El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Hz. Peygamberin, Ebu Süfyan'ın Kızı Ümmü Habibe İle Evlenmesi

Hendek gazvesini anlattıktan sonra Beyhakî, Kelbî tariki ile İbn Abbas'm: «Allah'ın sizinle, düşmanlık gösterdiğiniz kimseler arasında bir sevgi yaratması umulur.» (el-Mümtehine, 7.) ayet-i kerimesi hakkında şöyle …

Hendek gazvesini anlattıktan sonra Beyhakî, Kelbî tariki ile İbn Abbas'm: «Allah'ın sizinle, düşmanlık gösterdiğiniz kimseler arasında bir sevgi yaratması umulur.» (el-Mümtehine, 7.) ayet-i kerimesi hakkında şöyle dediğini rivayet etmiştir: «Bu âyet, Peygamber (s.a.v.)'in, Ebu Süfyan'm kızı Ümmü Habibe ile evlenmesinden bahseder. Peygamber (s.a.v.), Ümmü Habibe ile evlenince o müminlerin annesi oldu ve Mu-aviye de mü'minlerin dayısı oldu.

Beyhakî, Ebu Abdullah el-Hafız kanalı ile Urve'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ümmü Habibe, daha önce Ubeydullah b. Cahş'ın nikahında idi. Ubeydullah, Necaşi'nin yanma hicret etti, orada öldü. Rasûlullah (s.a.v.) da Habeşistan'da bulunan Ümmü Habibe ile evlendi. Ümmü Habibe'yi Rasûlullah'a zevce olarak nikahlayan, Necaşi oldu. Ona 4.000 dirhem mehir verdi. Onunla birlikte Şurahbil b. Hase-ne'yi, Habeşistan'dan Rasûlullah'm yanına gönderdi. Çeyizini de verdi. Ayrıca Rasûlullah'm gönderdiği şeyleri de ona çeyiz olarak verdi.

Urve dedi ki: Peygamber (s.a.v)'in zevcelerinin mehirleri 400 dirhem idi.

Ben derim ki: Sahih kavle göre Peygamber (s.a.v.)'in zevcelerinin mehirleri on iki buçuk okiye idi. Bir okiye kırk dirhemdir. Böyle olunca mehirleri 500 dirheme tekabül etmektedir.

Beyhakî, daha sonra İbn Lehia kanalı ile Urve'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ubeydullah b. Cahş, Habeşistan'da Hristiyan olarak öldü. Karısı Ümmü Habibe'yi Rasûlullah (s.a.v.) nikahladı. Onu Rasûlullah'a zevce olarak nikahlayan kişi, Osman b. Affan (r.a.) oldu.

Ubeydullah b. Cahş'ın Hristiyanlığa girmesiyle ilgili açıklama daha önceki sayfalarda verilmiştir. O Müslüman iken diğer müslü-manlarla birlikte Habeşistan'a hicret ettikten sonra, şeytan onun fikrini çeldi. Hristiyanlığı ona hoş gösterdi. O da Hristiyanlığa geçti. Ölünceye kadar Hristiyan kaldı. Allahm laneti üzerine olsun. Hristiyan olduktan sonra Müslümanları ayıplayarak onlara: "Biz gördük, ama sizin gözleriniz henüz açılmadı." derdi. Bununla ilgili açıklama, Habeşistan hicreti bahsinde geçmişti.

Urve'nin: "Ümmü Habibe'yi zevce olarak Rasûlullah (s.a.v.)'a nikanlayan kişi, Osman b. Affan (r.a.) olmuştur." sözü gariptir. Çünkü Osman, daha önce Mekke'ye dönmüş, sonra Medine'ye hicret etmişti. Önceki sayfalarda anlatıldığı gibi bu hicretine zevcesi Rukiyye de katılmış, ona refakat etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Sahih olan, Yunus'un, Muhammed b. İshak'tan naklettiği şu sözdür: Bana ulaşan habere göre Ümmü Habibe'nin nikah akdini yapan kişi, amcası oğlu Halid b. Said b. As olmuştur.

Ben derim ki: Ümmü Habibe'nin nikah akdini kabul hususunda Rasûlullah'm vekili Habeş hükümdarı Ashame en-Necaşi idi. Nitekim Yunus'un rivayetine göre Ebu Cafer Muhammed b. Ali b. Hüseyin şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), Amr b. Ümeyye ed-Damrî'yi Neca-şi'ye göndermişti. O da Ümmü Habibe binti Ebi Süfyan'ı Rasûlullah'a nikahlamıştı. Onunla birlikte 400 dinar da göndermişti.

