Musa b. Ukbe dedi ki: Uhud savaşında Muhacir ve Ensâr'dan toplam kırkdokuz kişi şehid edilmiştir. Buharî'nin sahihinde Bera'dan nakledilen bir hadiste denilmektedir ki, Uhud da Müslümanlardan yetmiş kişi şehid edilmiştir. Doğrusunu Allah bilir.
Katade, Enes'ten rivayet etti ki, Uhud savaşında Ensâr'dan yetmiş kişi; Bir-i Maune faciasında yetmiş kişi; Yemame savaşında da yetmiş kişi öldürülmüştür.
Hammad b. Seleme, Sabit'ten rivayet etti ki, Enes şöyle demiştir: Uhud gününde yetmiş kişi; Bir-i Maune gününde yetmiş kişi; Mu'te gününde yetmiş kişi ve Yemame gününde de yetmiş kişi öldürülmüştür.
Malik, Yahya b. Said el-Ensârî tariki ile Said b. Müseyyeb'in şöyle dediğini rivayet eder: Uhud ve Yemame savaşı ile Cisr-i Ebi Ubey-de savaşında Ensâr'dan yetmiş kişi öldürülmüştür.
Uhud şehidleri hakkında İkrime, Urve, Zührî ve Muhammed b. İshak da böyle demişlerdir. Buna şu ayette şahadet etmektedir;
«Başkalarını iki misline uğrattığınız bir musibete kendiniz uğrayınca mı: «Bu nereden?» dersiniz? Ey Muhammed! De ki: «O, kendi tarafmızdandır.» Doğrusu Allah her şeye Kadirdir.» (ÂH İmrân, 165.)
Yani Bedir gününde Müslümanlar, yetmiş müşriki öldürmüş, yetmiş müşriki de esir almışlardı.
Ibn ishak dedi ki: Uhud savaşında Müslümanlardan altmışbeş kişi öldürüldü. Dördü Muhacirlerdendir ki, adları şöyledir: Hamza, Abdullah b. Cahş, Mus'ab b. Ümeyr ye Şemmas b. Osman.
Diğerleri ise Ensâr'dandır. İbn îshak, bunların adlarım kabilelerine göre sıralamıştır. İbn Hişam, buna beş kişinin adını daha eklemiştir ki, buna göre şehidlerin sayısı yetmişi bulmaktadır.
Ibn İshak, müşriklerden de on iki kişinin öldürüldüğünü söyleyip adlarını verir.
Urve dedi ki: Uhud gününde kırkdört (veya kırkyedi) kişi şehid oldu.
Musa b. Ukbe dedi ki: Uhud savaşında kırk dokuz kişi şehid edildi. O gün müşriklerden de onaltı kişi öldürüldü. Urve ise ondokuz kişinin öldürüldüğünü söylemiştir. İbn İshak'a gelince; o, müşriklerden yirmi iki kişinin öldürüldüğünü söylemiştir.
Şafiî'den naklen Rebî şöyle demiştir:
«Müşriklerden Ebu Azze el-Cumuhî'den başkası esir alınmadı. O, Bedir savaşında da esir alınmıştı. Ancak Rasûlullah (s.a.v.), fîdyesiz olarak onu -bir daha kendisine karşı savaşmamak şartıylasalıvermisti. Uhud gününde tekrar esir alınınca: «Ya Muhammed, beni kızlarıma bağışlayıp salıver. Tekrar seninle savaşmamak üzere sana söz veriyorum.» demişti. Rasûlullah (s.a.v.) ise, onun bu isteğini reddederek şöyle demişti:
«Seni Mekke'de yanaklarını silip, Muhammed'i iki kez aldattım, diyesin diye serbest bırakmam. Rasûlullah daha sonra emir vererek boynunu vurdurdu.»
Bazılarının anlattıklarına göre Rasûlullah (s.a.v.), o gün şöyle buyurmuştur:
«Mü'min kişi, aynı delikten iki defa ısırılmaz.»

