El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Rasûhıllah (s.a.v.), insanların Müzdelife'den Mina'ya akın etmelerinden önce, geceleyin ailesinden bir grubu önceden gönderdi. Buharı, "Ailesinden zayıf olan kimseleri geceleyin önceden gönderen ve onların da …

Rasûhıllah (s.a.v.), insanların Müzdelife'den Mina'ya akın etmelerinden önce, geceleyin ailesinden bir grubu önceden gönderdi.

Buharı, "Ailesinden zayıf olan kimseleri geceleyin önceden gönderen ve onların da Müzdelife'de vakfe yapıp dua edişleri, ay battığı zaman gelişleri" babında, Salim'in şöyle dediğini rivayet eder:

"Abdullah b. Ömer, ailesinden zayıf ve güçsüz olan kimseleri önceden, Müzdelife'ye gönderirdi. Onlar, geceleyin Meş'ar-i Haram'da vakfe yapar, bildiklerince Allah'ı zikrederlerdi. Sonra onların vakfe yapmasından ve hareket etmesinden önce kendileri hareket ederlerdi. Onlardan bazıları, sabah namazı vaktinde Mina'ya gider, sabah namazını orada kılarlardı. Bazıları da daha sonra giderlerdi. Gittiklerinde de cemreleri taşlarlardı. İbn Ömer şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v) buna ruhsat verdi."

Süleyman b. Harb, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder.

"Rasûlullah (s.a.v.), beni geceleyin Müzdelife'den Mina'ya gönderdi." ;

Buharî, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder:

"Ben, kendi ailesinden zayıf ve güçsüz kimselerle birlikte Peygamber (s.a.v.)'in geceleyin önceden Müzdelife'den gönderdiği kimseler arasmdaydım."

Müslim, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder.

"Rasûlullah (s.a.v.), seher vakti ağırlıklarıyla birlikte beni Müzdelife'den gönderdi."

İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder:

«Rasûlullah (s.a.v.), biz Abdülmuttalib oğullan çocuklarını bineklerimiz üzerinde önceden gönderdi ve bacaklarımıza elinin iç tarafıyla vurarak: "Ey yavrularım! Güneş doğmadan Cemrelere taş atmayın." dedi. Güneş doğmadan hiçbirimizin Cemre'ye taş attığını sanmıyorum.»

İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet eder.

"Rasûlullah (s.a.v.), kendi ailesinin zayaf ve güçsüzlerini geceleyin Müzdelife'den gönderdi. Onlara güneş doğmadan Cemretü'l-Akabe'ye taş atmamalarını tavsiye etmeye başladı."

Ebu Davud, Osman b. Ebi Şeybe kanalı ile İbn Abbas'ın şöyle dediğini rivayet eder:

"Rasûlullah (s.a.v.), gecenin sonundaki karanlıkta ailesinin zayıf ve güçsüzlerini Önceden gönderdi. Ve onlara güneş doğmadan Cemre'ye taş atmamalarım emretti."

Buharî, Müsedded tarikiyle Abdullah b. Keysan'm şöyle dediğini rivayet eder:

"Esma hazretleri akşamla yatsı namazlarının cem edildiği gece, Müzdelife'ye varmış ve orada geceleyip namaz kılmıştı. Bir müddet namaz kıldıktan sonra Esma:

- Oğlum, ay battı mı? diye sordu. Abdullah:

- Hayır batmadı, diye cevab verdi. Bir müddet daha namaz kıldıktan sonra:

- Oğlum ay battı mı? diye tekrar sordu.

Abdullah:

- Evet battı, diye cevap verdi. Esma:

- Öyleyse Mina'ya doğru yollanınız, diye emretti.

Onlar da yollandılar. Nihayet Cemre mevkiine geldiler. Cemre'yi taşladıktan sonra Esma tekrar yerine döndü. Sabah namazını kıldı. Abdullah da ona:

- Anneciğim, öyle sanıyorum ki biz, daha ortalık aydınlanmadan önce Cemre'yi taşladık, dedi.

Esma, şu cevabı verdi:

- Oğlum, Rasûlullah (s.a.v.) bu hususta kadınlara izin vermiştir." Esma binti Ebu Bekir es-Sıddık, güneşin doğuşundan önce Cemre'yi taşlamıştı. Nitekim yukarıdaki rivayette de böyle denmektedir. Ancak çocuklar, kadınlardan daha atik ve daha süratlidirler. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.v.), güneş doğmadan çocukların Cemre'yi taşlamamalarını emretmiş, bu hususta kadınlara ise ruhsat vermişti. Kadınların güneş doğmasından önce de Cemre'yi taşlayabileceklerine izin vermişti. Çünkü onlar, daha ağır hareket ederler; ayrıca bu, onların karanlıkta kendilerini daha rahat bir şekilde örtmelerine yardımcı olur. Doğrusunu Allah bilir.

Esma, başka bir rivayette şöyle demiştir: «Biz, Peygamber (s.a.v.)'in zamanında da böyle yapardık.» Buharî, Ebu Nuaym kanahyla Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder:

«Veda haccmda biz Müzdelife'ye gelmiştik. Şevde binti Zem'a halkın izdihamından önce kendisinin Mina'ya gönderilmesi hususunda Peygamber (s.a.v.)'den izin istemişti. Şevde; iri yapılı, ağır canlı, hareketi geç bir kadındı. Rasûlullah, Sevde'ye izin verdi ve halkın izdihamından önce onu Mina'ya gönderdi. Biz de sabaha kadar Rasûlul-lah'm yanında kaldık. Sonra Rasûlullah bizi de, Sevde'yi gönderdiği gibi Mina'ya gönderdi. Keşke Sevde'nin izin isteyişi gibi ben de Rasû-lullah'dan izin istemiş olaydım. Rasûlullah (s.a.v.)'dan izin istemek, bana dünyaya malik olmaktan daha sevimlidir.»

Ebu Davud, Harun b. Abdullah tarikiyle Hz. Aişe'nin şöyle dediğini rivayet eder:

«Rasûlullah (s.a.v.), kurban bayramı gecesinde Ümmü Seleme'yi Müzdelife'den Mina'ya gönderdi. O da fecirden önce Cemreyi taşladı. Sonra geçip gitti. O gün Rasûlullah (s.a.v.), onun yanında idi.»