El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Zehirli Koyun Hikayesi

Buharî, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hayber fethedildiği zaman Rasûlullah (s.a.v.)'a zehirli bir koyun hediye edildi." İmam Ahmed b. Hanbel, Haccac ve onun vasıtasıyla Leys kanalı ile Ebu Hüreyre'nin …

Buharî, Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hayber fethedildiği zaman Rasûlullah (s.a.v.)'a zehirli bir koyun hediye edildi."

İmam Ahmed b. Hanbel, Haccac ve onun vasıtasıyla Leys kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Hayber fethedildiği zaman Peygamber (s.a.v.)'e zehirli bir koyun hediye edildi. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Buradaki bütün Yahudileri yanıma toplayın." Yahudiler toplanıp getirildiler. Peygamber (s.a.v.) onlara şöyle buyurdu:

"Size birşey soracağım. Bana doğru cevap verir misiniz?"

- Evet ya Eba Kasım.

- Babanız kimdir?

- Babamız falandır.

- Yalan söylediniz. Aksine sizin babanız falan adamdır.

- Doğru söyledin. İyi söyledin.

- Size birşey sorduğumda doğru cevap verecek misiniz?

- Evet ya Eba Kasım. Zaten yalan söylersek tıpkı babamızın falan adam olduğunu söylerken yalan söylediğimizi anladığın gibi yine anlayacaksın.

- Ateş ehli kimdir?

- Biz ateşte az kalacağız. Sonra siz bizim yerimize geçeceksiniz.

- Vallahi asla biz sizin yerinize geçmeyeceğiz.

- Size birşey soracağım, doğru cevap verecek misiniz?

- Evet ya Eba Kasım.

- Bu koyuna zehir kattımz mı?

- Evet...

- Bu işi yapmaya sizi sevkeden sebeb neydi?

- Eğer yalancı biri isen senden kurtulalım, istedik. Eğer peygamber isen zaten bu sana zarar vermez, dedik."

Beyhakî, Ebu Abdullah el-Hafız kanalı ile Ebu Hüreyre'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

Yahudi bir kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'a zehirli bir koyun hediye etti. Rasûlullah da ashabına: "Bu koyunu yemeyin. Çünkü bu zehirlidir." dedi. Sonra dönüp kadına sordu:

- Böyle yapmaya seni sevk eden nedir?

- Şunu öğrenmek istedim. Eğer. peygamber isen, Allah seni bundan haberdar kılacaktır. Eğer yalancı biri isen bu zehirli koyunu ye-yip ölürsün. İnsanlar da senden kurtulup rahatlarını bulurlar. Ravi diyor ki: Rasûlullah (s.a.v.), o kadına ilişmedi."

imam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmistir: "Yahudilerden bir kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'a zehirli bir koyun hediye etti. Rasûlullah, koyunun zehirli olduğunu anlayınca kadına haber gönderip yanma çağırttı ve kendisine sordu:

- Böyle yapmaya seni sevk eden nedir?

- Şunu anlamak istedim. Eğer sen peygamber isen, Allah seni bu işten haberdar kılacaktır. Eğer peygamber değilsen bu zehirli koyunu yeyip ölürsün, böylece insanlar da senden kurtulup rahatlarını bulurlar.

Ravi diyor ki: "Rasûlullah (s.a.v.), bu koyundan bir lokma yediği için vücudunda bir ağrı ve sancı hissettiği zaman hacamat vurdurur-du. Bir kez sefere çıkmıştı. İhrama girdiğinde yine vücudunda ağrı ve sancı hissetmiş, kendine hacamat vurdurmuştu."

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde Enes b. Malik'in şöyle dediği rivayet edilir: Yahudi bir kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'a zehirli bir koyun getirdi. Rasûlullah,- o koyundan yedi. Sonra kadın Rasûlullah'm huzuruna getirildiğinde Rasûlullah ona şöyle sordu:

- Niçin böyle yaptın?

- Seni öldürmek istedim.

- Allah, seni bu işi yapmaya muktedir kılmayacaktır. Sahabeler, Rasûlullah'a: "Onu öldürmeyecek misin?" diye sordular. Rasûlullah hayır, diye cevap verdi.