Zübeyr b. Bekkar, Muhammed b. Hasan kanalıyla İsmail b. Amr'-ın şöyle dediğim rivayet etmiştir: Ebu Süfyan'm kızı Ümmü Habibe şöyle dedi: Ben Habeşistan'da iken bir de baktım ki, Necaşi'nin Ebre-he adlı bir cariyesi, üzerinde yağ lekeleri bulunan elbisesi ile yanıma geldi. İçeriye girmek için izin istedi. Ben de izin verdim. İçeri girdi ve şöyle dedi:

- Hükümdar sana diyor ki: Rasûlullah (s.a.v.), bana yazmış olduğu mektupta seni kendisine zevce olarak vermemi yazmış.

Ben de cariyeye şöyle dedim: Allah sana hayır müjdesini versin. Bunun üzerine cariye bana dedi ki: - Hükümdar sana diyor ki: O, beni evlendirme vekili yapsın.

Ben de Halid b. Said b. As'ı gönderdim. Onu vekil tayin ettim. Sevincimden bana bu hayırlı müjdeyi getiren cariye Ebrehe'ye ellerimdeki iki gümüş bileziği, iki hızmayı ve ayaklarımdaki gümüş halkalarla parmaklarımdaki yüzükleri müjdelik olarak verdim.

Akşam olunca Necaşi, Cafer b. Ebi Talib ile Habeşistan'da hazır bulunan Müslümanlara haber gönderip yanına çağırttı. Onlar da gidip toplandılar. Necaşi, topluluğun yanında nikah hutbesini okumaya başladı ve şöyle dedi:

«Noksanlıklardan münezzeh, yüce, güven verici, güçlü, kuvvetli, zorlu kuvvetin sahibi, herşeye hükümran olan Allah'a hamd olsun. Ondan başka ilah bulunmadığına, Muhammed'in de onun kulu ve elçisi olduğuna, Muhammed'in, Meryem oğlu İsa tarafından müjdelenen peygamber olduğuna şahadet ederim. İmdi Rasûlullah (s.a.v.), benden, Ebu Süfyan'm kızı Ümmü Habibe'yi zevce olarak kendisine nikahlamamı talep etmiştir. Ben de Rasûlullah (s.a.v.)'ın bu isteğine icabet ettim. Ümmü Habibe'ye 400 dinar mehir vermiştir.»

Necaşi bu konuşmasından sonra mehir dinarları (para) orada bulunanların önüne döktü.

Sonra Halid b. Said konuşmaya başlayarak şöyle dedi:

«Hamd, Allah'a mahsustur. O'na hamd eder, O'ndan mağfiret dilerim. Allah'tan başka ilah bulunmadığına, Muhammed'in de onun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim. O, Muhammed'i hidayet ve hak din ile göndermiştir ki, bu hak dini diğer bütün dinlere üstün getirsin. Müşrikler bundan hoşlanmasalar bile bu böyle olacaktır.

İmdi ben, Rasûlullah (s.a.v.)'m isteğine icabet ettim. Ve Ebu Süf-yan'ın kızı Ümmü Habibe'yi zevce olarak ona verdim. Allah Ümmü Habibe'yi Rasûlullah'a mübarek kılsın.»

Necaşi, mehirlik dinarları Halid b. Said'e verdi. O da teslim aldı. Sonra kalkmak istediklerinde şöyle dedi:

«Oturun. Çünkü evlendikleri zaman, evlilik yemeğinin yenilmesi, peygamberlerin sünnetindendir.» Yemek getirilmesini emretti. Getirilen yemeği yedikten sonra dağıldılar.

Ben derim ki: Belki de Amr b. As, Amr b. Ümeyye'nin Necaşi'nin yanından çıktığını görürken o Ümmü Habibe meselesi için Necaşi'nin yanında bulunuyordu. Bu da Hendek gazvesinden sonra olmuştu. Doğrusunu Allah bilir.

Ama Hafiz el-Beyhakî'nin, Ebu Abdillah b. Mendeh'ten rivayet ettiğine göre Peygamber (s.a.v.), hicri altıncı senede Ümmü Habibe ile evlenmiştir. Ümmü Seleme ile evlenmesi ise hicri dördüncü senede olmuştur.

