El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Hevazinliler, yenilgiye uğradıklarında hükümdarları Malik b. Avf en-Nasrî, arkadaşlarından bir grubla birlikte bir tepenin üzerine çıkıp durdu ve: "Durun, taki zayıf ve güçsüzleriniz gelip geçsin ve size ulaşsınlar." …

Hevazinliler, yenilgiye uğradıklarında hükümdarları Malik b. Avf en-Nasrî, arkadaşlarından bir grubla birlikte bir tepenin üzerine çıkıp durdu ve: "Durun, taki zayıf ve güçsüzleriniz gelip geçsin ve size ulaşsınlar." dedi.

İbn İshak dedi ki: Bana ulaşan habere göre Malik b. Avf ve arkadaşları tepe üzerindelerken bir süvari birliği göründü. Malik, arkadaşlarına:

- Ne görüyorsunuz? diye sordu. Onlar da:

- Bir topluluk görüyoruz ki, mızraklarını atlarının iki kulağı arasına koymuşlardır. Baldırlarının içi de uzundur, dediler.

Malik:

- Bunlar Beni Süleym kabilesidirler. Bunlardan size zarar gelmez, dedi.

Atlılar oraya yaklaştıklarında vadinin iç tarafına yöneldiler. Sonra başka bir süvari birliği geldi. Bu defa Malik, yine arkadaşlarına sordu:

- Ne görüyorsunuz?

- Mızraklarını atlarının üzerine uzatmış bir topluluk görüyoruz.

- Bunlar Evslilerle Hazreçlilerdir. Bunlardan da size zarar gelmez.

Bu atlılar, tepenin alt tarafına yaklaştıklarında Beni Süleym kabilesinin yoluna koyuldular. Sonra bir süvari çıka geldi. Malik, arkadaşlarına sordu:

- Ne görüyorsunuz?

- Uzun bacaklı bir süvari görüyoruz ki, mızrağını omuzunun üzerine koymuş, başına da kırmızı bir mendil sarmış.

- İşte bu, Zübeyr b. Avvam'dır. Lafa yemin ederim ki, bu aranıza girecektir. Sizinle çarpışacaktır. Ona karşı sebatlı olun.

Zübeyr, tepenin alt tarafına geldiğinde kavme göründü. Onlarla çarpıştı. Onları tepeden uzaklaştınncaya kadar onlarla vuruştu ve onlara mızrak attı.

Fasıl

Rasûlullah (s.a.v.), ganimetlerin toplanmasını emretti. Develer, koyunlar ve köleler toplandı. Cirâne'ye götürülmesini ve orada alı-konmasım emretti.

İbn İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), ganimetler üzerine Mesud b. Amr b. Gifârî'yi bekçi tayin etti.

Fasıl

İbn İshak dedi ki: Bazı arkadaşlarımın bana anlattıklarına göre Rasûlullah (s.a.v.) o gün, Halid b. Velid'in öldürdüğü bir kadının yanma uğradı. İnsanlar da onun üzerine toplanmışlardı. Ashabından birine şu buyruğu verdi:

- Halid'e git. Ona de ki; Rasûlullah (s.a.v.); çocuğu, kadını veya rençberi öldürmeni menediyor.

İbn İshak, bunu bu şekilde munkati olarak rivayet etmiştir.

imam Ahmed b. Hanbel, Ebu Amir Abdülmelik b. Amr kanalı ile Beni Hanzele el-Katib'in kardeşi Rebah b. Rebî'in, Mürakka b. Say-fi'ye şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v.), bizzat katıldığı bir gazveden dönüyordu. Birliğin ön tararında Halid b. Velid vardı. Rebah ve Rasûlullah'm sahabeleri, öncü birlik tarafından öldürülen bir kadının cesedinin yanma vardılar. Durup ona baktılar. Hilkatinden hayret ediyorlardı. Nihayet bineğinin üzerinde Rasûlullah (s.a.v.) yanlarına geldi. Ona yer açtılar. Rasûlullah (s.a.v.) gelip kadının cesedinin yanında durdu ve şöyle dedi: "Bu kadın savaşacak bir kadın değildi. (Bunu niye öldürdüler?)" Böyle dedikten sonra orada bulunan sahabelerden birine şu buyruğu verdi: "Hemen koş, Halid'e var, ona de ki: Çoluk çocuğu ve rençberleri öldürmesin."