El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Peygamber (s.a.v.)'in Mukavkis'e Elçi Göndermesi

Mukavkis, İskenderiye şehrinin valisi olup adı Cüreyc b. Mina el-Kıptî idi. Yunus b. Bükeyr, İbn İshak ve onun vasıtasıyla Zührî kanalı ile Abdurrahman b. Abdi'l-Kâri'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hz. Peygamber, …

Mukavkis, İskenderiye şehrinin valisi olup adı Cüreyc b. Mina el-Kıptî idi.

Yunus b. Bükeyr, İbn İshak ve onun vasıtasıyla Zührî kanalı ile Abdurrahman b. Abdi'l-Kâri'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

"Hz. Peygamber, Hatib b. Ebi Beltaa (r.a.).ile İskenderiye hükümdarı Mukavkis'e bir mektup gönderdi. Hatib, Mukavkis'e Hz. Pey-gamber'in mektubunu verdiğinde Mukavkis, mektubu alıp öptü, Ha-tib'e de gereği kadar ikramda bulunduktan sonra onunla beraber Peygamber (s.a,v.)'e bir kat elbise, eğeriyle birlikte bir katır ve bir tepsi ile birisi Peygamber Efendimiz'in oğlu İbrahim'in annesi olan, diğeri de Hz. Peygamber tarafından Muhammed b. Kays el-Abdî'ye hediye edilen iki cariyeyi de hediye alarak gönderdi."

Beyhakî, Hatib b. Ebi Beltaa (r.a.)'dan rivayetle şöyle diyor:

"Hz. Peygamber (s.a.v.), beni İskenderiye hükümdarı Mukavkis'e gönderdi. Hz. Peygamberin mektubunu kendisine verdim. O da beni kendi odasında misafir etti ve yanında bir müddet kaldıktan sonra bir gün bana haber saldı, yanma çağırttı. Patriklerini de yanında toplamıştı. Bana şöyle dedi: - Beni iyi dinle. Sana birşey soracağım.

- Buyurun, sorun.

- Senin adamın peygamber değil midir?

- Evet, peygamberdir.

- Öyle ise kavmi onu kendi mülkünden çıkardığı zaman onlara niçin beddua etmedi?

- Meryem oğlu İsa'nın peygamberliğine şahadet etmiyor musun?

- Evet, şahadet ediyorum.

- Onun kavmi kendisini yakalayıp çarmıha vurmak istedikleri zaman, o onlara niçin beddua etmedi? Allah'ın kendisini dünya semasına yükselttiği esnada onların helak edilmeleri için neden beddua etmedi?

- Gerçekten akıllısın ve akılh bir kimse tarafından gönderilmişsin. Al, bunlar benim hediyelerimdir. Onları seninle beraber Muhammed (s.a.v.)'e gönderiyorum ve seni, emin olduğun yere kadar götürmek üzere sana bir takım muhafızlar da veriyorum, dedi. Rasûlullah (s.a.v.)'a üç cariye hediye etmişti. Bunlardan birisi, Rasûlullah'in oğlu İbrahim'in annesi idi. Diğeri de Rasûlullah tarafından Hassan b. Sabit el-Ensârî'ye hediye edilmişti. Mukavkis, bu hediyelerin yanısıra çok kıymetli şeyler de göndermişti."

İbn İshak'm anlattığına göre Mukavkis, Rasûlullah (s.a.v.)'a dört cariye hediye etmişti. Bunlardan biri İbrahim'in annesi Mariye, diğeri Hassan b. Sabit'e verilen Sirin'dir. Şirin, Hassan b. Sabit'e Abdurrahman adında bir çocuk doğurmuştu.

Ben derim ki: Hediyeler arasında testisleri burulmuş, siyahi bir köle vardı ki, adı Me'bur idi. Haffan ve Sâcicân adında iki siyahi köle daha vardı. Ayrıca Düldül adında beyaz bir katır da vardı. Testisleri burulmuş olan Me'bur, ilk zamanlarda Mariye'nin yanma rahatlıkla girip çıkıyordu. Nitekim Mısır'daki âdetleri de böyle idi. Ama insanlar onun durumunu bilmedikleri için bu konuda dedikodu yapmaya başladılar. Hatta bazıları dediler ki: "Rasûlullah (s.a.v.), Me'bur'u öldürmesi için Ali b. Ebi Talib'e emir vermiş. Ali, onun buruk olduğunu anlayınca öldürmekten vazgeçmiş."

İbn İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.), Beni Amir b. Lüey'yin kardeşi Salit b. Amr b. Abdi Vüdd'ü Yemame valisi Hevze'ye; Alâ b. Hadremî'yi de Umman valileri Ceyfer b. Gülendi ile Ammar b. Cülen-dî'ye gönderdi.