Ben derim ki: Halife, Ebu Ubeydullah Mamer b. Müsenna ve İb-nü'1-Berekî de böyle demişlerdir. Hz. Peygamber'in Ümmü Habibe ile evlenmesi hicri altıncı senede olmuştur. Bazılarına göre yedinci senede olmuştur. Beyhakî, bunun daha münasip olduğunu söylemiştir.

Ben derim ki: Önceki sayfalarda geçtiği gibi Peygamber (s.a.v.)'in Ümmü Seleme ile evlenmesi, hicri dördüncü sene sonlarında olmuştur. Ümmü Habibe ile evlenmesine gelince, bunun daha önce olmuş olması muhtemeldir. Sonra da olmuş olabilir. Ama Hendek gazvesinden sonra olmuş olması daha uygun görünmektedir. Çünkü önceki sayfalarda da geçtiği gibi Amr b. As, Amr b. Ümeyye'yi Necaşi'in yanında bu mesele için görmüştü. Doğrusunu Allah bilir.

"el-Gâbe" adlı eserde Hafız İbnu 1-Esir, Katade'den rivayet etti ki Ümmü Habibe, Habeşistan'dan Medine'ye hicret ettiğinde Rasû-lul-lah (s.a.v.), onun desti izdivacına talip oldu ve onunla evlendi. Bazı kimselerden hikaye olunduğuna göre Peygamber (s.a.v.), Mekke'nin fethinden ve Ebu Süfyan'ın Müslüman olmasından sonra kızı Ümmü Habibe ile evlenmiştir. Bu görüşte olanların delili şudur: İbn Ab-bas'tan rivayet olunduğuna göre Ebu Süfyan şöyle demiştir:

- Ya Rasûlallah, bana üç şey ver.

-Olur.

- Daha önce Müslümanlarla nasıl savaştıysam, bu defa kafirlerle savaşmak için bana kumanda ver. - Olur.

- Oğlum Muaviye'yi yanında vahiy katibi yap.

- Olur.

- Yanımda Arap kadınlarının en güzeli Ümmü Habibe vardır ki, onu seninle evlendirmek istiyorum.»

İbnü'1-Esir dedi ki: «Bu hadis, Müslim'e göre münkerdir. Çünkü Ebu Süfyan, Mekke fethinden önce muahedeyi yenilemek için Medine'ye geldiğinde kızı Ümmü Habibe'nin yanma geldi. Ümmü Habibe ise Peygamber (s.a.v.)'in minderini dürerek onun altına sermekten imtina etti ve kaldırdı. Ebu Süfyan da kızı Ümmü Habibe'ye şöyle dedi:

- Vallahi bilemiyorum. Beni mi bu mindere layık görmedin, yoksa minderi mi bana layık görmedin? - Hayır, aksine bu Rasûlullah (s.a.v.)'m minderidir. Sana gelince sen müşrik bir adamsın.

- Ey kızım, Allah'a yemin ederim ki, benden sonra, sana şer isabet etmiş.»

İbn Hazm dedi ki: Bu hadisi, İkrime b. Ammar uydurmuştur. Bu uyulmayacak bir sözdür. Diğerleri dediler ki:

Ebu Süfyan, kendisini aşağılayıcı maddeleri içerdiğinden ötürü akdi yenilemeye gelmişti. Bazıları ise dediler ki: O, İslâm'a girişi sebebiyle kızının nikahının infisah ettiğine inanmıştı. Bütün bunlar zayıftır. En uygunu ve akla yatkını şudur ki; o, diğer kızı Amre'yi Peygamber Efendimizle evlendirmek istemişti. Bunu da kendisi için bir şeref görmüştü. Bunun için de diğer kızı Ümmü Habibe'den yardım dilemişti. Nitekim Buharî ve Müslim'in sahihlerinde de böyle anlatılır. Ancak ravi yanılarak bu kızm adının Ümmü Habibe olduğunu nakletmiştir. Biz bu hususta müfred bir haber nakletmişizdir.

Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam şöyle demiştir; Ümmü Habibe, hicri kırkdördüncü senede vefat etmiştir. Ebu Bekir b. Ebi Hayseme ise şöyle demiştir: Ümmü Habibe, Muaviye'den bir sene önce vefat etmiştir. Muaviye ise, hicri altmışıncı senenin receb ayında vefat etmiştir.

5.Bölüm