Anlatıldığına göre bunlar, hicri dokuzuncu senede otuz kişiden müteşekkilen Rasûlullah'm yanma gelmişlerdi. Aralarında Muaviye b. Sevr b. Muaviye b. Ubade b. Bekka da vardı. O sırada o yüz yaşında imiş. Beraberinde Bişr denen bir oğlu da varmış ve şöyle demiş:
- Ya Rasûlallah, teberrüken elini vücuduma değdirmeni istiyorum. Ben bunu uğur sanıyorum. Yaşlandım ve şu oğlumda bana iyi davranıyor. Onun da yüzüne elini sür.
Rasûlullah (s.a.v.), onun yüzüne elini sürdü ve ona tiftik keçileri verdi. Üzerlerine bereket duası okudu. Artık onlar kıtlığa ve yokluğa maruz kalmıyorlardı.
Muhammed b. Bişr b. Muaviye, bu hususta şöyle dedi:
"Babam ki, Rasûlullah onun başını mesnetti. Ona hayır ve bereket duası okudu.
Yanma geldiğinde Ahmed ona ince yapılı tiftik keçileri verdi ki, onlar yılan değildirler.
Kabilenin heyetini her akşam doyururlar ve bu süt kaseleri aralarında sabahlara kadar döner.
Verdikleri bereketli oldu. Veren de kutlu olsun. Hayatta olduğum sürece ona selatım, selamım olsun."

