Bu heyette, Abdi Avf b. Asrem adında bir kişinin bulunduğu söylenmiştir. Bu kişi, Müslüman olmuş, Rasûlullah ona Abdullah adını vermişti. Heyette Kabise b. Muharik adındaki bir adam da vardı ki, bunun zekat hakkında rivayet ettiği bir hadis vardır.
Bu heyette, Ziyad b. Abdillah b. Malik b. Büceyr b. Hedm b. Rü-veybe b. Abdillah b. Hilal b. Amir de vardı. Medine'ye girdiğinde teyzesi Meymune binti Haris'in evine yöneldi. Eve girdi: Rasûlullah (s.a.v.), Meymune'nin odasına girince onu gördü, Öfkelenip geri döndü. Meymune de şöyle dedi:
- Ya Rasûlallah, bu benim kız kardeşimin oğludur.
Bunun üzerine Rasûlullah odaya girdi. Sonra çıkıp Ziyad'la birlikte mescide gitti. Öğle namazını kıldı. Sonra Ziyad'ı yanma yaklaştırıp ona dua etti. Elini başının üzerine koydu. Sonra başından burnuna doğru yüzünü eliyle sıvazladı. Beni Hilal kabilesi bu hadiseden ötürü: "Ziyad'm yüzünde hep bereket gördük." demişlerdi.
Şair, Ziyad'm oğlu Ali'ye hitaben şöyle demişti:
"Ey Rasûl tarafından başı meshedilen ve mescid yanında kendisi için hayır duasında bulunulan kişinin oğlu.
Ziyad'ı kastediyorum bu sözlerimle, başkasını kasdetmiyorum, gelip geçen, itham eden veya imdada yetişen kimseleri değil, Ziyad'ı kastediyorum.
Hayatta olduğu sürece mezara girinceye dek alnında hep nur vardı."

