Bu senenin başında Necid gazvesi yapıldı. Buna Zi-Emer gazvesi de
denir.
İbn İshak dedi İd: Rasûiullah fs.a.v.), Sevik gazvesinden döndüğünde Medine'de, zilhicce ayının kalan kısmı kadar ya da buna yakın bir müddetle ikamet etti. Sonra Gatafaıılılan hedef alarak Necid gazvesine gitti. Buna Zi-Emer gazvesi de denir. Zi-Emer, Gatafan diyarında bir yerin adıdır.
İbn Hişam dedi ki: Rasûiullah (s.a.v.), bu gazveye giderken Medine'de yerine Osman b. Affan'ı vekil bıraktı.
İbn İshak dedi ki: Peygamberimiz (s.a.v.), safer ayının tamamını yada buna yalon bir kısmı Necid'de geçirdi. Sonra herhangi, bir tuzak ve hile ile karşılaşmadan geri döndü.
Vakidî dedi İd: Gatafan kabilesinin Salebe b. Muharip oğullarından bir grubun Zi-Emer mıntıkasında toplanıp Rasûiullah'la savaşmak istedikleri haberi Hz. Peygamber'e ulaştı. O da onlara karşı hicri üçüncü senenin rebiyülevvel ayının on ikisi olan perşembe günü sefere çıktı. Medine'de yerine Osman b. Affan'ı veldl bıraktı. On bir gün süreyle Medine'de yerine Osman b. Affan'ı veldl bıraktı. On bir gün süreyle Medine'den uzakta kaldı. Beraberinde 450 adam vardı. Bedeviler, ondan korkup dağ başlarına kaçtılar. Nihayet Rasûiullah ve arkadaşları, Zi-Emer denen bir su başına geldiler. Oraya ordugah kurdular. Şiddetli bir yağmura yakalandılar. Rasûiullah'm elbiseleri sırılsıklam ıslandı. Oradaki bir ağacın altına gidip durdu. Elbiselerini kurutmak için ağacın dallarına serdi. Müşriklerde bunu görüyorlardı.
Ama kendi işleriyle meşgul oldular. Gavres b. Haris ya da Du'sur b. Haris adında yiğit bir adamlarını, Rasûlullah'ı öldürmek için gönderdiler. Ona: «Muhammedi öldürmeyi Allah sana nasip edecek.» dediler. O adam elindeki parlak kılıcıyla yola çıktı. Rasûiullah'm yanma geldi, kılıcım çekip: «Ya Muhammed, bugün seni bana karşı kim korur?» diye sordu. Rasûlulîah da: «Allah korur.» dedi. O anda Cebrail, adamın göğsüne bir yumruk vurdu, elindeki kılıç yere düştü, Düşen kılıcı olan Rasûiullah, ona: «Ya seni bana karşı kim koruyacak?» diye sorunca adam: «Hiç kimse koruyamaz. Şahadet ederim İd, Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed de Allah'ın Rasûlüdür. Vallahi artık ebediyyen düşmanlarının arasına katılmayacağım.» dedi. Rasûlullah da kılıcını ona verdi. Adam, arkadaşlarının yanma döndüğünde ona:
"Yazıklar olsun sana neyin var?" diye sordular.
O da dedi İd:
"Baktım ki uzun boylu bir adam göğsüme yumruk vurdu. O yumruğun tesirini sırtımda hissettim. Bu yüzden vuranın melek olduğunu anladım. Ben de Muhammed'in Allah Rasûlü olduğuna şahadet getirdim. Vallahi ona karşı duran hiçbir topluluğun arasına girmeyeceğim." Böyle dedikten sonra kavmini İslâm'a davet etti. Bunun üzerine Cenâb-ı Allah, şu ayeti inzal buyurdu:
«Ey inananlar! Allah'ın üzerinize olan nimetini anın: Hani bir topluluk size tecavüze kalkmıştı da Allah onlara mani olmuştu.» (ei-Mâide, ıı.)
Beyhakî dedi İd: Zatü'r-Rika' gazvesinde de buna benzer bir kıssa gelecektir. Belki de bunlar ayrı ayrı iki kıssadırlar.
Ben derim ki: Eğer böyle birşey varsa, o, bundan başka bir kıssadır. Çünkü Gavres b. Haris adındaki saldırgan Müslüman olmamış, aksine eski dininde kalmakta ısrar etmiş ve kendisine karşı savaşmama hususunda Rasûlullah'a da söz vermemiştir. Doğrusu Allah bilir.