Ebu Davud, İbn Şihab'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Cabir b. Abdullah'ın anlattığına göre Hayberli Yahudilerden bir kadın, kızarttığı bir koyuna zehir katmış, sonra onu Rasûlullah (s.a.v.)'a hediye etmişti. Rasûlullah, koyunun gövdesinden bir parçayı alıp yemiş, ashabından bir kısım kimseler de o koyundan yemişlerdi. Sonra Rasûlullah (s.a.v.), onlara: "Elinizi yemekten çekin." demişti. Sonra koyunun sahibi olan kadına haber gönderip çağırtmış ve ona şöyle sormuştu:

- Koyunu zehirledin mi?

- Bunu sana kim söyledi?

- Elimdeki şu parça bana söyledi. -Evet...

- Bunu niçin yaptın?

- Dedim ki, eğer sen peygamber isen, bu zehirli koyun sana zarar vermeyecektir. Eğer peygamber değilsen, insanlar senden kurtulup rahatlarım bulacaklardır."

Rasûlullah (s.a.v.), o kadını affetti, cezalandırmadı. Koyundan yiyen bazı sahabeleri vefat ettiler. Rasûlullah (s.a.v.) da koyundan biraz yemiş olduğu için omuzundan hacamat vurdurdu. Ebu Hind adındaki zat, boynuz ve bıçakla Rasûlullah'm omuzuna hacamat vurmuştu. Bu zat, Ensâr'dan Beni Beyada'nm azadlısı idi.

Ebu Davud, Vehb b. Bakıyye kanah ile Ebu Seleme'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Hayber'de Yahudi bir kadın, Rasûlullah'a kızartılmış bir koyun hediye etti. Bu koyundan yiyen Bişr b. Bera b. Marur vefat etti. Bunun üzerine Rasûlullah o Yahudi kadına haber göndererek çağırttı ve ona şöyle sordu:

- Seni bu işi yapmaya sevk eden sebeb nedir?

Rasûlullah (s.a.v.) çmir verdi ve o kadın Öldürüldü. Ravi, Rasûlullah (s.a.v.)'m hacamat vurduğundan bahsetmemiştir.

Beyhakî dedi ki: Muhtemelen Rasûlullah (s.a.v.), o kadım işin başında iken Öldürmedi. Ama Bişr b. Bera vefat edince, ondan sonra öldürülmesini emretmiş olabilir.

Beyhakî, Abdurrahman b. Ka'b b. Malikin şöyle dediğini rivayet etmiştir: "Yahudi bir kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'a Hayber'de kızartılmış bir koyun hediye etti. Rasûlullah ona: "Bu nedir?" diye sorunca, kadın: "Hediyedir." diye cevap verdi. "Sadakadır" demeye çekindi. Çünkü, "sadakadır" deseydi yemeyecekti. Bunun üzerine Rasûlullah ve ashabı koyundan yediler. Sonrada ashabına: "Elinizi yemekten çekin." diye emir verdi. Bundan sonrada kadına şöyle dedi:

- Koyunu zehirledin mi?

- Bunu sana kim haber verdi?

- İşte şu kemik, (Rasûlullah bunu söylerken koyunun kendi elinde tuttuğu paçasını gösterdi.).

- Evet.

- Niçin?

- İstedim ki, eğer sen yalancı isen senden kurtulalım. Eğer peygamber isen, zaten bu sana zarar vermez."

Rasûlullah (s.a.v.), kendi omuzuna hacamat vurdurdu. Ashabına da emir verdi. Onlar da hacamat vurdurdular. Bazıları ise, koyunu yediklerinden vefat ettiler.

Zührî'nin dediğine göre, zehirli koyunu Rasûlullah'a takdim eden kadın Müslüman oldu. Rasûlullah da onu cezasız bıraktı.

