El-Bidaye ve'n-Nihaye · Temmuz 1, 2026

Fasıl

Cabir dedi ki: «Rasûlullah (s.a.v.), daha sonra kurban kesme yerine gitti. Orada kendi mübarek eliyle altmış üç kurban kesti. Sonra kurbanları Ali'ye verdi. Ali de kalanları kesti. Hz. Ali'yi, kurbanlıklara ortak …

Cabir dedi ki: «Rasûlullah (s.a.v.), daha sonra kurban kesme yerine gitti. Orada kendi mübarek eliyle altmış üç kurban kesti. Sonra kurbanları Ali'ye verdi. Ali de kalanları kesti. Hz. Ali'yi, kurbanlıklara ortak etmişti. Sonra emir verdi. Her kurbanlıktan bir parça et alındı. Bu etler kazana konulup pişirildi. Etleri yediler, suyunu içtiler.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Abdurrahman b. Muaz tariki ile sahabelerden birinin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Peygamber (s.a.v.), Mina'da insanlara hutbe irad etti. Onları menzillerine yerleştirdi ve: «Muhacirler şuraya yerleşsinler.» dedi. Böyle derken kıblenin sağ tarafını gösterdi. Sonra: «Ensâr da şuraya yerleşsin.» dedi. Böyle derken kıblenin sol tarafım gösterdi. Sonra: «insanlar da bunların çevresine yerleşsinler.» dedi. Bundan sonra onlara menasiki öğretti. Sesini yükseltti. Öyle ki; Mina'daki halk, kendi evlerinde bile bu sesi işittiler. İşte bu esnada onlara şöyle dediğini duydum: «İki parmak ucuyla atılabilecek irilikteki taşları Cemrelere atın.»

İmam Ahmed b. Hanbel, Abdurrahman b. Muaz et-Teymî'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Biz Mina'da iken Rasûlullah (s.a.v.) bize hutbe irad etti. Kulaklarımız açıldı. Sanki onun söylediklerini işitiyorduk.»

Cabir b. Abdullah dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.) kurbanlıklarına Ebu Talib oğlu Ali'yi ortak etti. Ali'nin Yemen'den getirdiği kurbanlıklarla Rasûlullah (s.a.v.)'m getirdiği kurbanlıkların toplamı 100 idi. Rasûlullah (s.a.v.) mübarek eliyle altmış üç deve kesti.

İbn Hibban ile diğerleri dediler ki: Bu altmışüç deveyi kesmesi, kendisinin yaşma da uygun idi. Çünkü o zaman, altmışüç yaşındaydı.

İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), hacda 100 deve kurban etti. Bunlardan altmışını kendi eliyle kesti. Kalanlarını da emir vererek kestirdi. Her deveden bir parça et aldı. Bu etleri bir kazana koydu, pişirdiği etlerden yedi. Suyunu içti.

Hudeybiye gününde de yetmiş kurbanlık kesti. Bunlar arasında Ebu Cehil'in devesi de vardı. Ka'be'den geri çevrilince bu deve, kendi yavruları üzerine inlercesine inledi.»

İmam Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Veda haccında 100 tane deve kurban etti. Bunlardan otuzunu kendi eliyle kesti. Sonra Ali'ye verdi. Geri kalan-larıda Ali kesti ve Ali'ye şu buyruğu verdi:

- Bu kurbanlıkların etlerini, derilerini, çullarını, insanlara paylaştır. Kasaba bunlardan birşey verme. Her deveden bir parça eti bizim için ayır, bir kazana koy ki; o etleri yiyelim. Suyunu da içelim.

Hz. Ali de bu emri yerine getirdi.»

Buharî ve Müslim'in sahihlerinde, Mücahid'den rivayet olunduğuna göre, Hz. Ali şöyle demiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), kurbanlık develerini kesmemi, etlerini, derilerini, çullarını sadaka olarak vermemi ve kasaba ücret olarak bunlardan birşey vermememi emretti. Kasaba ücret olarak biz kendi yanımızdan birşeyler veriyorduk.»

Ebu Davud, Arfe b Haris'in şöyle dediğini rivayet eder:

«Rasûlullah (s.a.v.)'la birlikte hacda bulundum. Kurbanlık develer getirilmişti. Bana:

- Bana Ebu Hasan'ı (Ali'yi) çağır, dedi. Ali çağrıldı, geldi. Ali'ye şöyle dedi: «Mızrağın altından tut.» Ali, mızrağın altından tuttu. Rasûlullah'm kendisi de mızrağın üstünden tuttu. Sonra ikisi birlikte develeri yaraladılar. Bu işi bitirince katırına bindi. Ali'yi de terkisine aldı.»

Bunu sadece Ebu Davud rivayet etmiştir. Bunun senedinde ve metninde gariblik vardır. Doğrusunu Allah bilir.

İmanı Ahmed b. Hanbel, İbn Abbas'm şöyle dediğini rivayet etmiştir:

«Rasûlullah (s.a.v.), Akabe Cemresini taşladı, sonra kurbanını kesti ve ardı sırada traş oldu.»

İbn Hazm'ın iddiasına göre Rasûlullah (s.a.v.), kendi hanımları adına da kurban kesti. Mina'da sığzr kesti, kendisi de alaca iki koç kesti.z