El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hicri Dördüncü Sene

Bu senenin muharrem ayında Ebu Seleme b. Abdi'l-Esed'in seriy-yesi, Tüleyhatul-Esedî üzerine gönderildi. Bu seriyye, Katan mevkiine kadar gitti. Vakidî, Ömer b. Osman b. Abdurrahman kanalı ile Seleme b. Abdullah b. Ömer …

Bu senenin muharrem ayında Ebu Seleme b. Abdi'l-Esed'in seriy-yesi, Tüleyhatul-Esedî üzerine gönderildi. Bu seriyye, Katan mevkiine kadar gitti.

Vakidî, Ömer b. Osman b. Abdurrahman kanalı ile Seleme b. Abdullah b. Ömer b. Ebi Seleme ve diğerlerinin şöyle dediklerim rivayet etmiştir:

Ebu Seleme, Uhud gazvesine katıldı. Pazusundan yaralandı. Medine'de bir ay kalıp tedavi gördü. Hicretin otuzbeşinci ayı olan muharrem ayı geldiğinde Rasûlullah (s.a.v.), onu çağırıp şöyle dedi:

- Beni Esed toprağına varıncaya kadar yürü. Onlara hücum et.

Böyle dedikten sonra Allah'a karşı takvalı olmasını ve beraberindeki Müslümanlara da iyi davranmasını tavsiye etti.

Ebu Seleme b. Abdi'l-Esed'le birlikte 1.500 kişi bu seriyye için yola çıktılar. Beni Esed kabilesine ait bir su olan Katan suyu yakınlarına vardılar. Tüleyhatü'l-Esedî ile kardeşi Seleme orada idiler. Bunlar, Hüveylid'in oğulları idiler. Rasûlullah (s.a.v.) ile savaşmak için Beni Esed kabilesinden müttefiklerini toplamışlardı. Bunlardan bir adam, Rasûlullah (s.a.v.)'m yamna gelmiş ve yaptıkları komployu haber vermişti. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), o adamla birlikte Ebu Seleme seriyyesini Tüleyha ile kardeşi üzerine göndermişti.

Seriyye, Katan nahiyesine vardığında Tüleyha ile Beni Esed kabilesi kaçıp dağılmışlar, geride birçok koyun ve deve bırakmışlardı. Bütün bunları Ebu Seleme almış, onlardan ayrıca üç köleyi de esir tutmuştu. Bu mallar ve esirlerle birlikte Medine'ye dönmüştü. Kendilerine kılavuzluk yapan Beni Esedli adama da bu ganimetten büyük bir pay vermişti. Esirlerden bir köleyi ve ganimetin beşte birini de Rasû-lullah'a ayırmış, kalan kısmını da kendi arkadaşları arasında taksim ettikten sonra Medine'ye gelmişti.

Ömer b. Osman, Abdülmelik b. Ubeyd kanalı ile Ömer b. Ebi Se-leme'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Babamı yaralayan Ebu Üsa-nıe el-Cüşemî idi. Babam Medine'de bir ay kaldı. Tedavi gördü. İyileştikten sonra Rasûlullah (s.a.v.), onu hicri dördüncü senenin muharrem ayında Katana gönderdi. Medine'den on küsur gece uzakta kaldı. Medine'ye girdiğinde yarası yeniden ağırlaştı ve hareket edemez hale

geldi, Cemaziyelevvel ayının bitimine üç gün kala vefat etti. Annem dört ay on gün süre ile iddet bekledi. Sonra Rasûlullah (s.a.v.) onunla evlendi. Şevval ayının bitimine birkaç gece kala onunla gerdeğe girdi. Annem şöyle diyordu:

«Şevval ayında nikah akdetmenin ve gerdeğe girmenin bir sakıncası yoktur. Çünkü Rasûlullah (s.a.v.), şevval ayında benimle evlenip gerdeğe girdi.»

Ebu Seleme'nin oğlu Ömer, sözüne devamla şöyle diyor: «Annem Ümmü Seleme, zilkade ayında ve elli dokuz yaşında vefat etti.»

Ben derim ki: Hicri dördüncü senenin sonunda şevval ayında Hz. Peygamber'in, Ümmü Seleme ile evlenmesinden ve nikah hususunda erkek çocuğun, kendi annesine velilik yapabileceğine dair âlimlerin görüşlerinden bahsedeceğiz. Allah izin verirse bu konuda detaylı bilgiler vereceğiz. Güvencimiz ve dayanağımız Allah'tır.