İbn Lehia, Ebu Esved kanalıyla Urve'nin, Musa b. Ukbe de Zührî'nin şöyle dediklerini rivayet etmişlerdir: Rasûlullah (s.a.v.), Hay-ber'i fethedip oradakilerden bazı kimseleri öldürdükten sonra Zeynep binti Haris adındaki Yahudi bir kadın (Merhab'ın kardeşi kızıdır.), Rasûlullah'm zevcesi Safiye'ye kızartılmış, zehirli bir koyun hediye etti. Koyunun but ve paça kısımlarına daha fazla zehir sürdü. Zira aldığı habere göre Rasûlullah (s.a.v.), en fazla koyunun but ve paçasını severmiş.

Rasûlullah (s.a.v.), Bişr b. Bera b. Marur'la birlikte Safîye'nin odasına girdi. Bişr, Beni Seleme kabilesinden bir kişi idi. Safîye, onlara kızartılmış koyunu takdim etti. Rasûlullah (s.a.v.), koyunun paçasına elini uzattı. Bir parça koparıp yemeğe başladı. Bişr de etli bir kemik alıp sıyırmaya başladı. Rasûlullah (s.a.v.), lokmayı yutunca Bişr b. Bera da ağzındaki lokmayı yuttu. Rasûlullah (s.a.v.): "Elinizi yemekten çekiniz. Çünkü bu koyunun paçası, bana zehirli olduğunu ve benim Öldürülmek istendiğimi haber verdi." dedi. Bunun üzerine Bişr b. Bera da şöyle dedi:

- Seni mükerrem kılan Allah'a yemin ederim ki, ben de yediğim lokmamda bir şeyler hissettim. Ancak yediğim yemeğe karşı seni kızdırmamak ve sana saygı göstermek istediğimden lokmayı yuttum. Sen lokmanı yutunca ben de kendimi senden daha kıymetli saymadığım için yuttum. Ama yutmamanı dilerdim. Çünkü bunda ölüm sebebi vardır.

Bişr, yerinden kalkmadan rengi beyaz takke gibi bembeyaz oldu. Sancıları devam etti. Yerinden kalkamaz oldu. Başkası kendisini yerinden oynatmadıkça kendisi kımıldayamıyordu.

Zührî, Cabir'in şöyle dediğini rivayet etmiştir: Rasûlullah (s.a.v.), o gün vücuduna hacamat vurdurdu. Beni Beyada'nm azadlısı, ona boynuz ve bıçakla hacamat vurdu. Rasûlullah (s.a.v.) bundan sonra üç yıl yaşadı. Ölüm sancısı kendisini tuttuğunda şöyle dedi:

"Hayber gününde yediğim koyundan şimdiki zamana, damarımın kopma vaktine gelinceye kadar defalarca sancı çektim." Rasûlullah (s.a.v.) şehid olarak vefat etti.

Muhammed b. İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) sükuna kavuştuğu zaman Zeyneb binti Haris -ki bu Sellam b. Mişkem'in karısıdır-ona kızartılmış bir koyun hediye etti. Kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'ın koyunun hangi tarafını sevdiğini sormuştu. Budunu sevdiğini söylemişlerdi. Bunun üzerine budunu tam zehirledi. Sonra koyunun diğer yerlerini zehirledi ve getirip Rasûlullah (s.a.v.)'a takdim etti. Rasûlullah, koyunun budunu aldı. Bir çiğnemlik et çiğnedi. Ama yutmadı. Beraberinde Bişr b. Bera b. Marur da vardı. O da buttan biraz almıştı. Tıpkı Rasûlullah (s.a.v.)'m aldığı yerden almıştı. Fakat Bişr, aldığı et parçasını yutmuştu. Rasûlullah ise, o çiğnemi ağzından dışarı attı. Sonra: "Bu kemik, bana zehirlenmiş olduğunu söyledi." dedi. Bunun üzerine kadını çağırdı. Kadın geldiğinde suçunu itiraf etti. Bunun üzerine kadına dedi ki:

- Bu işi yapmaya, seni sevk eden sebeb nedir?

- Kavmimin basma getirdiğin işler herkesçe malumdur. Dedim ki, eğer bir yalancı kişi isen senden kurtuluruz. Eğer bir peygamber isen zaten sana bildirilir.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) onu cezalandırmadı. Fakat Bişr, yediği o lokmadan dolayı öldü.

