunu açtı. Dileyen oruç tutabilir, dileyen tutmayabilir."

Yunus b. Bükeyr, İbn İshak ve onun vasıtasıyla Zührî kanalı ile İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.) fetih seferine gitti. Medine'ye vali olarak Ebu Ruhm Külsüm b. Husayn elĞifarî'yi tayin etti. Ramazandan on gün geçtikten sonra yola çıktı. Oruç tuttu, insanlar da onunla beraber oruç tuttular. Usfan ile Emeç mevkii arasındaki Kedid mıntıkasına geldiğinde orucunu bozdu. Mekke'ye oruçsuz olarak girdi. İnsanlar, Rasûlullah (s.a.v.)'ı son olarak oruçsuz görmüşlerdi. O, daha önceki hükmü neshetmişti."

Daha sonra Yakub b. Süfyan tariki ile İbn İshak'm şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), hicri sekizinci senenin ramazan ayından on gün geçtikten sonra Medine'den çıktı. Mekke'ye gitti."

Beyhakî, Ebu İshak el-Fezarî kanalı ile İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir;

"Mekke'nin fethi, ramazan ayından onüç gün geçtikten sonra gerçekleşti."

Bu ifade yanlış olup, Zührî'nin sözüdür.

Sonra İbn Vehb tariki ile Zührî'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), Mekke fethi için Medine'den çıktı. Çıkışı ramazan ayında idi. Yanında 10.000 Müslüman vardı. Medine'ye gelişinden sekiz buçuk sene sonra Mekke üzerine gitmiş ve ramazanın bitimine onüç gün kala orayı fethetmişti."

Beyhakî, Said b. Abdülaziz et-Tenuhî kanalı ile Ebu Said el-Hud-rî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah {s.a.v.), ramazan ayından iki gece geçtiğinde fetih senesinde yola çıkmamız için duyuruda bulundu. Biz de oruçlu olarak yola çıktık. Kedid mevkiine vardığımızda orucumuzu bozmamızı emretti. İnsanlar hastalandılar. Kimi oruçlu, kimi oruçsuz idi. Düşmanla karşılaşacağımız menzile vardığımızda, orucumuzu açmamızı emretti. Biz de hep birlikte orucumuzu açtık."

İmam Ahmed b. Hanbel, Ebu Mugire kanalı ile Ebu Said el-Hud-rî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Fetih senesinde ramazan ayından iki gece geçtikten sonra yola çıkmamız için Rasûlullah (s.a.v.) bize ilanatta bulundu. Biz de oruçlu olarak yola çıktık. Rasûlullah, Kedid mevkiine vardığımızda orucumuzu bozmamızı emretti. İnsanların bir kısmı oruçlu, bir kısmı da o-ruçsuz olarak sabahladılar. Nihayet düşmanla karşılaşmaya en yakın mevkiye vardığımızda orucumuzu açmamızı emretti. Biz de hep birlikte orucumuzu açtık."

Ben derim M: Zührî'nin anlattığına bakılırsa Mekke'nin fethi ramazanın onüçüncü gününde gerçekleşmiştir. Ebu Said'in anlattığına bakılırsa, Müslümanlar Medine'den ramazamn ikinci gününde çıkmışlardı. Bu da onların Mekke ile Medine arasındaki yolu onbir gecede katetmiş olduklarını kabul etmemizi gerektirmektedir.

Ama Beyhakî, Asım b. Ömer b. Katade, Amr b. Şuayb, Abdullah b. Ebi Bekir ve diğerlerinin şöyle dediklerini rivayet etmiştir: "Mekke'nin fethi hicri sekizinci senenin ramazan ayının bitimine on gün kala gerçekleşti."

Ebu Davud et-Teyalisî, Cabir'in babası Abdullah'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Rasûlullah (s.a.v.), fetih senesinde oruçlu olarak Medine'den çıktı. Kürâü'l-Gamim'e vardı. Beraberindeki insanların bir kısmı yayan, bir kısmı da süvari idi. Bu yolculuk ramazan ayında yapılıyordu. Denildi ki: "Ya Rasûlallah, oruçlu olmak insanlara çok zor geliyor, yalnız onlar, senin nasıl yaptığına bakıyorlar? Senin ne yapacağım bekliyorlar?"

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), bir bardak su getirilmesini emretti. Suyu getirdiler. Bardağı kaldırıp insanların gözleri önünde içti. Bunun üzerine bazıları oruçlarım devam ettirdiler. Bazıları bozdular. Nihayet bazılarının oruçlu oldukları Hz. Peygamber'e haber verildi. Bunun üzerine kendisi: "Onlar asilerdir." buyurdu."

İmam Ahmed b. Hanbel, Muhammed b. İshak kanalı ile İbn Ab-bas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Fetih senesinin ramazan ayında Rasûlullah (s.a.v.), Medine'den yola çıktı. Oruç tuttu. Beraberindeki Müslümanlar da oruç tuttular. Kedid mevkiine varıldığında bineği üzerinde iken büyük bir bardak su getirilmesini emretti. Getirilen suyu, insanların gözleri önünde içti ki, orucunu bozmuş olduğunu onlara bildirsin. Böyle yapması üzerine Müslümanlar da oruçlarını bozdular."