İbn İshak, Ebban b. Salih ve Abdullah b. Ebi Necih kanalı ile İbn Abbas'm şöyle dediğim rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v.), bu seferinde (Umretü'1-Kazâ) ihramlı iken Haris'in kızı Meymune ile evlendi. Meymune'yi ona nikahlayan kişi ise, Abbas b. Abdülmuttalib idi.
İbn Hişanı dedi ki: Meynaune, işini kız kardeşi Ümmü Fadl'a havale etti. Ümmü Fadl ise Abbas'm zevcesi idi. Ümmü Fadl da onun işini Abbas'a havale etti. O da onu Mekke'de Rasûlullah (s.a.v.)'a nikahladı. Rasûlullah (s.a.v.)'m yerine ona 400 dirhem mehir verdi.
Süheylî'nin anlattığına göre Rasûlullah (s.a.v.)'m evlenme talebine dair haber kendisine ulaştığında Meymune bir deveye binmiş halde idi ki, o esnada şöyle dedi: "Deve ve üzerindeki Rasûlullah (s.a.v.)'-mdır."
İbn Abbas dedi ki: Bu hususta şu ayet-i kerime nazil oldu:
"Ve Peygamber nikahlanmayı dilediği takdirde -müminlerden ayrı, sırf sana mahsus olmak üzerekendisinin mehrini peygambere hibe eden mü'min kadını almanı helal kılmışızdır." (el-Ahzab, 50.) Buharî, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.), ihramlı iken Meymune ile evlendi. İhramdan çıktığı zaman onunla gerdeğe girdi. Meymune, Şerifte vefat etti.'
Süheylî, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), ihramdan çıktıktan sonra Meymune ile evlendi."
Bu rivayetin Arapça aslında geçen muhrim kelimesini, Rasûlullah (s.a.v.)'m haram ayda iken Meymune ile evlenmiş olduğu şeklinde tevil etmişlerdir. Nitekim şairin biri de şöyle demiştir:
"Halife Affan oğlu Osman'ı muhrim (haram ayda) iken öldürdüler. O da beddua etti. Onun gibi yardımsız bırakılan bir kimse görmedim."
Ben derim ki: Bu anlayış tartışılabilir. Çünkü İbn Abbas'tan bunun aksine birbirini teyid edici rivayetler gelmiştir. Özellikle şu rivayet cerh etmektedir: "Rasûlullah, muhrim iken Meymune ile evlendi. Ama muhrim değilken onunla gerdeğe girdi." Gerdeğe girişi, zilkade ayında olmuştu ki, bu da haram aylardandır. Şu halde, "muhrim değilken" sözü, helal ayın dışında gerdeğe girmiş olması gibi bir manayı akla getirir ki, bu durumda "muhrim değil iken" sözü ile ihramda
değil i] en manası kastedilmiş olduğu ortaya çıkmaktadır.
Muhammed b, Yahya ez~Zühlî, Abdürrezzak kanalı ile Sevrî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Bu hususta Medine ehlinin kavline itibar edilmez. Çünkü bana İbn Abbas'm şöyle dediğine dair bir haber ulaştı: "Rasûlullah. (s.a.v.), muhrim (ihramlı) iken evlendi."
Buharî'nin sahihinde, İbn Abbas'm şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), ihramlı iken Meymune ile evlendi."
Said b. Müseyyeb dedi ki: "Meymune, her ne kadar İbn Abbas'm teyzesi ise de İbn Abbas bu hususta yanılmıştır. Vehmetmiştir. Çünkü Rasûlullah, ihramdan çıktıktan sonra Meymune ile evlenmiştir."
Yunus, İbn İshak'tan rivayet etti ki, Said b. Müseyyeb şöyle demiştir: Abdullah b. Abbas iddia ediyor ki, Rasûlullah (s.a.v.), ihramlı iken Meymune'yi nikahlamıştır.
Böyle diyerek onun sözünü anlatmıştır. Ancak Rasûlullah (s.a.v.) Mekke'ye geldi. İhramdan çıkması ile Meymune'yi nikahlaması bir arada oldu. Bu da İbn Abbasi şaşırttı. Onu bu hususta vehme sürükledi.
Müslim ve sünen ehli hadisçiler, Yezid b. Esamin el-Amirî kanalı ile Haris kızı Meymune'nin şöyle dediğini rivayet etmişlerdir:
"Rasûlullah (s.a.v.), her ikimiz de ihramlı değil iken Şerifte benimle evlendi."
Hafız el-Beyhakî, Ebu Abdullah el-Hafız kanalı ile Rafii'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Rasûlullah (s.a.v.), ihramlı değil iken Meymune ile evlendi. Yine ihramlı değil iken onunla gerdeğe girdi. Ben de ikisinin arasında elçi idim."
Ben derim ki: Meymune, altmışüç yaşında iken Şerifte vefat etti. Altmış yaşında vefat ettiğini söyleyenler de olmuştur. Allah ondan razı olsun.