İbn İshak dedi ki: Bana Mervan b. Osman b. Ebu Said b. el-Mu-alla şöyle haber verdi: Rasûlullah (s.a.v.)'m vefat hastalığında Bişr b. Bera b. Marur'un kız kardeşi onun yanma geldi. Rasûlullah ona şöyle dedi:

"Ey Ünımü Bişr! İşte bu anlarda senin kardeşinle birlikte Hay-ber'de yediğim lokmadan dolayı kalb damarımın kesilmiş gibi olduğunu hissediyorum."

Ümmü Bişr dedi ki: Şüphesiz Müslümanlar elbette görecekler ki Rasûlullah (s.a.v.), Allah'ın peygamberliği ona ikram ettiği gibi onu şehid olarak da vefat ettirmiştir.

Hafız Ebu Bekir el-Bezzar, Hilal b. Bişr ve Süleyman b. Yusuf el -Harranî vasıtalarıyla Ebu Said elHudrî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Yahudi bir kadın, Rasûlullah (s.a.v.)'a haşlanmış bir koyun hediye etti. Halk elini yemeğe uzattıklarında Rasûlullah (s.a.v.) onlara: "Elinizi yemekten çekin. Çünkü koyunun uzuvlarından biri, zehirli olduğunu bana bildirdi." dedi. Koyun sahibi kadına haber gönderip yanına çağırttı. Ona şöyle sordu:

- Yemeğini zehirledin mi?

- Evet...

- Bunu niçin yaptın?

- Eğer yalancı biri isen, insanların senden kurtulmasını ve rahatlarını bulmasını istedim. Eğer doğru sözlü bir kimse isen Allah'ın seni bundan haberdar kılacağını anlamak istedim.

Rasûlullah (s.a.v.), elini yemeğe uzattı ve: "Allah'ın adı ile yeyin." dedi. Biz de yedik ve Besmele çektik ve hiç birimize zarar vermedi.

Ben derim ki: Bu rivayette münkerlik ve şiddetli bir garabet vardır. Doğrusunu Allah bilir.

Vakidî'nin anlattığına göre Uyeyne b. Hısn, Müslüman olmadan önce rüyasında Rasûlullah (s.a.v.)'ın Hayber'i kuşattığını görmüş ve bu rüyadan ümitlenerek Rasûlullah (s.a.v.)'la savaşıp muzaffer olmak dilemiş. Rasûlullah (s.a.v.)'ın yanına geldiğinde Hayber'i fethetmiş olduğunu görmüş ve: "Ya Muhammedi Müttefiklerinden -yani Hayber-lilerden- elde ettiğin ganimetleri bana ver." demiş. Rasûlullah (s.a.v.) da ona: "Rüyam ters çevirdin. Yalan söyledin." demiş ve rüyasında görmüş olduğu şeyi ona bildirmişti. Bunun üzerine Uyeyne geri dönmüş, yolda Haris b. Avf onunla karşılaşmış ve ona şöyle demişti: "Ben şahadet ederim ki Muhammed, doğu ile batı arasına hakim olacaktır. Yahudiler de bunu bize böyle haber veriyorlar. Şahid ol ki sen, Ebu Rafı Sellam b. Ebi Hukayık'ın bana şöyle dediğini işittim: "Biz, Peygamberliğinden dolayı Muhammed'i çekemiyoruz. Çünkü o, Beni Harun'dan çıkmıştır ve Allah katından gönderilmiştir. Yahudiler bu hususta bana itaat etmiyorlar. Bizden ona verilecek iki kurban vardır. Biri Yesrib diğeri Hayber'dir."

Haris dedi ki: Ben Sellam'a: "Muhammed yeryüzüne hakim olacak mı?" diye sordum. O da şu cevapı verdi:

"Evet, Musa'ya Tevrat'ı indirene and olsun ki, o, yeryüzüne hakim olacaktır. Ama benim onun hakkında böyle dediğimi Yahudilerin bilmesini istemiyorum."