El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Amr B. Madi Kerib'in Beni Zebîd Kabilesinden Bir Grupla Gelişi

İbn İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)'ın emri kendilerine ulaştığı zaman Amr b. Ma'di Kerib, Kays b. Mekşuh el-Muradî'ye şöyle demişti: Ey Kays! Sen kavminin efendisisin. Kendisine peygamber demlen Kureyşli Muhammed …

İbn İshak dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)'ın emri kendilerine ulaştığı zaman Amr b. Ma'di Kerib, Kays b. Mekşuh el-Muradî'ye şöyle demişti: Ey Kays! Sen kavminin efendisisin. Kendisine peygamber demlen Kureyşli Muhammed adındaki bir adamın Hicaz'da ortaya çıktığı bize anlatılmıştır. Bizi ona götür de onun durumunu öğrenelim. Eğer dediği gibi peygamber ise o sana gizli kalmaz. Onunla karşılaştığımız zaman ona tabi oluruz. Eğer durumu başka ise onu tanımış oluruz.

Kays, bunu yapmaya yanaşmadı ve Amr'm görüşünü hiçe saydı. Onu akılsızlıkla itham etti. Bunun üzerine Amr b. Ma'di Kerib atma bindi. Rasûlullah (s.a.v.)'ın yanma geldi. Müslüman oldu.

Bu haber, Kays b. Mekşuh'a ulaştığında o, Amr'ı tehdit etti ve ona karşı şiddetli bir öfkeye tutuldu. "Bana muhalefet etti ve benim görüşüme uymadı." diyerek onu kınadı. Bunun üzerine Amr b. Ma'di Kerib bu hususta şöyle dedi:

"Zi-San'a gününde sana, doğruluğu aşikar olan bir emirle emrettim.

Allah'tan sakınmayı ve iyilik etmeyi sana emrettim. Sen ise tehdit ediyorsun.

Akıldan çıktın. Eşekçik gibi bağlandığı kazık onu aldattı.

Benden bir ata bindi. Üzerinde onun aslanı vardı.

Sert yerin suyunu koruyan derin su kuyusu gibi üzerimde derin bol zırhı olmasıdır.

Süngü demiri girmiş, kırıkları uçmuş olarak geri dönen süngü,

Eğer bana rastlasaydm, elbette üstünde tüyleri yükselen bir ars-lanla karşılaşmış olacaktın.

İki omuzu arası yüksek, ayak parmakları kaim bir arslana rastlarsın.

Eğer yiğitlikte emsal ise emsalle iftihar eder, onu doğrultur ve yere yıkmak için onun pazusunun altına girer.

Onu yakalar, onu kaldırır, onu indirir ve onu öldürür.

Onun beynine isabet eder, onu kırar, onu yer ve onu yutar.

Onun dişleri ve eli, yakaladığı şeyde ipleri çok zalimanedir."

îbn İshak dedi ki: Amr b. Ma'di Kerib, Beni Zebid'ten olan kavmi içinde kaldı. Onların üzerinde Ferve b. Müseyk vardı. Rasûlullah (s.a.v.) vefat edince Amr b. Ma'di Kerib, irtidad eden diğer kimselerle birlikte irtidad etti ve Ferve b. Müseyk'i yererek şöyle dedi:

"Ferve'nin mülkünü mülkün en kötüsü bulduk.

Bir eşek gibi ki, onun burnunun delikleri döl yatağını koklar.

Sen Ebu Umeyr'i gördüğün zaman, çocuk doğarken beraberinde, dışarı çıkan kırmızı ve yeşil çizgiler ve damarlar bulunan suyu yeşil olan pis bir deri görmüş olursun."

Ben derim ki: Amr b. Ma'di Kerib daha sonra İslâm'a döndü ve İslâmiyet'i güzelce yaşadı. Ebu Bekir şs-Sıddık ve Ömerü'l-Faruk devirlerinde birçok fütuhata katıldı. Mezkur yiğitlerden ve meşhur bahadırlardan, şiiri güzel şairlerden idi. Nihavend fethine katıldıktan yirmi bir sene sonra vefat etti. Kadisiye muharebesine katılıp o gün Öldürüldüğünü söyleyenler de olmuştur.

Ebu Ömer b. Abdi'1-Berr dedi ki: Amr b. Ma'di Kerib'in Rasûlullah (s.a.v.)'m yanma gelişi, hicri dokuzuncu senede olmuştur. İbn İshak ile Vakidî'nin anlattıklarına göre hicri onuncu senede gelmişti.

Ben derim ki: Şafiî'nin buna delalet eden sözleri vardır. Doğrusunu Allah bilir.

Yunus, İbn İshak'm şöyle dediğini rivayet eder: Amr b. Ma'di Ke-rib'in Peygamber (s.a.v.)'in yanma gelmediğini söyleyenler de olmuştur. Hatta o, bu hususta şöyle bir şiir söylemiştir:

"Her ne kadar onu gözümle görmemişsem de peygambere yaki-nen inanmışımdır.

Âlemlerin efendisidir, Önde gelenidir. Yerler zahir olduğu zaman Allah'a en yakın olan kimsedir.

Allah katından vahiy getirdi. İlâhi vahyin manaları hususunda emin idi.

Hikmetten sonra hikmet ve ziya getirdi.

Onun getirdiği nur sayesinde körlükten kurtulup doğru yola erdik, hidayet bulduk.

Onun kanununa bağlanıp hidayet kervanına bindiğimizde ister istemez doğru yola koyulduk.

Gerçek ilâha ibadet edip kul olduk.

Daha önce cehaletten dolayı putlara tapardık.

Onun sayesinde kalblerimiz birbirine ısındı. Daha önce düşman iken,

Onunla birlikte kardeşlere dönüştük.

Bizden ona selam olsun, selam olsun. Bulunduğumuz beldelerden ona selamlar gitsin. Her ne kadar peygamberi görmediysek de onun yoluna tabi olup iman ettik."