El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

İbn İshak dedi ki: Tebük gazvesi, Rasûlullah (s.a.v.)'m gittiği gazvelerin sonuncusu oldu. Hassan b. Sabit (r.a.), Ensâr'm Peygamber (s.a.v.) ile beraber yaşadıkları savaş günlerini sayarak ve onunla birlikte savaşta …

İbn İshak dedi ki: Tebük gazvesi, Rasûlullah (s.a.v.)'m gittiği gazvelerin sonuncusu oldu.

Hassan b. Sabit (r.a.), Ensâr'm Peygamber (s.a.v.) ile beraber yaşadıkları savaş günlerini sayarak ve onunla birlikte savaşta bulundukları yerleri anarak aşağıdaki şu şiiri söylemiştir:

İbn Hişam dedi ki: Bu şiir, onun oğlu Abdurrahman b. Hassana ait olarak rivayet edilir:

"Maad'dın hepsinin tek kişi olarak ve topluluk olarak, en iyi kişisi değil miyim? İster onlar ayrı ayrı, olsunlar, ister toplu olsunlar.

Onlar bir kavimdir ki, Bedir'de bütünüyle Rasûl ile birlikte bulundular.

Ne kusur ettiler, ne de yardımsız bırakıp gittiler.

Onlar bey'at ettiler, onlardan hiçbiri o bey'atı bozmadı ve imanlarında bir fesat da olmadı.

Uhud'daki boğazda, onların yanma sabahleyin vardığı zaman, sabit ve muhkem bir vuruş oldu ki,

Bu vuruş, tıpkı alevlenmiş bir ateşin sıcağını andırıyordu.

Zî-Kared gününde onları iyi koşan atların üzerine sıçrattığı gün, ne korktular, ne korkudan ötürü ayrılıp uzaklaştılar.

İşte Zû-Uşeyre, Rasûl ile birlikte oraya atlarıyla ayak bastılar.

Üzerlerinde kılıçlarla süngüler vardı.

Veddan gününde oranın ehlini oradan çıkardılar.

Atlarla rahvana kalktıkları bir sırada. Nihayet bizi yüksek yerlere ve dağlara vardırdılar.

Bir gece ki, onda Allah için düşmanlarını aradılar.

Allah ise, onların yaptıkları iş sebebiyle mükafatlarını veriyordu.

Bir gece Hüneyn'de Rasûl ile kılıçlarla vuruştular.

Onlara hamle üzerine hamle yapıyorlardı.

Necid günü gazvesinde Rasûl ile birlikte onlar için orada yağmalar ve ganimetler elde edildi.

Ka'a gazvesinde düşmanı onunla dağıttık, tıpkı develerin su içme yerinde dağılmaları gibi dağıldılar. Bey'at edildiği günde kılıçlarla vuruşma üzerine onun bey'at ehli oldular.

Onlar, onu kendilerine nimette ortak ettiler ve bundan asla ayrılıp uzaklaşmadılar.

Fetih gazvesinde, onun seriyyesinde cesur bekçiler oldular. Ne yavaş, ne de aceleci oldular.

Hayber gününde onun ordu birliğinde yürüyorlardı.

Hepsi de kendisini ölüme adamış bahadır, atak ve yiğit kişilerdi.

Sağ ellerde emanet olarak kılıçlan titrer.

Vuruşta bazen eğilirler, bazen doğrulurlar.

Rasûlullah'ın Allah'tan sevap dileyerek Tebük'e yürüdüğü günde,

Onlar onun ilk bayrakları idiler.

Eğer bir savaş olursa onlara savaşın edebi ve idaresi zahir olur.

Hatta onlara ilerlemek ve gerilemek dahi zahir oldu.

İşte o kavim, peygamberin Ensâr'ıdır. Onlar benim kavmimdir ki, nesebimle nisbet edildiğim zaman onlara varırım.

Âlicenâb, üstün kimseler olarak öldüler ve sözlerini bozmadılar.

Öldürüldükleri zaman da onların ölümleri Allah yolundadır."